Bölgenin İslam âlimleri ve medrese geleneğine ışık tutan bu anlatı, Çınar’daki tarihi bir kasırda yaşanan büyük eser kaybını gündeme getirdi. Ekinci, medresede yıllar içinde biriken kitapların ve şeyhin kendi el yazısıyla kaleme aldığı eserlerin, aile hafızasında önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Ekinci’nin aktardığına göre, medrese ve kasırda yaşayanlar Afyon’a sürgün edildikten sonra yapı Bulgaristan’dan gelen 25 aileye tahsis edildi. Kışın yakacak bulunamaması üzerine medresedeki kitaplar sobalarda yakıldı. Aile anlatısına göre, kış sona erdiğinde medresede tek bir eser dahi kalmamıştı.
Paylaşımda, sürgün edilenler arasında henüz 11 yaşında olan Mahmut Altunakar’ın da bulunduğu; Altunakar’ın ilerleyen yıllarda Irak ve Mısır’da eğitim gördüğü ve 1983’te milletvekili seçildiği aktarıldı. Ekinci, 100 yaşında hayatını kaybeden Altunakar’ın köydeki aile mezarlığında dedesinin yanına defnedildiğini, amcası Mehmet Sıddık’ın mezarının ise hâlâ bulunamadığını ifade etti.
Çınar’ın geçmişine dair bu anlatı, bölge halkının İslami ilimlere, âlimlere ve yazılı eserlere verdiği değeri de hatırlatıyor. Medresede bulunan kitapların yok olması, yalnızca bir kütüphanenin değil, kuşaklar boyunca taşınan ilim ve hafıza mirasının da kaybı olarak aktarılıyor.
Not: Sürgün ve Mehmet Sıddık’ın öldürülmesine ilişkin bilgiler, Ekinci’nin paylaşımında aktardığı aile anlatısına dayanmaktadır.








