Kudüs, 839 yıl önce bugün tarihinin en önemli dönüm noktalarından birine tanıklık etti. Hıttin Zaferi’nin ardından şehre yönelen Selahaddin Eyyubi, günler süren kuşatmanın ardından 2 Ekim 1187’de Kudüs’ü teslim aldı. Böylece şehirde 88 yıldır süren Haçlı egemenliği sona erdi.
Kılıcın gölgesinde başlayan kuşatma, şehrin teslim alınmasının ardından merhamet ve birlikte yaşama iradesiyle anıldı. Selahaddin Eyyubi, Kudüs’teki farklı inançlara mensup halkın ibadet haklarını güvence altına aldı; Yahudilerin şehre dönmesine izin verdi. Bu yaklaşım, onun adını yalnızca bir komutan olarak değil, adalet ve hoşgörüyle hatırlanan bir hükümdar olarak da tarihe yazdırdı.
Kürt kökenli bir aileden geldiği birçok kaynakta aktarılan Selahaddin Eyyubi, İslam dünyasında Kudüs’ün fatihi olarak anılıyor. Bununla birlikte, Eyyûbî ailesinin kökenine ilişkin tarihî kaynaklarda farklı görüşler bulunduğundan, konu tarihçiler arasında tartışmalı kabul ediliyor.
Selahaddin Eyyubi’nin mirası, Kudüs’ün taşlarında ve surlarında olduğu kadar; adalet, sabır ve merhametle anılan tarihî hatırasında da yaşamayı sürdürüyor. Kudüs, geçmişten bugüne bir emanet, milyonlarca insan için dua ve yarınlara taşınan bir umut olmayı sürdürüyor.
Rabbim Mescid-i Aksa’yı ve Kudüs’ü yeniden huzur, adalet ve özgürlükle buluştursun.





