Derleme: Musa ÇELEBİ


Erdoğan, yıllar boyunca katıldığı programlarda ve hayatını anlatan belgesellerde, Pınarhisar Cezaevi’nde bulunduğu günlerde Diyarbakır’dan gelen bir mektubun kendisini derinden etkilediğini anlattı. Mektupta yer alan “Geleceğin Başbakanısınız, aldırma reis” sözlerini hiçbir zaman unutmadığını belirten Erdoğan, bu ifadeleri siyasi yolculuğunun en önemli moral kaynaklarından biri olarak gördüğünü söyledi.

Ancak bu hikâyeyi özel kılan sadece mektubun kendisi olmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aradan geçen uzun yıllara rağmen mektubu kaleme alan Diyarbakır Bismilli Yılmaz A.’yı da unutmadı. Başbakanlığı döneminde kendisiyle yakından ilgilenen Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduktan sonra da Yılmaz A.‘yı Beştepe’de ağırladı, çeşitli programlarda birlikte vakit geçirdi ve her buluşmada özel olarak sohbet ederek vefasını ortaya koydu.

I M G 8452

Aldırma Reis” diyerek moral vermek istemiştik

Yılmaz A., Bismil Haber’e yaptığı açıklamada mektubu yazma gerekçesini şu sözlerle anlatmıştı:

“Biz sıradan vatandaşlardık. O dönem hapse atılması hepimizi çok üzmüştü. Diyarbakır Bismillilerin deyimiyle o zamanın ‘Teyib’i, bugünün Tayyip Erdoğan’ına moral vermek istedik. Onu kendimiz gibi gariban, emek vererek bir yerlere gelmiş bir insan olarak görüyorduk. Haksızlığa uğradığını düşündüğümüz için ‘Aldırma Reis’ dedik.”

1999 yılında, 28 Şubat sürecinin en sancılı günlerinde kaleme alınan mektupta yalnızca destek değil, güçlü bir inanç da vardı. Yılmaz A., Erdoğan’ın bir gün Türkiye’nin Başbakanı olacağına yürekten inandıklarını belirterek, bunu mektubunda açıkça dile getirdiklerini söyledi.

Geleceğin Başbakanısınız”

Yılmaz A., mektubu yazarken hissettiklerini şöyle anlattı:

“Biz bu ülkeye büyük hizmetler yapabileceğine inanıyorduk. O günlerde insanlar mağdur ediliyordu. Yazmak, düşünmek bile suç sayılıyordu. Biz ise korkmadan, ‘geleceğin başbakanı’ diye hitap ettik. Halkın bir gün onu Başbakan yapacağına inanıyorduk. Yazdığımız her cümle gönlümüzden geçen duygulardı.”

7658B96B E8Cd 4E3F Be81 2856A2Bd5920

Cezaevinden gelen cevap unutulmadı

Yılmaz A. için en unutulmaz anlardan biri ise Pınarhisar Cezaevi’nden gelen cevap mektubu oldu.

“Biz ona moral vermek istemiştik. Ama asıl moral veren kendisi oldu. Mektubumuza cevap yazınca çok duygulandık. O zor günlerde gösterdiği vefa bizi daha da etkiledi. O günden sonra dualarımız hiç eksik olmadı.”

A013E17F 0894 4918 Af39 A1A1A1C656Fa

Belgeselde kendi yazısını görünce gözyaşlarını tutamadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayatını anlatan “Usta’nın Hikâyesi” belgeselinde kendi el yazısıyla yazdığı mektubun ekrana gelmesi, Yılmaz A. için yıllar sonra yeniden aynı duyguları yaşattı.

“Belgeselde kendi yazımı görünce çok etkilendim. O küçücük mektubun yıllar sonra hâlâ saklanıyor olması ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından unutulmaması bize tarifsiz bir mutluluk yaşattı.”

Bir mektuptan doğan ömürlük vefa

Siyasette vefa örneklerinin azaldığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce kendisine umut veren Bismilli vatandaşı unutmaması dikkat çeken bir insan hikâyesi olarak hafızalara kazındı.

Cezaevi günlerinde yazılan birkaç sayfalık bir mektup, yıllar sonra Beştepe’de devam eden dostluğa dönüştü. Erdoğan’ın “işaret fişeğim” dediği o satırlar, yalnızca siyasi bir hatıradan ibaret kalmadı; Bismil’den Ankara’ya uzanan, sadakat ve vefanın simgesi haline geldi.

Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her fırsatta anlattığı o mektubun sahibinin Diyarbakır’ın Bismil ilçesinden olması, ilçe halkı için de ayrı bir gurur vesilesi olmaya devam ediyor.

Not: Soy isim belirtilmemesi ve üzeri kapatılması Yılmaz beyin isteği üzerinde yapılmıştır

Muhabir: Vedat Çelebi