Mehmet Sebih Altun

Mehmet Sebih Altun

BİR BAŞKA ALEMSİN BİSMİL

Çok şen şakrak gördüm seni Bismil.

Caddelerinde; asfaltları kıran hiltilerin semaya uzanan çılgınca kahkahaları, sokaklarından sökülen kilitli taşların yerini alan hafif narin mıcırların yürürken ki naif sesleri, yollarında sürülen araçların, sürücüleri ve yolcuları naikli Mardin havası gibi oynatması ve marketten aylık yapılan alışverişler gibi uzun elektrik faturaları ilgimi çekti.

Bismil de çukur dizisi çekilse çukur kelimesinin tam anlamıyla yaşatması, izleyiciye o duyguyu vermesi yerini kesinlikle bulacaktır. Bu saye de en çok ödül kazanan dizi olması içten bile değil. Hatta uluslararası film festivallerinden en iyi film ödülünü bile alır.

***

Bismilli şoförler Dünya ralli şampiyonasına katılırsa kesin birinci olur . Neden olmasın bizim de bir madalyamız olmasın mı?

Ya yayalar düşmeden yürüyebiliyorsa bence en büyük sihirbaz onlar.

Kışın sokaklar suyla doluyormuş. Sokaklar su içinde kalmasa çocuklar yüzmeyi nerden öğrenecek? Bunu düşünen yok tabi.

***

Başıboş köpeklerin sürüler halinde ilçemize yaptıkları turistik geziler , yabani domuzların ekinlerin içinden yaptıkları büyük göç sayesinde tüm belgesel kanalları artık ilçemize akın etmesi lazım.

Doğal hayatı bizde görmeliler.

***

Gece yarıları havai fişekler gökyüzünde harika bir görsel şölen havasında ahenkle patlatılıyor.

Silahlar birbiri ardına neşe ile takırdıyor. Rahatsız olan olur mu hiç? Herkes o anları bekliyor.

***

Neymiş; gençler Bismil de sinema salonu istiyormuş.

Kültür merkezi istiyormuş.

Spor salonu istiyormuş.

Kapalı kompleks istiyormuş.

Kapalı tribünlü saha istiyormuş.

Tiyatro istiyormuş.

Kütüphane istiyormuş.

Oldu canım başka.

***

Bismil de bir tane PTT yetmiyormuş.

Ya hu;

Yüzlerce insan sıraya girmese, sabahın erken saatlerinde kalkıp şubeye koşmasa, ziraat bankasında saatlerce para çekmeyi beklemese bir tadı olur mu?

Bizi bu güzellikten mahrum etmek isteyenleri kınıyorum.

***

Yönetici olmak kolay değil.

Yaz ortasında ceket, gömlek ve kravat üçlüsünü giyip esnafı ziyaret etmek gerekir. Bir kaç poz da gayrisamimi fotoğraf çektin mi olay bitmiştir. Ama işte terlemesi felan var zor iş.

Gübre fiyatlarından şikayetçi olup, parası olunca tonlarca alıp kardeşine bile iki katına satmak muhteşem bir duygu olsa gerek. Bankalardan muzdarip olup bankanın üç katına faizle para alışverişi yapmak ruhumuza işlemiş napalım. Bankalar çok iyimser ise biz napalım değil mi? Siz de haklısınız.

***

Maskelerin tek kola takılması koronayı bitirmiyor maalesef. Böyle söyleyen halt etmiş. Çift kola takılıp, bir tane alt çeneye bir tanede tek kulağa takılı olması gerek. Bunu da yaparsak hiç bir varyant bizi yıkamaz. Ağız ile burnu kapatırsanız nefesi nerden alacağız değil mi?

Aşı mı ?

O da ne ?

Bize çip takıp istediklerini yaptıracaklar. Olmayalım. Onlarca yıl okuyup profesör olanlar boşuna uğraşmış. Oturduğu yerden aşının işe yarayıp yaramadığını, yapılıp yapılamayacağını bilenlerin okumasına ne gerek var.

***

Leyleklere soruyorum.

Bu kadar memleket gezdiniz. Bizim kadar talihsiz olanı gördünüz mü?

Allah kimseyi sahipsiz bırakmasın.

Ağlayacak halimize gülüyoruz.

Vah ki ne vah.

....

Sevgi ile kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar