Sağlıklı beslenme denildiğinde genellikle yiyeceklerin kalorisi, besin değeri ve içeriği ön plana çıkıyor. Ancak ABD’de 40 yaş ve üzerindeki 31 bin 44 kişinin verilerinin değerlendirildiği çalışma, öğünlerin zamanlamasının da sağlık açısından dikkate alınması gereken bir faktör olabileceğini ortaya koyuyor.

European Journal of Clinical Nutrition’da yayımlanan araştırmada, geleneksel anlamda kahvaltı yapılmasa bile sabah saat 04.00’ten sonra tüketilen ilk kalorinin günün ilk öğünü olarak kabul edildiği ve bunun vücudun biyolojik saatini harekete geçiren unsurlardan biri olduğu belirtildi.

Araştırmacılar, elde edilen sonuçların belirli saatlerde yemek yemenin doğrudan yaşam süresini uzattığını kanıtlamadığını özellikle vurguluyor. Bununla birlikte bulgular, besin tüketiminin zamanlaması ile genel sağlık arasında dikkate değer bir ilişki bulunabileceğine yönelik kanıtları güçlendiriyor.

İlk öğünün saati dikkat çekiyor

Uzmanlar, 1999-2018 yılları arasındaki ulusal sağlık araştırmalarından elde edilen verileri inceleyerek katılımcıları ortalama 8,5 yıl boyunca takip etti. Ortaya çıkan sonuçlarda, günün ilk öğününü sabah 07.00 ile 08.00 arasında tüketen kişilerin hayatta kalma oranlarının en yüksek seviyede olduğu görüldü.

İlk öğünü 08.00-10.00 saatleri arasına taşıyanlarda herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinin yüzde 10 daha yüksek olduğu hesaplandı.

İlk yemeklerini 10.00 ile 12.00 arasında tüketenlerde bu oran yüzde 19’a çıkarken, ilk öğünü öğleden sonraya bırakan grupta kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riski yüzde 46’ya kadar yükseldi.

Araştırmada ayrıca, ilk öğününü öğleden sonra tüketen kişilerin 50 yaşına ulaştıklarında beklenen yaşam sürelerinin diğer gruplara kıyasla ortalama 2,5 yıl daha kısa olabileceği hesaplandı.

Akşam yemeğinde risk “U” şeklinde değişiyor

Günün son öğünü açısından ise riskin saat ilerledikçe kesintisiz biçimde yükselmediği görüldü. Araştırmacılar, çok erken ve çok geç saatlerde yemek yemenin daha yüksek riskle ilişkili olduğu “U” şeklinde bir tablo tespit etti.

Bulgulara göre akşam yemeği için ölüm riskinin en düşük olduğu zaman yaklaşık 20.00 olarak belirlendi.

Akşam yemeğini 19.00’dan önce tamamlayanlarda ölüm riskinin yüzde 13, gece yarısından sonraya bırakanlarda ise yüzde 27 daha yüksek olduğu hesaplandı.

Araştırmanın başyazarı, Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Zhilei Shan, özellikle gece geç saatlerde yemek yemenin vücudun sirkadiyen ritmini, yani biyolojik saatini ve metabolik işleyişini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Shan, günün ilk öğününün geciktirilmesinin veya gece saatlerinde sık sık atıştırılmasının vücuttaki yağ ve glikoz dengesini bozabileceğini ve bunun çeşitli metabolik sorunların ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini belirtti.

Araştırmacılardan önemli uyarı

Bilim insanları ise elde edilen sonuçların herkes için aynı yemek saatlerinin uygulanması gerektiği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.

Örneğin akşam yemeğini çok erken yiyen kişilerin daha ileri yaşta, mevcut bir sağlık problemi bulunan veya iştahı azalmış bireylerden oluşabileceği belirtiliyor. Bu nedenle erken yemek yemenin doğrudan sağlık sorununa yol açmasından ziyade, mevcut bir rahatsızlığın göstergesi olma ihtimali de bulunuyor.

Araştırmanın bazı önemli sınırlılıkları da bulunuyor. Çalışmanın gözlemsel nitelikte olması ve katılımcıların beslenme alışkanlıklarına ilişkin verilerin yalnızca bir günlük bildirimlere dayanması, sonuçların yorumlanmasında dikkatli olunmasını gerektiriyor.

Uzmanlara göre uyku düzeni, çalışma saatleri ve sosyoekonomik koşullar gibi araştırmada tam olarak ölçülemeyen faktörler de sonuçları etkileyebilir.

Bu nedenle araştırmacılar, yalnızca bu bulgulara dayanarak günlük beslenme düzeninde ani, aşırı veya zorlayıcı değişikliklere gidilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu temel nokta ise şu: Sağlıklı beslenmede yalnızca tabağımızdaki yiyeceklere değil, o yiyecekleri ne zaman tükettiğimize de dikkat etmek gerekebilir.

Muhabir: İrfan Gültekin