Saf duyguların insanı en çok yaraladığı dönemde, oportünist sistemin kölesi durumuna düşen iyiliklerin rafa kaldırma tehlikesi, bugünü ateşe atmış ve yarına su taşıyan kovaların delindiği geleceği gün be gün bitirmeye yemin etmiş gibi. 

İyiliklerin enayilik olarak algılandığı bir jenerasyon, kendisinden sonra ki jenerasyona çok tehlikeli bir kültür ve aile yapısını bırakacaktır. 

Bu durum insan ırkının gelecekte monoton bir yaşantıya gebe olacağı, insanî duyguların para etmediği, herşeyin çıkar ilişkisinden geçmeden karar verilemeyeceği bir evreye ulaşacağı öngörülmektedir. Böyle bir yaşam döngüsünde inanç, kültürel değerler, aile yapısı, yaşama biçimi, evrensel hak, hukuk ve adalet kavramlarının ehemmiyeti kalmayacaktır. 

Haklı, haksız Kavramı, çıkar eleğinden geçirilerek karara bağlanacaktır. Kadın hakları, çocuk hakları, insan hakları, mesleki haklar gibi insan yaşamının en elzem hakları gerçek manada yerini bulamayacak, sözsel bir kavram olarak kalacaktır. 

Çıkar eleğinden geçemeyen hiç bir hak yerine teslim edilemeyecek, hak arayanların haksız olacağı, hakkı hak bilenin, çıkarı çıkar olarak bilen bir jenerasyona evrileceğini düşünüyorum. 

İyilik kavramı, tüm inançlar da insanı mutlu eden en önemli faktör olduğunu görüyoruz. İnançların sürekli iyiliği emretmesi iyiliğin bir yaşam biçimi haline gelmesini amaçlanmıştır. Yaratıcının gönderdiği tüm kitaplar ve elçi olarak seçtiği peygamberler insanlığa iyiliği aşılamayı yegane amaç edinmiştir. 

Semavi dinlerin dışında ki inançlar da bile iyiliğin insan yararına bir olgu olduğu görülmektedir. İyilik yapanların, iyilikle karşılaştığı, kötülük yapanların yine kötülükle karşılaştığı böyle bir durumda insanoğlunun iyiliğin kendisi için avantajını gördüğü ve iyiliğin insanları daha da mutlu ettiği tecrübe ile saptanmıştır. 

İyilik kavramı, sadece insanlara maddi yardım sağlamak olarak düşünülmemelidir. 

Ailesiyle mutlu bir yaşamı amaç edinmek iyiliktir. Anne babaya saygı, eşe dosta saygı, çocuklara karşı sevgi iyiliktir. Kadına kadın haklarını teslim etmek iyiliktir. Çocukları çocuk gibi görerek onlara mutlu bir gelecek sunmak iyiliktir. İş yerinde işini en iyi şekilde yapmak, iş arkadaşlarına kardeşlik ilkesiyle bakarak sorunları yok etmek ve herkesin mutlu bir şekilde çalışmasını sağlamak iyiliktir. 

Bazen bir tebessüm dahi iyiliktir. 

Böyle bir iyilik çemberinde mutsuz bir yaşamın olması mümkün değildir .

İyilik kavramı hayatımızın tümüne yayılmalı. İyi düşünmeli, iyi davranmalı, iyi sonuç için iyi bir çalışma yapılmalı. İyi bakmalı, iyi görmeli. 

İyiliğin dünyayı çepeçevre kuşattığı bir yaşama ulaşmak dileğiyle. 

Sevgi ile kalın. 
.. 
Mehmet Sebih ALTUN