Diyarbakır’ın Bismil ilçesi Tepe nahiyesinde, 1950 yılında dünyaya gelen Hacı Ramazan Özaydın, Aziz Özaydın ve Nesime Avşar’ın oğluydu. Henüz 4 yaşındayken babasını kaybeden Özaydın, annesi Nesime Hanım’ın büyük fedakârlıklarıyla büyüdü.
Genç yaşta eşini kaybetmesine rağmen tek evladını yokluk ve zorluklar içerisinde yetiştiren Nesime Avşar, oğlunun hayatındaki en önemli rehberlerden biri oldu. Nesime Hanım 1993 yılında vefat ederek ebediyete irtihal etti.

Hacı Ramazan Özaydın, anne tarafından Tepe'de ailelerden Mala Mehmi Hacı (Çelebi) ailesine mensuptu. Soy bağı, Hacı Hüseyin (1840) (Çelebi) kızı Hedo'ya, oğlu Mehmet Sait Avşar'a ve Mehmet Sait Avşar'ın oğlu İmam (Mele) Yahya (Menci) Avşar'ın kızı Nesime Avşar'a dayanmaktadır. Babası Aziz Özaydın ise tanınmış ailelerinden Mala Hacı Huti (Özaydın) ailesindendi.

Hayatının büyük bölümünü çiftçilikle geçiren Özaydın, 1999 yılından itibaren yoğun olarak çiftçilik faaliyetleriyle uğraştı.
Ancak onu bölgede tanınan ve sevilen bir isim yapan sadece çalışkanlığı değildi. 1983 yılında yaptığı İslami tövbenin ardından hayatında yeni bir sayfa açan Özaydın, kendisini tamamen İslam’a, ibadete ve insanlara faydalı olmaya adadı. O tarihten sonra yaşamının merkezine Kur’an’ı, sünneti ve dini hizmetleri koydu.

23 Kez Kutsal Topraklara Gitti, Dualarla Uğurlandı
Hayatı boyunca hac ve umre ziyaretlerine büyük önem veren Hacı Ramazan Özaydın, tam 23 kez kutsal topraklara giderek Medine-i Münevvere’de Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Ravza-i Mutahhara’sını ziyaret etti.

En büyük mutluluğunun Medine’de bulunmak olduğunu yakın çevresine sık sık dile getiren Özaydın, Peygamber Mescidi’nde namaz kılmayı ve kutsal beldelerde vakit geçirmeyi hayatının en kıymetli anları olarak görüyordu.
6 erkek ve 7 kız olmak üzere 13 çocuk babası olan Özaydın, ailesine düşkünlüğüyle de biliniyordu. Aynı zamanda yardımsever kişiliğiyle öne çıkan Özaydın, ihtiyaç sahiplerine gizlice yardım eder, zekât ve sadakalarını gösterişten uzak bir şekilde ulaştırırdı.

Müslümanların birlik ve beraberliğini savunur, dünyanın farklı bölgelerinde zulüm gören Müslümanlar için dua ederdi.
2011 Yılında Kudüs’te Mescidi Aksa’yı ziyaret etti. Özellikle Filistin meselesine karşı duyarlılığıyla tanınan Özaydın, mazlumların yanında olmanın bir Müslümanlık görevi olduğuna inanıyordu.

Tepe Mahallesi’nde ve bölgede yaptığı sohbetler, nasihatler ve İslami tebliğ faaliyetleriyle tanınan Hacı Ramazan Özaydın, birçok insanın gönlünde yer edindi. Onu tanıyanlar, dürüstlüğü, mütevazılığı, güler yüzü ve yardımseverliğiyle hatırlıyor.
Tepe Bir Değerini Daha Kaybetti: Hacı Ramazan Özaydın'a Veda
Son günlerinde sağlık sorunları yaşayan Özaydın, geçirdiği beyin kanaması sonrası hastanede tedavi altına alınmıştı. Ancak tüm müdahalelere rağmen 21 Mayıs 2026 günü saat 11.40 sıralarında özel bir hastanede Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Medine Sevdalısı Hacı Ramazan Özaydın'ın Ardından Eşi onu anlattı
Merhumun hanımı Mevlüde (Karademir) Özaydın, Eşinin en büyük arzusunun Peygamber Efendimiz’e kavuşmak ve hayatını iman üzere tamamlamak olduğunu ifade ediyor.

Ömrünü ibadetle, hayırla ve insanlara faydalı olmaya çalışarak geçiren Hacı Ramazan Özaydın, sevenlerinin duaları eşliğinde ebediyete uğurlanmıştı.
Öte yandan Murat Özaydın ve Kardeşleri babasının vefatı dolayısıyla bir taziye teşekkür mesajı yayımlayarak, bu zor günlerinde kendilerini yalnız bırakmayan tüm dostlarına, akrabalarına ve sevenlerine teşekkür etti.
Tepe’nin sevilen büyüğü Hacı Ramazan Özaydın, geride hayır dualarıyla anılacak bir ömür bıraktı. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.



