Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Türkiye’de yaklaşık yarım asırdır şiddet, çatışma, acı ve gözyaşının yaşandığını belirten Ergin, düzenlemenin Meclis’te 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Ergin, “Çerçeve Yasa’nın kabulü, barış ve kardeşlik yolunda önemli bir eşiktir. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye meselelerini kendi Meclisi’nde çözebilecek kudrete sahiptir”
Kanunun kabulü yönünde irade ortaya koyan Saadet Partisi milletvekilleri ile Genel Başkan Mahmut Arıkan’a teşekkür eden Ergin, farklı siyasi partilerden kabul oyu veren milletvekilleri ve sürece katkı sunan siyasi parti genel başkanlarına da teşekkür etti.
Farklı siyasi görüşlerin demokrasinin doğal sonucu olduğunu ifade eden Ergin, insan hayatı, toplumsal huzur, kardeşlik ve Türkiye’nin geleceği söz konusu olduğunda ortak zeminde buluşmanın siyasetin önemli sorumluluklarından olduğunu belirtti.
Ergin, Türkiye’nin kendi meselelerini Meclis, hukuk ve millet iradesiyle çözebilecek güce sahip olduğunu vurguladı.
“Yasayı bir son değil, sorumluluğun başlangıcı olarak görüyoruz”
Çerçeve Yasa’nın kabulünü sürecin sonu olarak değerlendirmediklerini kaydeden Ergin, “Bugün kabul edilen yasayı bir son değil, daha büyük bir sorumluluğun başlangıcı olarak görüyoruz. Bizim ölçümüz bellidir: Hayra motor, şerre fren olmak.” dedi.
Sürece ilişkin endişeleri bulunan vatandaşların kaygılarının dikkate alınması gerektiğini ifade eden Ergin, hiç kimsenin soru işaretleri veya itirazları nedeniyle suçlanmaması gerektiğini belirtti.
Kalıcı barışın yalnızca güvenlik politikalarıyla sağlanamayacağını vurgulayan Ergin; adalet, hukuk, demokrasi, ekonomik kalkınma, istihdam, eğitim ve sosyal dayanışmanın da sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu söyledi.
“Hiçbir vatandaşımız kendisini sürecin kaybedeni olarak görmemeli”
Toplumsal barışın bir kesimin diğerine üstünlük sağlaması anlamına gelmediğini belirten Ergin, “Bizim için barış; bir tarafın diğer tarafa üstün gelmesi değil, kardeşliğimizin yeniden güçlenmesi ve Türkiye’nin tamamının kazanmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Ergin, Türk, Kürt, Arap, Laz ve Çerkes başta olmak üzere toplumun bütün kesimlerinin kendisini Türkiye’nin eşit ve onurlu bir parçası olarak gördüğü bir ülke hedeflediklerini ifade etti.
Diyarbakır’dan barış mesajı
Diyarbakır’dan çağrıda bulunan Ergin, çocukların geleceğinin geçmişte yaşanan acılara mahkûm edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bir kişinin daha hayatını kaybetmemesi, annelerin evlat acısı yaşamaması ve gençlerin silah yerine eğitim ile üretime yönelmesi gerektiğini belirten Ergin, bunun yolunun sağduyu, samimi diyalog, istişare ve ortak akıldan geçtiğini kaydetti.
“Türkiye’nin yeni bir dili büyütmeye ihtiyacı var”
TBMM’de ortaya çıkan iradenin daha geniş bir toplumsal mutabakata dönüştürülmesi gerektiğini belirten Ergin, siyasette “ben” ve “sen” yerine “biz” anlayışının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Ergin, “Öfke yerine sükûnet, çatışma yerine diyalog, intikam yerine adalet, ayrışma yerine kardeşlik, korku yerine güven, kutuplaşma yerine istişare” anlayışının takipçisi olacaklarını ifade etti.
Saadet Partisi’nin meselesinin herhangi bir siyasi partinin değil, Türkiye’nin başarısı olduğunu belirten Ergin, açıklamasını “Barışın, adaletin ve kardeşliğin yolu açık olsun.” sözleriyle tamamladı.





