"Bağımlılık toplumsal bir yara ve aileyi çökerten handikaptır"

"Bağımlılık toplumsal bir yara ve aileyi çökerten handikaptır"

Günümüzde toplumun en önemli sorunlarından biri haline gelen madde bağımlılığı, bireyleri ve aileyi çökertme noktasına getiriyor. Aileleri tarafından ihmal edilen gençler, zehir tacirlerinin hedefine haline gelerek madde bağımlısı olabiliyor.

Günümüzde toplumun en önemli sorunlarından biri haline gelen madde bağımlılığı, bireyleri ve aileyi çökertme noktasına getiriyor. Aileleri tarafından ihmal edilen gençler, çok rahat bir şekilde zehir tacirlerinin hedefine haline gelerek madde bağımlısı olabiliyor. Ebeveynlerin madde bağımlılığı karşısında çok dikkatli olması gerektiğini belirten Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Başkanı Yahya Öger, “Dışlanan ve ötekileştirilen bireylerin maddeye bulaşma hikâyesinde büyük fatura önce aileye sonra topluma çıkıyor. Bugün görmezlikten gelinen bağımlılık illetinin faturası yarın çok ağır olacaktır." diyerek ailelere önemli uyarılarda bulundu.

43579.jpg

Madde bağımlılığı ile mücadele çalışmaları yürüten Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği, bağımlılıkla mücadele noktasında ailelerin duyarlı olması gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Uyuşturucu madde satışlarının terör örgütlerinin gelir kaynağı olduğunu ve bu vesileyle aileler tarafından ihmal edilen veya soyutlanan çocukların bir şekilde illegal yapıların hedefi haline geldiğini ifade eden Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Başkanı Yahya Öger, madde bağımlısı haline gelmiş çocukların tedavisinde ailenin önemli role sahip olduğunu söyledi.

“BİREYLERİN MADDEYE BULAŞMA HİKAYESİNDE BÜYÜK FATURA ÖNCE AİLEYE SONRA TOPLUMA ÇIKIYOR”

Bağımlılık toplumun kaderi olmadığı gibi madde satışının da ticari bir kazanç kapısı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Öger, "Madde satışı noktasından ortalıkta cirit atan onlarca terör örgütü var. Bağımlı birey terör örgütlerinin hedefindedir ve yarın bu çocukların nerde kime karşı dikleneceğini kestiremeyiz. Bağımlılığı önleme noktasında herkese iş düştüğünü ancak en büyük görevin ailede olduğunun bilinmesinde fayda vardır. Dışlanan ve ötekileştirilen bireylerin maddeye bulaşma hikayesinde büyük fatura önce aileye sonra topluma çıkıyor." dedi.

"BAĞIMLILIK TOPLUMSAL BİR YARA VE AİLEYİ ÇÖKERTEN HANDİKAPTIR"

Ailelerin "kimse bilmesin, duymasın, benim çocuğum yapmaz ya da yapıyorsa da zararı kendisinedir" mantığından kurtulması gerektiğine vurgu yapan Öger, "Ailenin ihmalkârlıklarından faturanın öğretmenlere ya da kamuda görev yapana çıkarılması kabul edilemez. Ailedeki iletişim kopukluğu tedavi etme noktasında da maalesef elimizi güçsüzleştiriyor." ifadelerini kullandı.

Bağımlılıklarla mücadele noktasında ailenin farkındalık çalışmalarına dahil olması gerektiğini söyleyen Öger, "Önleyici tedavi noktasında ailenin rolünün önemi bilinmelidir. Bağımlı bireylerin kamuya verdiği zarar; tarihi ve kültürel alanlarda yapmış olduğu tahribat olumlu karşılanmamalı, parasal anlamda bir getirisi varsa sergilemiş olduğu olumsuz davranışlar görmemezlikten gelinmemelidir. Bilinmelidir ki bağımlılık bireysel bir hastalık olmakla beraber toplumsal bir yara, aileyi çökerten bir handikaptır." şeklinde konuştu.

“GÖRMEZLİKTEN GELİNEN BAĞIMLILIK İLLETİNİN FATURASI YARIN ÇOK AĞIR OLACAKTIR”

Bağımlılığa bulaşmış birey ailelerinin sosyal destek almalarının önemli olduğuna vurgu yapan Öger, "Bağımlı birey ailesi ile hastane ve kolluk kuvvetleri arasında ciddi bir iletişim bağı kurulmalıdır. Bugün görmemezlikten gelinen bağımlılık iletinin faturası yarın çok ağır olacaktır." diye belirtti. (İLKHA)

en-buyuk-halk-sorunlarindan-bir-tanesi-madde-bagimliligi1614245612.jpg

omurleri-tahrip-eden-kimyasal-silah-uyusturucu1635585894.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler