Analiz: Musa Çelebi
Beşar Çeto (Bişarê Çeto), 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında Siirt-Garzan bölgesinde etkili olan Pençinar aşiretinin reisi, ünlü bir eşkıya ve aşiret lideridir. Yaptığı gasp bölgede tanınan Beşarı Çeto, 1915 yılında Ruslarla yapılan bir çatışmada hayatını kaybetmiştir. Kaynak: DP akedemik DergiPark

Beşar Çeto Hakkında Temel Bilgiler:
- Faaliyet Bölgesi: Kurtalan (Siirt) ve çevresindeki Garzan bölgesi.
- Kişiliği: Oldukça kalabalık bir aşireti yöneten, cesareti ve gözü karalığıyla efsaneleşen bir figür olarak bilinir. Bölgede iyi tanınan ve hakkında Kürtçe kılamlar okunmuştur.
- Ölümü: Birinci Dünya Savaşı sırasında, 400 süvarisiyle Ruslara karşı savaştı.
Beşar Çeto’nun Faaliyetleri
Beşar Çeto, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında bölgede en çok korkulan eşkıyalardan biri olarak bilinir.
Özellikleri:
- Büyük bir aşiret gücüne sahipti
- Osmanlı devletiyle bazen doğrudan meydan okuyabiliyordu
- Bölgedeki köylere ve kervanlara saldırılar düzenliyordu.
1907’de, Said-i Kurdi, İstanbul’da “deli” diye tımarhaneye kapatılınca, Bışare Çeto bundan çok etkilenir. Küçük yerel kavgalardan vazgeçer, kendini “islama ve din”e verir. Tövbe ettiğini söyler.
Beşarı Çeto Ruslarla savaşmıştır.
1914’de, Bitlis’e kadar gelen Rus Çarlığına direnirken, cephede şehit düşer.

Osmanlı devleti neden, Beşarı çeto Yakalanamadı?
- Coğrafyanın dağlık ve sarp olması
- Aşiretin onu koruması
- Yerel halktan destek veya korku nedeniyle ihbar edilmemesi
1915 yılında ölümüyle birlikte bölgede kısa süreli bir güç boşluğu oluşmuştur.
Beşarı Çeto ölümünden önce tövbe etmesi, fikren, Bediuzzama bağlı olması, haksızlık yaptığı aşiretlerde. Helalık istemesi, bazı maddi haklarını iade etmesi, Bitlis’e kadar Ruslarla savaşması sonucu şehit olmuştur.

CEMİLİ ÇETO HİKAYESİ
İbretlik Bir Portre – Cemile ÇETO
Beşarı Çeto’nun kardeşi
Cemil Çeto Dönemi
Cemil Çeto, zülümleri devam etmiş, Atatürk ile görüşmüş, iş birliği yapmıştır. Devletin gücünü arkasına alarak, eşkiyalık yapmış, en sonunda devlet onu idam etmiştir.
Beşar’ı çetonun ölümünden sonra yerine kardeşi Cemili Çeto geçmiştir.

Cemili çeto kesrı -son halı

Devam eden eşkıyalık:
- Ağabeyinin savaşta ölmesi üzerine, aşiretin başına geçmiştir. Eski yöntemlerini sürdürmüştür
- Bölgedeki otorite boşluğunu kullanmıştır

Cemil Çeto yalnızca eşkıya değil, aynı zamanda siyasi olaylara da karışmıştır.
- I. Dünya Savaşı sırasında faaliyetlerini sürdürmüştür
- Milli Mücadele döneminde isyanıyla öne çıkmıştır
- Önce Devletle anlaşmış sonrada, Devlet otoritesine karşı açık bir tehdit haline gelmiştir
Cemil’i Çeto, Mustafa Kemal’e Görüşmesi: 29 Kasım 1916'da Siirt'te, yaveri Şükrü Bey'in şahitliğinde Mustafa Kemal Paşa'nın karşısına çıkmıştır. Konuşmuştur. devlete sığınır, işbirliği yapar.
Fakat Cemil’i Çeto. 1920'de Garzan bölgesinde, Kürt Teali Cemiyeti beyannameleriyle isyan girişiminde bulunmuş, bölgedeki diğer aşiretleri tehdit etmiştir. En son Devletin onu idamıyla son bulmuştur.
Cemil, Bişar’dan kalan askeri ve imaj açısından güçlü aşireti, zulüm ve talan üretmekte kullanır. Cemil, çevredeki aşiretlere saldırır, zor duruma düşünce devlete sığınır, işbirliği yapar.

ŞEYH SAİT CEMİLİ ÇETO’YA MEKTUP YAZAR
Çandnameye göre; 1925’te Şex Said, Cemile Çeto’ya direnişe destek vermek üzere, bir mektup yollar. Çeto, direnişe destek vermediği gibi, mektubu Mustafa Kemal’e gönderir, Ankara Şex Said’e karşı tedbirler almaya başlar. Kasım ajanını Şex Said’e yakın durmak ve gelişmelerden Mustafa Kemal’i bilgilendirmek üzere görevlendirir.
Şex Said kıyamında direnişçiler bireysel olarak gözaltına alınırken, Cemile Çeto, 1920 Mayıs ayı ilk haftasında, Kurtalan ve çevresinde “Kürt Teali Cemiyeti”ne desteklediği için, 1925 yılında, Cemile Çeto dört oğlu ve karısıyla birlikte tutuklanır.
Çeto, bu tutuklamanın, Ankara hükümetine sunduğu hizmetlerini gizlemek, Kürtlerce sorumlu tutulmasını aşmak için yaşandığını düşünür. Her sabah serbest bırakılacağı umuduyla güne başlar, günlük traş olur. Bir elinde ayna, bir elinde cımbızla bakımını günlük yapar. Seyyid Abdulkadir’in idamı sırasında, “ben uzak durun demiştim” edasıyla, bıyıklarını yağlamakla uğraşır.
Cemile Çeto’nun mahkemesinden bir gün önce, Şex Said’in yanında direnişe katılan Emere Temir’e idam cezası verilir. Temir, cezaevine dönünce, Çeto ağlayarak kendini Temir’in kucağına atar. Temir, Çeto’yu iter ve “Cemil! Ben üzerine ağlanacak adam değilim. Ben dinim için elimden gelenini yaptım, gönlüm rahat. Fakat sen zavallı, düşmanlara yardımcı oldun ve bugün de seni öldürmek istiyorlar. Ağlamanı kendine sakla!”der.
CEMİLİ ÇETO, ŞEYH SAİDİ DESTEKLEMEDİĞİ İÇİN ÇOK PİŞMAN OLUR.
Cemile Çeto, ihanetinin derinliğini yaşamaya başlar. Yeme, içme, uyumadan kesilir. Sürekli şekilde, “Cemilê Çeto, ji kerê keto, Cemilê Çeto, ji kerê keto, Cemilê Çeto, ji kerê keto….” diye söylenir. Etraftakiler, “neden böyle söylüyorsun?” diye sorduklarında, Çeto, “Çünkü, dinimizin önderleri (şeyh Sait) bizi mücadeleye çağırdılar, ölürseniz şehid olursunuz dediler ama kulak asmadım. Şeyhlerle beraber şerefimizle ölümü kaçırdık. Hem dünyada rezil olduk, hem de ahirete şerefli bir ölümle gidemedik. Şimdi neden öleceğimizi bile bilmiyoruz” der.
Mahkeme, 1926’da Çeto’nun ismini bile anmaz. Çeto bir nolu sandalyeye oturtulur. Mahkeme “Bir nolu sandalyedekinin idamına” der, aynı gece idam sehpasında sallandırılır.




