Genel Kurul kürsüsünden konuşan Dinç, "Şehadet yıl dönümünde Şeyh Said Efendi'yi ve bütün dava arkadaşlarını rahmetle anıyorum." diyerek sözlerine başladı.
Şeyh Said Efendi'nin yalnızca kendi döneminin önemli bir ismi olmadığını ifade eden Dinç, onu büyük bir İslam âlimi, kâmil bir mürşit ve halkının inanç, kimlik ve değerleri uğruna mücadele eden önemli bir önder olarak nitelendirdi. Mevlânâ Halid-i Şehrezorî'nin manevi geleneğinde yetişen Şeyh Said'in, hayatı boyunca zulme ve haksızlığa karşı durduğunu, Rus işgaline karşı da mücadele verdiğini belirten Dinç, İstiklal Mahkemeleri tarafından idam edilen Şeyh Said ve dava arkadaşlarının aradan geçen 101 yıla rağmen halkın hafızasındaki yerini koruduğunu söyledi.
Konuşmasında geçmişte yaşanan acılara da dikkat çeken Dinç, Şeyh Said ve dava arkadaşlarına yönelik iftira ve karalama politikalarının sona ermesi gerektiğini vurguladı. Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi adına resmî özür dilenmesi ve mezar yerlerinin açıklanmasının önemli bir adım olacağını belirten Dinç, bunun Kürt-Türk kardeşliğinin güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Konuşmasının sonunda duygusal bir çağrıda bulunan Dinç, "Şehadet yıl dönümünde Şeyh Said Efendi'yi, Melekanlı Şeyh Abdullah'ı, Palulu Şeyh Şerif'i, Hanili Salih Bey'i, Seyyid Abdülkadir Efendi'yi ve bütün dava arkadaşlarını rahmetle anıyorum." sözleriyle hayatını kaybeden isimleri bir kez daha yâd etti.





