Diyarbakır, Asur kaynaklarında “Amid”, Roma’da “Amida” olarak anıldı. Dünyanın en uzun ikinci suru olan kara bazalt surlar, şehre “Kara Amid” yakıştırmasını kazandırdı. İsmi ise ayrı bir hikâye: Arapların Bekr kabilesine atfen “Diyâru Bekr” demesiyle başlayan süreç, Atatürk’ün 1937’deki talimatıyla “bakır diyarı” anlamında “Diyarbakır”a dönüştü.
Bismil ise görünüşte sakin bir ilçe; oysa toprağın altı, Diyarbakır’ınki kadar eski.
Ziyaret Tepe Höyüğü M.Ö. 9. yüzyılda Asur İmparatorluğu'nun bölge merkeziydi.
Üçtepe Höyüğü 4.000 yıl önce Asur eyalet merkeziydi. Körtiktepe M.Ö. 10.400’e tarihlenen buluntularla insanlığın yerleşik hayata geçişine tanıklık ediyor. Müslümantepe’de ise 4.000 yıllık taş döşeli sokaklar gün yüzüne çıkmış.
Tarih boyunca sayısız medeniyetin, dilin ve inancın bir arada yaşadığı bu topraklar, bugün de birlikte yaşamın imkânlarını zorluyor. Diyarbakır’ın siyah surları ve Bismil ovasındaki höyükler, geçmişin sadece bir hatıra değil, geleceği inşa etmenin temeli olduğunu fısıldıyor.
Geçmişe bakmak, geleceği anlamak için en iyi yoldur. Dicle’nin taşlarında saklı olan bu tarih, bize sadece nereden geldiğimizi değil, nereye gittiğimizi de gösteriyor. Ve belki de en önemlisi, bu mirası korumanın sorumluluğunu bize yükliyor.




