Doç. Dr. Sema Başbağ koordinatörlüğünde yürütülen proje kapsamında Diyarbakır ve Şanlıurfa’da pamuk üretimi ile sanayi altyapısı detaylı şekilde incelendi. Raporda, bölgenin Türkiye pamuk üretimindeki kritik rolü bir kez daha gözler önüne serildi.

2 bin 230 üreticiyle yüz yüze görüşüldü

Sektörün envanterinin çıkarılması amacıyla gerçekleştirilen araştırmada, 2 bin 230 pamuk üreticisi çiftçiyle anket yapıldı. Ayrıca 108 çırçır-presse işletmesi ile 19 iplik fabrikası da çalışmaya dahil edilerek sektörün üretimden sanayiye kadar tüm aşamaları değerlendirildi.

Türkiye üretiminin yüzde 60’ı Güneydoğu’dan

Rapora göre, Türkiye’de üretilen pamuğun yaklaşık yüzde 60’ı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden karşılanıyor. Bölge içerisinde ise en büyük üretim payını Şanlıurfa ve Diyarbakır oluşturuyor.

Diyarbakır’da büyük arazi varlığı öne çıkıyor

Araştırmada, Şanlıurfa’daki üreticilerin yüzde 73,37’sinin, Diyarbakır’daki üreticilerin ise yüzde 58,04’ünün kendi arazilerinde üretim yaptığı belirlendi.

Diyarbakır’da 200 dekardan büyük tarım arazisine sahip işletmelerin oranının Şanlıurfa’ya göre daha yüksek olduğu tespit edildi.

Katma değer üreten tesis sayısı yetersiz

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise bölgedeki sanayi yapısı oldu. Tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin büyük bölümünü çırçır ve presse fabrikalarının oluşturduğu belirtilirken, Çırçır fabrikaları sayısı çoğaldığını ifade edildi. Çırçır yerine iplik çoğalması gerektiği konusu üzerinde durulması gerektiğini ifade edildi

Uzmanlar, pamuğun ham madde olarak satılması yerine işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

En büyük sorun yüksek girdi maliyetleri

Araştırmada sektörün önündeki en önemli riskler de sıralandı. Gübre, mazot ve zirai ilaç gibi temel girdilerde dışa bağımlılığın üretim maliyetlerini sürekli artırdığı belirtilirken, farklı pamuk çeşitlerinin aynı bölgelerde yetiştirilmesinin kalite kaybına neden olan “çeşit kontaminasyonu” sorununu ortaya çıkardığı ifade edildi.

Bunun yanında, bölgede Kooperatifleşmenin yetersiz olması ve sektör aktörleri arasındaki iş birliği eksikliği de önemli sorunlar arasında gösterildi.

GAP Pamuk Lifi” markası önerildi

Raporun sonuç bölümünde, bölge pamuğunun uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracak önerilere de yer verildi.

Uzmanlar, destekleme primlerinin yalnızca üretim miktarına değil, lif kalitesine göre verilmesi gerektiğini belirterek, üreticilerin kooperatifler aracılığıyla ortak hareket etmesinin maliyetleri düşüreceğini ifade etti.

Ayrıca makineli hasat altyapısının geliştirilmesi, kaliteli ve bölgeye uygun tohum kullanımının yaygınlaştırılması ile “GAP Pamuk Lifi” markasının oluşturularak uluslararası pazarda güçlü bir marka haline getirilmesi tavsiye edildi.

Hazırlanan raporun, Diyarbakır ve Şanlıurfa başta olmak üzere GAP Bölgesi’nde pamuk üretiminin sürdürülebilirliği, verimliliğin artırılması ve tekstil sanayisinin güçlendirilmesine yönelik yol haritası niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.

Muhabir: Vedat Çelebi