Araştırmacı Gazeteci: Musa Çelebi

Onun sularına bakan herkes farklı bir manzara görse de, Dicle'nin hafızasında aynı hikâyeler saklıdır. O hikâyelerin en önemli tanıklarından biri ise kuşkusuz Bismil Köprüsü'dür.

Bugün her gün binlerce aracın geçtiği, insanların bir yakadan diğerine birkaç dakika içinde ulaştığı köprüler, geçmişte büyük özlemlerin, zorlukların ve bekleyişlerin yaşandığı bir coğrafyanın eseridir.

Köprüden Önce Dicle Vardı, Kelekler Vardı

Bismil Köprüsü yapılmadan önce Tepe, Tepe Barava, Türkmenhacı, Kazancı ve Köseli başta olmak üzere Dicle'nin karşı kıyısındaki köylerde yaşayan vatandaşlar ilçe merkezine ulaşabilmek için kayıklara ve keleklere binmek zorundaydı.

Özellikle ilkbahar aylarında Dicle'nin kabaran suları ulaşımı daha da zorlaştırıyordu. Nehir bazen sakin görünse de taşkın dönemlerinde tehlikeli hale geliyor, insanlar hayatlarını riske atarak karşı kıyıya geçmeye çalışıyordu.

O yıllarda kayık taşımacılığı ücretliydi. Bismil'e gitmek isteyen köylüler, ürünlerini satmak isteyen çiftçiler, öğrenciler ve hastalar Dicle'nin insafına kalıyordu.

I M G 4523

Bir Hayalin Temeli 1970'te Atıldı

Bismil'in kaderini değiştiren köprü için ilk büyük adım 1970 yılında atıldı. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ile Dicle'nin iki yakasını kalıcı olarak birleştirecek köprünün temeli atıldı.

Yaklaşık üç yıllık çalışmanın ardından 1973 yılında tamamlanan köprü, yalnızca beton ve demirden oluşan bir yapı değildi. O köprü; yıllarca kayıklarda bekleyen insanların umudu, çiftçinin pazara ulaşan yolu, öğrencinin okula giden geleceği oldu.

Bismilliler için köprü, Dicle'nin üzerine kurulmuş bir medeniyet bağıydı.

Dicle'nin Üzerinde Üç Kardeş Köprü

Yıllar içinde Bismil büyüdü, nüfus arttı, ulaşım ihtiyacı çoğaldı.

2000 yılında yaya köprüsü hizmete açıldı. Artık insanlar araç trafiğinden bağımsız olarak güvenli şekilde karşıya geçebiliyordu.

Batman-Diyarbakır karayolunun duble yol haline gelmesiyle birlikte ikinci araç köprüsünün yapımına başlandı ve 2004 yılında tamamlandı.

I M G 4521-1

Bugün Dicle Nehri üzerinde yan yana duran üç köprü bulunuyor:

  • 1973 yılında hizmete giren ilk araç köprüsü
  • 2000 yılında yapılan yaya köprüsü
  • 2004 yılında tamamlanan ikinci araç köprüsü

Her biri farklı dönemlerin ihtiyaçlarını karşılayan bu yapılar, Bismil'in gelişim yolculuğunun sessiz tanıkları olarak ayakta duruyor.

Dicle'nin Sularında Saklı Hatıralar

Bismil Köprüsü'nün üzerinde duran bir insan, aslında sadece bir nehrin üzerinde durmaz. O, geçmiş ile gelecek arasında kurulan bir bağın üzerinde durur.

Bu köprüden askere uğurlanan gençler geçti. Gurbete gidenler son kez Dicle'ye baktı. Yıllar sonra memlekete dönenler ilk olarak köprüyü görünce "eve geldim" dedi.

Dicle'nin sularına yansıyan gün batımları, köprünün ayaklarına çarpan dalgalar ve kıyılarda büyüyen çocukların kahkahaları Bismil'in ortak hafızasının parçalarıdır.

Bir Şehrin Hafızası

Bugün Bismil'den Diyarbakır'a ulaşmak artık çok daha kolay. Ancak köprüden her geçişte geçmişin o zorlu günlerini hatırlamak gerekiyor.

Çünkü bir zamanlar insanlar bu nehri kayıklarla geçiyordu. Bugün ise aynı nehrin üzerinde yükselen köprüler, bir ilçenin gelişiminin ve mücadelesinin sembolü olarak varlığını sürdürüyor.

Dicle akmaya devam ediyor...

Bismil Köprüsü de tıpkı yarım asırdır yaptığı gibi sessizce bekliyor.

Belki de her geçen araca, her geçen insana aynı şeyi fısıldıyor:

"Ben sadece bir köprü değilim; bu şehrin hatıralarını taşıyan bir yolum."

Muhabir: Vedat Çelebi