Farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, zenginlik olarak gördük. Aynı sofrada ekmeğimizi bölüştük, komşumuzun derdiyle dertlendik, düşeni elinden tutup kaldırdık. Bu topraklarda her genci kendi evladımız bildik ve bunu kültürümüzün en önemli mirası olarak gördük.
Peki, ne oldu da bu köklü değerlerin üzerine kurulu huzurumuz sarsıldı? Ne oldu da evlatlarımız gözlerimizin önünde birer birer karanlık bataklıklara sürüklenmeye başladı?
Bugün ilçemizin böylesi olumsuzluklarla anılması hepimizin yüreğini yakıyor. Oysa Bismil; pamuğuyla, mısırıyla, mercimeğiyle, arpasıyla, nohuduyla; bereket fışkıran fasulyesi, domatesi, patlıcanı, biberi, karnabaharı, marulu ve burada sayamadığımız yüzlerce tarım ürünüyle anılmalıdır. Bu verimli topraklar; üretimiyle, alın teriyle, girişimci ruhuyla ve çalışkan insanlarıyla tanınmayı hak ediyor.
Gençlerimizi gayrimeşru kazanç hırsına, bağımlılık tuzaklarına ve umutsuzluğa terk etmek; sadece geleceğimize değil, bu bereketli topraklara da yapılabilecek en büyük haksızlıktır. İnsanları mağdur eden sömürü düzenlerine ve gençlerimizi zehirleyen odaklara karşı durmak; evlatlarımızı helal kazanca, üretime ve onurlu bir yaşama yönlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Buradan Bismil’in vicdan sahibi tüm insanlarına, kanaat önderlerine, sivil toplum kuruluşlarına, anne ve babalarına yürekten sesleniyorum:
Bir toplumun en büyük zenginliği ne sahip olduğu servettir ne de binalarıdır. En büyük zenginliği; toprağı ve iyi yetişmiş gençleridir. Gençlerimize sahip çıkmak; onları hem bağımlılıktan hem de insanları çıkmaza sürükleyen maddi sömürü ağlarından korumak demektir.
Artık hep birlikte “Dur!” deme ve yapıcı adımlar atma zamanı gelmiştir.
Gençlerimize rehber olalım. Onların dertlerini dinleyelim, umutlarını büyütelim, yeteneklerini eğitimle, sporla, sanatla, üretimle ve girişimcilikle buluşturalım.
Değerlerimize ve alın terimize sahip çıkalım. Maddiyatın her şeyin önüne geçirilmeye çalışıldığı bu dönemde çocuklarımıza; helal lokmanın, emeğin, dürüstlüğün ve insan onurunun her şeyden daha kıymetli olduğunu öğretelim.
Dayanışmayı yeniden güçlendirelim. Bismil’in gençlerini çaresizlikten kurtaracak istihdam projeleri, sosyal faaliyetler ve üretim odaklı çalışmalar için el ele verelim.
Unutmayalım ki bir evladımızı kaybettiğimizde yalnızca bir canı değil, bir ailenin umudunu, bir mahallenin huzurunu ve yarınlarımızı da kaybediyoruz.
Bismil’in sağduyulu insanları, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları ve tüm duyarlı hemşerilerimiz omuz omuza vermelidir. İlçemizi; olumsuzluklarla değil, kardeşliğiyle, üretimiyle, bereketiyle ve huzuruyla anılan örnek bir şehir haline getirmek hepimizin elindedir.
Gelin, gençlerimizi karanlıktan aydınlığa çıkaralım. Onlara yeniden umudu, çalışmayı, helal kazancı ve güzel bir geleceği armağan edelim.
Çünkü Bismil’in geleceği, sahip çıktığımız her gencin yüreğinde yeşerecektir.
Saygılarımla…
Islah Gümüş




