Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, Karaburçak köyünde çeltik üreticilerini ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Karacadağ’ın taşlık arazilerinde üretim yapan çiftçiler; sulama elektriği, mazot, tohum ve işçilik giderlerinin maliyetleri artırdığını belirtti.

Üreticilerden biri, suyu yaklaşık 215-250 metre derinlikteki kuyulardan çıkardıklarını, elektrik faturalarının 1,5 milyon liraya ulaştığını söyledi. Yaklaşık 3 milyon liralık ürün gelirinin elektrik, işçilik, mazot ve diğer giderlere gittiğini anlatan üretici, sezon sonunda kendilerine yeterli kazanç kalmadığını ifade etti.

Bir başka üretici de yaşadıkları durumu, “Üretiyoruz ama bize bir şey kalmıyor” sözleriyle özetledi.

“Bu üretim kolay yapılmıyor”

Karacadağ Pirinci’nin taşlık arazilerde ve yoğun su ihtiyacı bulunan koşullarda üretildiğine dikkat çeken Ergin, çiftçilerin ciddi emek verdiğini söyledi. Hasat döneminde çok sayıda işçinin çalıştığını belirten Ergin, yere yatan ürünlerin elle kaldırılmasının da işçilik maliyetini artırdığını kaydetti.

Sorunun yalnızca ürün fiyatından ibaret olmadığını dile getiren Ergin, “Burada mesele; toprağın, alın terinin ve üretimin sürdürülebilir olmasıdır. Çiftçi ürettiği halde kazanamıyorsa bunun sonucunda yalnızca çiftçi değil, bölgenin ekonomisi ve gıda üretimi de zarar görür” dedi.

Ergin, Karacadağ Pirinci’nin coğrafi işaretli bir ürün olmanın yanı sıra Diyarbakır’ın marka değeri ve ekonomik potansiyeli olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

“Pazarlama gücü de oluşturulmalı”

Üretim desteğinin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Ergin, çiftçinin ürününü değerinde satabileceği bir yapı kurulması gerektiğini söyledi. Ergin, üretim, işleme, paketleme, markalaşma ve pazarlama süreçlerinin birlikte güçlendirilmesini önerdi.

Bu kapsamda üreticilerin güçlü bir kooperatif çatısı altında örgütlenmesi, paketleme ve işleme tesisi kurulması, Karacadağ Pirinci’nin yerel ve ulusal marketlerde satışa sunulması gerektiğini belirten Ergin; coğrafi işaretin tanıtım, fuar, gastronomi etkinlikleri ve dijital pazarlama çalışmalarıyla daha etkin kullanılmasını istedi.

Üretici ile tüketici arasındaki aracı zincirinin kısaltılması, doğrudan ve sözleşmeli satış modellerinin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Ergin, sulama yatırımlarının hızlandırılması çağrısında bulundu. Elektriğin çiftçilere ücretsiz ya da uygun maliyetle verilmesini isteyen Ergin, Silvan Projesi’nin sulama hatlarıyla birlikte tamamlanması için çalışmaların hızlandırılmasını da önerdi.

“Çiftçinin sesini duymak yetmez”

Sorunların yalnızca tespit edilmesinin yeterli olmadığını söyleyen Ergin, ilgili kurumlara ortak çalışma çağrısı yaptı. Diyarbakır Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, belediyeler, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Ziraat Odaları, üretici örgütleri ve özel sektörün bir araya gelerek Karacadağ Pirinci için ortak bir eylem planı hazırlaması gerektiğini belirtti.

Ergin, “Çiftçinin sesini duymak yetmez; bu sese karşılık verecek somut adımlar atmak gerekiyor. Karacadağ Pirinci gibi coğrafi işaretli, bölgeye ait bir değerin üreticisine kazandırmadan piyasada büyümesini bekleyemeyiz. Üretici kazanacak ki üretim devam etsin” ifadelerini kullandı.

“Alın terinin karşılığı tarlada kalmamalı”

Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunmasının tarım politikasının temel hedeflerinden biri olması gerektiğini vurgulayan Ergin, çiftçinin aylar süren emeğinin karşılığını alamamasının üretimin geleceğini etkilediğini söyledi.

Ergin, “Çiftçimiz tarlada aylarca emek veriyor, yüksek maliyetlere katlanıyor ve sonunda ürününü değerinin altında satmak zorunda kalıyorsa burada hepimizin düşünmesi gereken bir mesele var. Üreticinin alın teri tarlada kalmamalı. Karacadağ Pirinci’nin gerçek değeri hem üreticinin gelirine hem de Diyarbakır ekonomisine yansımalı” dedi.

Muhabir: Vedat ÇELEBİ