“25 yıllık iktidarda mazeret üretilemez”

Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yetebilen ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Altınöz, yeniden üreten ve yerli kaynaklarını değerlendiren bir Türkiye hedeflediklerini söyledi. İktidarın bazı icraatlarını takdir ettiklerini belirten Altınöz, ekonomik ve tarımsal kalkınmada gelinen noktanın yeterli olmadığını savundu.

Altınöz, “Başörtüsü yasağının kalkması, Ayasofya’nın açılması ve savunma sanayiindeki İHA-SİHA atılımları için teşekkür ederiz. Ancak 25 yıllık tek başına iktidara bunlar yetmez. ‘Elim kolum bağlıydı’ diyemezsiniz, bahaneniz olamaz. Bismil bir tarım merkezi olmasına rağmen burada güçlü bir tarım sanayisi göremiyoruz” dedi.

“Çiftçi zarar ediyor, üretim duruyor”

Bölgedeki pamuk üreticilerinin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Altınöz, devletin çiftçiye daha güçlü teşvikler sağlaması çağrısında bulundu. Pamuk üreticisine bir annenin evladına gösterdiği şefkatle yaklaşılması gerektiğini söyleyen Altınöz, yanlış planlama ve yetersiz desteklerin üretimi olumsuz etkilediğini öne sürdü.

Yeniden Refah Partisi iktidarında köylere ziraat mühendisi ve veteriner hekim görevlendireceklerini belirten Altınöz, ekilmeyen arazilerin tespit edilerek üretime kazandırılacağını söyledi. “Köyün imamı, öğretmeni varsa veteriner hekimi ve ziraat mühendisi de orada yaşayacak. Tek bir karış toprağı boş bırakmayacağız. Her köyümüz bacasız bir fabrika gibi üretecek” ifadelerini kullandı.

Altınöz, Doğu ve Güneydoğu’daki 22 il için vergi avantajları ve teşvikler uygulayacaklarını da belirterek, üretim ve yatırımın bölgeye çekilmesiyle istihdamın artacağını savundu.

“Tarlanızı, bağınızı, bahçenizi satmayın”

Bismil ve Diyarbakır halkına seslenen Altınöz, çiftçilere topraklarını ellerinde tutmaları çağrısında bulundu. Altınöz, “Kesinlikle tarlalarınızı, bağlarınızı, bahçelerinizi satmayın. Bizim iktidarımızda öyle bir tarım ve fiyat politikası uygulanacak ki hayal bile edemeyeceğiniz kazançlar elde edeceksiniz. Büyük şehirlere göç eden insanlarımız tersine göçle topraklarının başına dönecek” diye konuştu.

Pamuk ve yünün sanayi için önemli hammaddeler olduğunu belirten Altınöz, yerel ürünlerin işlenerek daha yüksek katma değerle ekonomiye kazandırılması gerektiğini söyledi.

Bismil için 2050 ve 2100 vizyonu

Bismil’in işsizlik ve göç sorunlarına değinen Altınöz, şehir planlamasının uzun vadeli yapılması gerektiğini ifade etti. İlçenin nüfus, istihdam, konut ve sanayi alanlarının bugünden planlanması çağrısında bulunan Altınöz, “Planlar bir, üç ya da beş yıllık yapılamaz. 2050’de, 2100’de nasıl bir Bismil hayal ettiğimizi bugünden masaya koymalıyız” dedi.

Bismil’de sosyal yaşam alanlarının yetersiz olduğunu ileri süren Altınöz, çocukların güvenle yürüyebileceği kaldırımların, spor alanlarının ve nitelikli parkların bulunduğu bir ilçe hedeflediğini söyledi.

Eğitimde uygulamalı modele dönülmesi gerektiğini savunan Altınöz, Köy Enstitüleri yaklaşımının günümüz şartlarına uyarlanmış bir modelini önerdi. Bismil’in köylerindeki çocukların da büyükşehirlerdeki öğrencilerle aynı eğitim imkânlarına kavuşması gerektiğini belirten Altınöz, okullarda teknik becerilerin ve tarımsal uygulamaların da öğretilmesini istedi.

“Üç canavarı aç bırakıp defnedeceğiz”

Ekonomi ve kamu harcamalarına ilişkin eleştirilerde de bulunan Altınöz, borç faizleri, imtiyazlı müteahhitler ve israfı “üç canavar” olarak nitelendirdi. Bu kalemlerin kamu kaynakları üzerindeki yükünü eleştiren Altınöz, kamu yönetiminde tasarrufun önemine dikkat çekti.

Bölgedeki elektrik dağıtım uygulamalarına yönelik tepkisini de dile getiren Altınöz, çiftçilerin geçmiş dönem elektrik borçları nedeniyle tarımsal desteklerine bloke konulmasını eleştirdi. Esnafın vergi ve kira yükü altında zorlandığını savunan Altınöz, partisinin iktidarında esnafa karşılıksız “can suyu desteği” sağlayacaklarını söyledi.

Kamu yöneticilerinin lüks harcamalarını da eleştiren Altınöz, “Asıl kamuda itibardan tasarruf olur. Devletin itibarı lüks araç konvoyları değil, halkının onurlu bir hayat sürmesidir” dedi.

Altınöz, konuşmasını Diyarbakır ve Bismil halkının daha iyi yaşam koşullarını hak ettiğini belirterek, “Adil bir düzeni, ahlak ve maneviyat temelinde yeniden inşa edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Vedat ÇELEBİ