Çermik’in tarihi ve doğal zenginliklerini görmek isteyenler, ilçeye bireysel olarak ya da gezi ve doğa kulüpleri aracılığıyla gelmeye devam ediyor. Bölgeyi ziyaret eden Tigris Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü yöneticisi Ali Alioğlu, düzenledikleri etkinlikler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Alioğlu, her yıl düzenli olarak gerçekleştirdikleri doğa faaliyetleriyle Diyarbakır’ın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmayı ve bu alanların korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Doğa yürüyüşleri sayesinde kentin henüz yeterince bilinmeyen güzelliklerini vatandaşlarla buluşturduklarını belirten Alioğlu, etkinliklerin aynı zamanda hareketli ve sağlıklı yaşamı teşvik ettiğini ifade etti.

Düzenlenen faaliyetlere yalnızca Diyarbakır’dan değil, farklı kentlerden kulüp üyeleri ve doğa tutkunlarının da katıldığını aktaran Alioğlu, bu etkinliklerin kentin tanıtımına katkı sağladığını dile getirdi.

Diyarbakır Kral Yolu’nun tarih ve doğanın bir arada bulunduğu önemli kültür ve doğa rotalarından biri olduğunu belirten Alioğlu, güzergahın Diyarbakır sınırları içerisindeki bölümünün farklı ilçelerden geçtiğini ve ziyaretçilere tarihi yapılar, eski patikalar, vadiler, kanyonlar, köprüler, doğal oluşumlar ve kırsal yaşamı birlikte görme fırsatı sunduğunu kaydetti.

Diyarbakır’da yürütülen proje kapsamında yaklaşık 351 kilometre uzunluğunda, 32 farklı etaptan oluşan yürüyüş rotalarının oluşturulduğunu ifade eden Alioğlu, bu güzergahların yalnızca yürüyüş parkuru olmadığını, tarih, kültür, doğa ve kırsal yaşamın bir arada deneyimlenebildiği önemli bir miras alanı niteliği taşıdığını söyledi.

Çermik’te bulunan Yabanardı Şelalesi’nin Kral Yolu’nun öne çıkan doğal güzelliklerinden biri olduğunu belirten Alioğlu, özellikle yağışların yoğunlaştığı dönemlerde su seviyesinin yükselmesiyle şelalenin daha etkileyici bir görünüme kavuştuğunu aktardı. Dere yatağı, kayalık bölgeler ve doğal bitki örtüsüyle alanın doğa yürüyüşleri açısından da dikkat çektiğini ifade eden Alioğlu, Yabanardı Şelalesi için orta zorluk seviyesinde yürüyüş parkurlarının belirlendiğini söyledi.

Şeyhandede Şelalesi’nin ise Şeyhan Vadisi içerisinde yer aldığını belirten Alioğlu, yaklaşık 32 metre yükseklikten akan şelalenin kayalık yapısı, su kaynakları ve çevresindeki doğal bitki örtüsüyle öne çıktığını kaydetti. Şelalenin Karacadağ volkanizmasıyla bağlantılı bazalt sütunları üzerinden akmasının bölgeye özgü bir doğal görünüm oluşturduğunu ifade eden Alioğlu, alanın 2021 yılında Yabanardı-Şeyhandede Tabiat Parkı olarak ilan edildiğini hatırlattı.

Yabanardı ve Şeyhandede şelalelerini birbirine bağlayan güzergahın Kral Yolu’nun doğa ve kültür bakımından önemli bölümlerinden biri olduğunu belirten Alioğlu, rota üzerinde şelalelerin yanı sıra dere yatakları, eski değirmenler, küçük su şelaleleri ve bölgenin zengin bitki örtüsünün de görülebildiğini söyledi.

Tigris Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü olarak bölgedeki rotaları bilen ve düzenli şekilde kullanan bir grup olduklarını ifade eden Alioğlu, faaliyetler sırasında çevresel sorunları, eksiklikleri ve riskleri gözlemlediklerini belirtti. İlgili kurumlar ve yerel yönetimlerin dikkatine sunulabilecek noktaları tespit etmeye çalıştıklarını aktardı.

Alioğlu, günübirlik piknik ve gezi amacıyla bölgeye gelen vatandaşlara çöplerini doğaya bırakmamaları, doğal alanlara zarar vermemeleri ve çevre temizliğine dikkat etmeleri yönünde bilgilendirmelerde bulunduklarını söyledi.

Belediyelerin belirli dönemlerde gerçekleştirdiği temizlik ve çevre düzenleme çalışmalarını olumlu karşıladıklarını belirten Alioğlu, yoğun ziyaretçi dönemlerinde bırakılan atıkların bu çalışmaların etkisini azaltabildiğine dikkat çekti.

Doğanın korunmasının yalnızca belediyelerin veya ilgili kurumların sorumluluğunda olmadığını vurgulayan Alioğlu, doğal alanlardan yararlanan herkesin çevreyi koruma konusunda sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Kaynak: (İHA)