Derleyen: Musa ÇELEBİ
—
İşte Seyyid Molla Abdülselam Demir de ömrünü Kur’an-ı Kerim’e, sünnete, ilme ve irşada adamış, hayatını Allah’ın dinini öğretmeye vakfetmiş, bölgemizin gönlünde müstesna bir yere sahip olan kıymetli âlimlerden biridir.
Asırlara Uzanan Manevi Bir Soy
Molla Abdülselam Demir’in kökleri, Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Kutlu Köyü’ne (El-Batergiz) ve Diyarbakır’ın El-Becirman (eski adıyla Vergili) köyüne uzanan, asırlardır ilim ve irfanla anılan seyyid ailesine dayanmaktadır.
Baba tarafından dedeleri, Kutlu Köyü’nde medfun bulunan Seyyid Şeyh Hasan El-Batergiz, anne tarafından ise Becirman’da medfun bulunan Seyyid Bilal’dir. Aile büyüklerinin aktardığına göre Şeyh Hasan ile Seyyid Bilal öz kardeştir.
Şeyh Hasan, yalnızca bir seyyid değil aynı zamanda bir şeyh olarak zaviyelerinde talebe yetiştiren büyük bir ilim adamıydı. Seyyid Bilal ise özellikle göz rahatsızlıkları yaşayan ve ruhsal sıkıntılar çeken insanlarla ilgilenmesiyle tanınmış, bölge halkının büyük hürmet gösterdiği manevi önderlerden biri olmuştur.
Bugün de Kutlu Köyü ve Becirman, yalnızca tarihi yönleriyle değil, taşıdıkları manevi miras sebebiyle binlerce insanın ziyaret ettiği önemli merkezler arasında yer almaktadır.
Ailenin muhafaza ettiği soy şeceresi ise Hz. Muhammed’e (sav), Hz. Ali’ye, Hz. Fatıma’ya ve İmam Hüseyin’e kadar uzanmakta; İmam Zeynel Abidin, İmam Muhammed Bakır, İmam Cafer-i Sadık, Ali Üreydi, Ahmed Şehrani, Hüseyin Ekber, Abdülvahid, Abdüssemed, Mirdas, Şeyh Hasan, Seyyid Muhammed Emin, Seyyid Muhammed Şerif üzerinden Seyyid Molla Abdülselam Demir’e ulaşmaktadır.
Bu soy bağı, aile için yalnızca bir nesep değil; ilim, ahlak ve hizmet sorumluluğu taşıyan büyük bir emanettir.
Dedelerden Kalan Vasiyet
Demir ailesinde nesilden nesile aktarılan önemli bir vasiyet bulunmaktadır:
“Her aileden mutlaka bir erkek çocuk ilim tahsil edecektir.”
Yüzyıllardır devam eden bu gelenek sayesinde aile içerisinde çok sayıda âlim yetişmiş, medreseler kurulmuş ve ilim halkaları hiç kesintiye uğramamıştır.
Bugün de bu geleneğin önemli temsilcilerinden biri olan amcasının oğlu Seyda Molla Alaattin Konak, Batman ve Gercüş çevresindeki medreselerde ilim hizmetini sürdürmektedir.

Çocuklukta Başlayan İlim Yolculuğu
1963 yılında dünyaya gelen Seyyid Molla Abdülselam Demir, daha küçük yaşlarda ilim yolunu seçti.
Medrese eğitimini Bismil Arapkent Medresesi’nde dönemin önemli âlimlerinden Şeyh Muhammed Arapkendî’nin rahle-i tedrisinde tamamladı. Burada icazet aldıktan sonra eğitimini sürdürdü ve daha sonra İlahiyat Fakültesini dışarıdan bitirdi.
Henüz 19 yaşındayken Balcılar (Seledun) köyünde ilk görevine başladı. Balcılar (Seledun) köyünde medrese kurulmasına ön ayak oldu.
Ardından Bismil Arıkgöl (Gundê Evdî) köyü, Nusaybin’de uzun yıllar hizmet etti.

Bugün ise ilim faaliyetlerini Bismil Yukarısalat’ta bulunan Şeyh Hasan El-Batergizi kuran kursu (Medresesi) sürdürmektedir.
Bu medreseye dedesi olan Seyyid Şeyh Hasan El-Batergizi’nin ismini vermesi ise dedelerine duyduğu vefanın en güzel örneklerinden biridir.
Ömrü Boyunca Hiç Ara Vermedi
Bazı insanlar meslek yapar.
Bazıları ise ömür boyu hizmet eder.
Molla Abdülselam Demir de ikinci gruptadır.
Henüz 19 yaşında başladığı sohbet halkalarını bugün hâlâ sürdürmektedir.
Yaklaşık kırk yılı aşkın süredir her gün ikindi ezanından sonra yaklaşık 40 dakika boyunca akaid, kelam, fıkıh, ahlak ve irfan dersleri vermektedir.
Ardından cemaatle namaz kılınır.
Her cuma günü de cuma namazından önce yaklaşık yarım saat boyunca bölgenin dili olan Kurmancî ile vaaz eder.
Onun sohbetlerinde yalnızca ilim değil; merhamet, kardeşlik, tevazu ve güzel ahlak da anlatılır.

