TARİHİ YAPI YILLAR İÇİNDE ORTADAN KALKTI
Dülük Baba Zaviyesi ve Türbesi, 20’nci yüzyılın başlarında büyük ölçüde ayakta olan tarihi yapılardan biriydi. Yapının ana bölümü ve kubbesi harap durumda olmasına rağmen varlığını sürdürüyordu.
Ancak 1960’lı yıllardan itibaren kubbeli zaviye bölümünde ciddi tahribatlar meydana geldi. 1980 askeri darbesinin ardından Dülük Baba Tepesi’nin askeri ve haberleşme faaliyetleri için kullanılmaya başlanmasıyla bölgeye çeşitli anten ve güvenlik yapıları yerleştirildi. Bu süreçte türbenin günümüze ulaşan bölümleri de tamamen ortadan kaldırıldı.
Tarihi yapının yok olmasının ardından türbenin bulunduğu alanda yalnızca sembolik bir mezar düzenlemesi kaldı.
FATMA ŞAHİN ALANDA İNCELEME YAPTI
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, teknik ekiple birlikte Dülük Baba Zaviyesi ve Türbesi’nin bulunduğu alanda incelemelerde bulundu. Proje kapsamında yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi alan Şahin, tarihi ve manevi mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek projeyle zaviyenin ve türbenin geçmişte bulunduğu asıl konumunda yeniden inşa edilmesi planlanıyor. Çalışmayla hem bölgenin tarihi kimliğinin yeniden canlandırılması hem de Gaziantep’in önemli inanç merkezlerinden birinin yeniden şehre kazandırılması amaçlanıyor.
“MANEVİ MİRASIMIZI GELECEK NESİLLERE AKTARMALIYIZ”
İncelemelerin ardından açıklama yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentin sahip olduğu tarihi mirasın önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Gaziantep’in binlerce yıllık geçmişine dikkat çeken Şahin, 1900’lü yılların başına ait fotoğraflarda Dülük Baba Türbesi’nin görülebildiğini ifade ederek yapıyı yeniden ayağa kaldırmak istediklerini söyledi.
Şahin, Gaziantep Modeli kapsamında çalışmaların sürdüğünü belirterek, kentin sahip olduğu manevi mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı. Şahin, bölgedeki manevi değerlerin yeniden yaşatılmasının, kentin medeniyet ve inanç tarihinin genç nesillere aktarılması açısından önemli olduğunu dile getirdi.
DÜLÜK’ÜN İSLAM TARİHİNDEKİ YERİ
Gaziantep ve çevresinin İslam hakimiyetine girişi, Hz. Ömer döneminde, 7’nci yüzyılın ilk yarısında gerçekleştirilen fetihlere kadar uzanıyor.
Dönemin önemli kumandanlarından İyaz b. Ganm’ın yaklaşık 639-640 yıllarında Kuzey Suriye ve el-Cezire bölgesinde gerçekleştirdiği seferler sırasında Dülük de İslam hakimiyetine dahil oldu.
Antik dönemlerden itibaren stratejik konumu, dini özellikleri ve ticari hareketliliğiyle öne çıkan Dülük, sonraki dönemlerde oluşan ziyaretgahlar ve inanç gelenekleriyle Gaziantep’in manevi coğrafyasının önemli merkezlerinden biri haline geldi.
GAZİANTEP’İN MANEVİ HAFIZASINDA BEŞ ÖNEMLİ İSİM
Gaziantep’in yerel inanç ve fetih anlatılarında Dülük Baba’nın yanı sıra Sa‘d b. Ebu Vakkas, Ökkaşiye Hazretleri, Karaçomak ve Pirsefa Hazretleri de önemli isimler arasında yer alıyor.
Dülük Baba, yerel anlatılarda Gaziantep’in fethiyle ilişkilendirilen ve asıl adının Davud olduğu belirtilen manevi şahsiyetlerden biri olarak biliniyor. Dülük bölgesinden aldığı isimle anılan Dülük Baba’nın hatırası kentte uzun yıllardır yaşatılıyor.
Sa‘d b. Ebu Vakkas, İslam tarihinin önde gelen sahabe ve kumandanlarından biri olarak kabul ediliyor. Özellikle Araban bölgesindeki makam ve anlatılarla Gaziantep’in manevi hafızasında yer edinen Sa‘d b. Ebu Vakkas’ın Medine’de vefat ettiği biliniyor. Gaziantep’teki anlatılar ise makam ve manevi hatıra geleneği şeklinde günümüze kadar aktarılıyor.
Ökkaşiye Hazretleri olarak bilinen Ukkaşe b. Mihsan, İslam’ın ilk dönemlerinde Müslüman olan ve Bedir Savaşı’na katılan isimlerden biri olarak tanınıyor. Nurdağı ilçesinde adına bulunan türbe, uzun yıllardır ziyaret edilen önemli mekanlar arasında bulunuyor.
Karaçomak, Gaziantep’in yerel fetih anlatılarında İslam ordusunun öncü savaşçıları arasında gösteriliyor. Fetih döneminde mücadele ettiği ve şehit düştüğü yönündeki rivayetler, onun kentteki sözlü kültürde yaşatılmasını sağlıyor.
Pirsefa Hazretleri de Gaziantep’in fethiyle ilişkilendirilen manevi şahsiyetlerden biri olarak kabul ediliyor. Yerel anlatılarda fetih sırasında mücadele ettiği ve şehit olduğu belirtilen Pirsefa Hazretleri’nin hatırası, kent merkezindeki türbesi ve uzun yıllardır devam eden ziyaret geleneğiyle korunuyor.





