Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde hazırlanan “Bismil İlçesinin Coğrafyası” doktora tezinde yer alan bilimsel veriler, Bismil’in yalnızca bir ilçe değil, insanlık tarihinin en eski yaşam alanlarından biri olduğunu gözler önüne seriyor.
İnsan, binlerce yıl önce Bismil’i boşuna seçmedi.
Araştırmaya göre Bismil ve Dicle Havzası, Paleolitik ve Mezolitik dönemlerden itibaren insanların yerleştiği en önemli bölgelerden biri oldu. Dicle Nehri’nin sağladığı su, verimli alüvyal topraklar, av hayvanları ve doğal korunaklar, insanları bu topraklara çekti.

Neolitik döneme geçişle birlikte insanlar göçebe yaşamı bırakarak tarıma yöneldi. Böylece Bismil, Mezopotamya’nın üretim merkezlerinden biri haline geldi.
Bugün Bismil çevresinde bulunan onlarca höyük, yalnızca tarihi eser değil; aynı zamanda doğaya uyum sağlayan insanların bıraktığı yaşam izleri olarak değerlendiriliyor.

2006 sel felaketi tarihin verdiği dersi yeniden hatırlattı
Dicle Nehri ve kollarının taşması sonucu başta Meydanlık Mahallesi olmak üzere birçok yerleşim alanı sular altında kaldı. Yaşanan felakette 21 kişi hayatını kaybetti.
Araştırmada bu olayın, nehir yataklarının ve taşkın alanlarının dikkate alınmadan yapılan yerleşimlerin ne kadar büyük risk oluşturduğunu bir kez daha ortaya koyduğu vurgulanıyor.

Sıcaktan korunmak için doğayla uyumlu çözümler üretildi
Bismil insanı, yüzlerce yıldır kavurucu yaz sıcaklarına karşı kendi yaşam kültürünü geliştirdi.
Hasat ve tarla dönemlerinde saz ve kamışlardan yapılan iki katlı “Hollik” adı verilen geçici barınaklar, hem gölgelik hem de ürünlerin korunması amacıyla kullanılmaya devam ediyor.

Bu yapılar, modern teknoloji olmadan doğaya uyum sağlamanın en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Bismil, güneşin en cömert davrandığı ilçelerden biri
Araştırmaya göre Bismil yılda ortalama 7,6 saat güneş alıyor.
Temmuz ayında günlük güneşlenme süresi 12,1 saate kadar çıkarken, Aralık ayında bu süre 2,5 saate kadar düşüyor.
Yaz aylarında Arabistan üzerinden gelen sıcak hava dalgaları ilçeyi etkisi altına alırken, Karacadağ ve Mardin Eşiği’nin oluşturduğu doğal set nedeniyle Akdeniz’den gelen yağışların önemli bölümü Bismil’e ulaşamıyor.

46 dereceyi gören sıcaklıklar…
15 yıllık meteorolojik verilere göre Bismil’de;
- Yıllık ortalama sıcaklık 15,7°C
- En sıcak ay Temmuz (30,4°C)
- Ölçülen en yüksek sıcaklık 46,4°C
- En düşük sıcaklık -18,9°C
Yıllık sıcaklık farkı ise 65,3 dereceyi buluyor.
Bu değerler, Bismil’in Türkiye’nin en sert karasal iklim özelliklerinden birine sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Bismil’de mevsimler takvimden farklı yaşanıyor
Araştırmada yapılan coğrafi analizler, Bismil’de mevsimlerin resmi takvimden farklı sürelerde yaşandığını gösteriyor.
Buna göre;
- Yaz mevsimi 138 gün
- Kış mevsimi 132 gün
- İlkbahar sadece 54 gün
- Sonbahar ise yalnızca 42 gün sürüyor.
Bu durum tarım takviminden günlük yaşama kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor.
Bu topraklar sadece bir ilçe değil, yaşayan bir medeniyet
Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli gerçeklerden biri ise Bismil’in yalnızca tarımsal üretim yapılan bir ova olmadığı…
Burası, binlerce yıldır insanın doğayla birlikte yaşamayı öğrendiği, iklime göre yer değiştirdiği, suyun kıymetini bildiği ve her dönemde yeniden hayata tutunduğu kadim bir Mezopotamya coğrafyası.
Bugün de Dicle’nin bereketiyle yaşayan Bismil, geçmişten aldığı bu büyük mirası geleceğe taşıyabilmek için bilimsel veriler ışığında planlanmayı bekliyor.