Yüzlerce İcazetli Talebe
Yıllar boyunca rahlesinin etrafında yüzlerce talebe yetişti.
Kur’an-ı Kerim, hadis, tefsir, fıkıh ve İslami ilimleri öğretti.
Bugün Türkiye’nin birçok ilinde görev yapan imamlar, müderrisler ve din görevlileri onun rahle-i tedrisinden geçmenin gururunu taşımaktadır.
Yüzlerce talebesine icazet vererek onları ilim yolunda insanlığa hizmet edecek rehberler olarak yetiştirdi.
Bölgenin Barış Elçisi
Molla Abdülselam Demir yalnızca medresede ders veren bir âlim değildir.
O aynı zamanda bölgenin barışına katkı sunan kanaat önderlerinden biridir.
Yıllardır aileler arasındaki husumetlerin son bulması için yürütülen sulh çalışmalarında yer almakta, taziyelerde, toplumsal meselelerde ve kırgınlıkların giderilmesinde aktif rol üstlenmektedir.
Ailesinin büyüklerinden Seyyid Muhammed Emin’in Bismil’e ilk geldiği yıllarda anlatılan bir hatıra bugün hâlâ dilden dile aktarılır.
Rivayete göre insanlar kavga ettiklerinde, Seyyid Muhammed Emin olay yerine geldiğinde silahlar iner, öfke diner, herkes ona saygı gösterirdi.
Bugün de aynı vakar, aynı sükûnet ve aynı birleştirici anlayış Molla Abdülselam Demir’de yaşamaya devam etmektedir.

TRT Kürdî’de Programlara Misafir Oldu
Medresedeki dersleriyle sınırlı kalmayan Molla Demir, TRT Kürdî’de katıldığı dini programlara katıldı.
Sade üslubu, hikmet dolu anlatımı ve Kurmancî sohbetleri sayesinde çok sayıda insanın dini bilgilerini artırmasına vesile oldu.
Bir Ömürlük Aile Hayatı
Molla Abdülselam Demir, akraba evliliği yaparak anne tarafından dedesi olan Seyyid Bilal soyundan gelen bir hanımefendiyle evlendi.
Dört oğlu ve iki kızından oluşan altı evlat yetiştirdi.
Bugün hem kendi babası hem de kayınpederi hayattadır.
Biri 94, diğeri ise 90 yaşındadır.

Bu durum, aynı aile içerisinde üç neslin ilim, edep ve vefa anlayışını birlikte yaşatmasının güzel örneklerinden biri olarak görülmektedir.

Bir Evladın Dilinden Baba
Ankara’da Eğitim Şube Müdürü ve Bazı STK’larda Başkan yardımcısı olarak görev yapan oğlu Muhammet Afif Demir, babasını şu sözlerle anlatıyor:
“Babam bizim ailemizin en büyük hocasıdır. Hayatını ilme adamış, bildiğini yaşamış, yaşadığını insanlara öğretmiştir. Mütevazılığı, hikmeti, merhameti ve vakarıyla sadece ailesinin değil, bütün bölgemizin gönlünde yer edinmiştir. Yüzlerce âlim yetiştirdi. Barışın, kardeşliğin ve birliğin her zaman yanında oldu. Misafirperverliği, insan sevgisi ve tevazusuyla bize örnek oldu. Böyle bir âlimin evladı olmaktan büyük onur duyuyorum. Bizlere dedelerimizden kalan en büyük miras ilim ve vefadır. Benim sık sık söylediğim bir söz vardır; ‘Vefa, unutulmayan iyiliktir.’ Biz bu mirası yaşatmaya devam edeceğiz.”
Bir evladın babası için söylediği bu sözler, belki de ömrünü ilme adamış bir insan hakkında yapılabilecek en kıymetli şahitliktir.
Gerçek Miras
Gerçek miras…
Tapular değildir.
Servet değildir.
Makam değildir.
Gerçek miras, yetiştirilen talebelerdir.
Barıştırılan insanlar, edilen dualar ve gönüllerde bırakılan güzel izlerdir.

Bugün Anadolu’nun birçok şehrinde görev yapan nice imamın, müderrisin ve din gönüllüsünün ilminde Molla Abdülselam Demir’in emeği vardır.
Her okunan Kur’an’da…
Her yapılan sohbette…
Her verilen icazette…
Onun ömründen dökülen bir damla emek yaşamaya devam etmektedir.





