İslam tarihi kaynaklarında, Hazreti Muhammed'e (sav) iman eden ilk Kürt kökenli Müslümanlardan, hatta birçok kaynakta ilk Müslüman Kürt olarak zikredilen Caban el-Kurdî, asırlar öncesinden bugüne uzanan manevi bir mirasın temsilcisi olarak kabul ediliyor.

Kaynaklarda künyesi Ebû Meymûn olarak geçen Caban el-Kurdî'nin ticaretle uğraştığı, İslam'ı kabul ettikten sonra Peygamber Efendimizden hadis rivayet ettiği belirtiliyor. Oğlu Meymun el-Kurdî de tabiîn neslinin önemli isimleri arasında yer alırken, babasından duyduğu rivayetleri büyük bir titizlikle aktarmasıyla tanınıyor. Rivayetlere göre Caban el-Kurdî, Allah Resulü'nden işittiği sözlerde hata yapmaktan çekindiği için çok az hadis nakletmiş; duyduğu emaneti eksiksiz korumayı tercih etmiştir.

İslam tarihçileri ve biyografi âlimleri, Caban el-Kurdî'nin sahabe olduğunu eserlerinde kayda geçirirken, onun Kürt kökenine de özellikle dikkat çekiyor. Başta İbn Hacer el-Askalânî olmak üzere birçok klasik kaynakta adına yer verilmesi, onun İslam tarihindeki yerini ortaya koyuyor.

Bugün milyonlarca insan, İslam medeniyetine katkı sunmuş büyük şahsiyetleri anarken, Caban el-Kurdî'nin ismi de kardeşlik, iman ve sadakatin sembollerinden biri olarak hatırlanıyor. Onun hayatı; etnik kimliklerin ötesinde, İslam'ın farklı kavimleri aynı inanç çatısı altında buluşturan evrensel mesajının yaşayan örneklerinden biri olarak görülüyor.

I M G 7025-1

Asırlar önce çöllerde atılan o iman adımı, bugün hâlâ gönüllerde yankılanıyor. Belki de Caban el-Kurdî'nin en büyük mirası; adının çok bilinmesinden ziyade, taşıdığı imanın samimiyeti ve Peygamber Efendimizden duyduğu emaneti titizlikle koruma hassasiyetidir.

"Bazı isimler tarih kitaplarında küçük satırlarda kalır; fakat bıraktıkları iz, yüzyıllar boyunca gönüllerde yaşamaya devam eder."

Muhabir: Abdulmenaf Çelebi