DİYARBAKIR – Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından düzenlenen “Gelecek Hepimizin Diyarbakır Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması”, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programa TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, önceki dönem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz ve Suna Kepolu Ataman ile AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Hamit Sümer katıldı.

Buluşmada ayrıca önceki dönem Diyarbakır milletvekilleri Oya Eronat ve Mine Lök Beyaz, önceki dönem AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Alaattin Parlak, İlim Yayma Cemiyeti Bismil Şube Başkanı Mehmet Şerif Aras , Metin Çelebi ve Zekeriye Erdem de yer aldı.
Programa TGTV yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan, GÜNSİAD Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, Amedspor Başkanı Nahit Eren, MÜSİAD temsilcileri, iş insanları, kanaat önderleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katılım gösterdi.

Terörsüz Türkiye süreci ele alındı
Toplantıda Terörsüz Türkiye sürecinin toplumsal, siyasi ve ekonomik boyutları üzerinde duruldu. Sürecin başarıya ulaşması için toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi, sivil toplum kuruluşlarının daha aktif rol alması ve bölge halkının görüşlerinin dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Katılımcılar, Diyarbakır’ın ve bölgenin yıllardır yaşadığı sorunları, beklentileri ve çözüm önerilerini dile getirdi. Toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi, gençlerin geleceğe güvenle hazırlanması, yatırımların artırılması, istihdamın geliştirilmesi ve huzur ortamının kalıcı hâle getirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

Bilal Erdoğan: Artık geleceği konuşacağız
TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin çocukların ve gençlerin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek toplumun bütün kesimlerine sorumluluk çağrısında bulundu.
Sürece herkesin katkı sunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Herkesin elini taşın altına koyması lazım.” dedi.

Geçmişte yaşanan acıların geride bırakılması ve somut adımlar atılması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Milletimizin gelecek bin yılını ilgilendiren böylesine bir süreci başarıyla tamamlayarak çocuklarımıza daha aydınlık ve müreffeh bir gelecek bırakmalıyız. Artık geleceği konuşacağız.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır halkı adına teşekkür
Toplantının ardından yapılan değerlendirmede, Necmeddin Bilal Erdoğan ile TGTV yönetici ve üyelerinin İstanbul’dan Diyarbakır’a gelerek siyasetçileri, kanaat önderlerini, iş insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini dinlemesinin önemli olduğu belirtildi.
Katılımcıların görüş ve önerilerini samimiyetle dinleyerek not alan TGTV heyetinin Terörsüz Türkiye sürecine gösterdiği hassasiyetin memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.
Değerlendirmede, “Diyarbakır halkı ve toplantıya katılanlar adına Necmeddin Bilal Erdoğan’a, TGTV yöneticilerine ve üyelerine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Terörsüz Türkiye sürecine sundukları katkılar nedeniyle kendilerine muvaffakiyetler diliyoruz. Allah kendilerinden razı olsun.” denildi.

Tarihten kardeşlik mesajı
Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde Türklerle Kürtlerin ortak tarihine de dikkat çekildi. Malazgirt Zaferi’nden Osmanlı dönemine uzanan süreçte Türk ve Kürt halklarının birçok tehlikeye karşı birlikte hareket ettiği, bu tarihî dayanışmanın günümüzde de kardeşlik hukukunun temelini oluşturduğu ifade edildi.
Yavuz Sultan Selim döneminde Kürt beyleriyle kurulan birlikteliğin doğudan gelen tehditlerin bertaraf edilmesinde önemli rol oynadığı, Sultan II. Abdülhamid döneminde ise Kürt halkıyla güçlü ilişkiler geliştirildiği belirtildi. Sultan II. Abdülhamid’in bazı Kürt çevrelerinde “Bavê Kurdan”, yani “Kürtlerin babası” olarak anıldığı hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Kürt halkına yönelik birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajlarıyla bu tarihî bağın güçlenmesine katkıda bulunduğu ifade edildi.
Türk ve Kürt kardeşliği bölgenin geleceğini değiştirecek
Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca Türkiye’nin iç huzuru açısından değil, Orta Doğu’nun geleceği bakımından da stratejik önem taşıdığı vurgulandı. Sürecin başarıya ulaşmasının dış müdahale girişimlerini zayıflatacağı, ümmet bilincini güçlendireceği ve Gazze, Kudüs ile diğer mazlum coğrafyalarla dayanışmayı artıracağı kaydedildi.

Bediüzzaman Said Nursi’nin Türk ve Kürt toplumlarının birbirini tamamlayan özelliklerine ilişkin değerlendirmesine de atıfta bulunularak Türklerin devlet tecrübesi ile Kürtlerin cesaret ve mücadele ruhunun ortak bir hedef etrafında birleşmesinin büyük başarılara kapı aralayacağı ifade edildi.

Türk ve Kürt halklarının kardeşlik hukukunu güçlendirerek birlikte hareket etmesi hâlinde hiçbir gücün bu birlikteliği bozamayacağı belirtilerek Terörsüz Türkiye sürecinin barışın, kalkınmanın ve ortak geleceğin habercisi olduğu vurgulandı.




