ABD merkezli enerji şirketi TransAtlantic Petroleum Yönetim Kurulu Başkanı Malone Mitchell, Diyarbakır Havzası'ndaki petrol ve doğal gaz potansiyeline ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD'li Continental Resources ile birlikte Diyarbakır Havzası'nda yürütülen çalışmalar hakkında konuşan Mitchell, bölgenin uzun vadede Türkiye'nin enerji arzında önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi.

Mitchell, Diyarbakır ve Trakya havzalarının Türkiye'nin en önemli konvansiyonel olmayan hidrokarbon sahaları arasında yer aldığını belirterek, bu bölgelerde yaklaşık 18 yıldır faaliyet gösterdiklerini ve Kuzey Amerika'da kullanılan yatay sondaj teknolojisini Türkiye'ye taşıdıklarını ifade etti.
Günlük 250 Bin Varil Petrol Hedefi
Diyarbakır Havzası'nın tam kapasiteye ulaşması halinde günlük 250 bin varil petrol ile 25 milyon metreküpten fazla doğal gaz üretilebileceğini belirten Mitchell, doğal gaz üretiminin ilerleyen dönemde 25 ila 50 milyon metreküp seviyelerine çıkabileceğini söyledi.

Türkiye'nin günlük petrol tüketiminin yaklaşık 1 milyon varil olduğuna dikkat çeken Mitchell, Diyarbakır Havzası'nın tek başına ülkenin petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.
Beş Yılda 25 Sondaj Kulesi

Mitchell, sahadaki çalışmaların planlandığı şekilde ilerlemesi halinde önümüzdeki 5 yıl içinde yaklaşık 25 sondaj kulesinin faaliyete geçebileceğini belirtti. Yatay sondaj teknolojisi sayesinde her kulenin birden fazla dikey kuyunun verimliliğini sağlayabileceğini kaydeden Mitchell, bu yöntemle daha az yüzey alanı kullanılarak daha yüksek üretim elde edilebileceğini ifade etti.
"Türkiye İstikrar Sunuyor"
Türkiye'nin enerji yatırımları açısından önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Mitchell, ülkenin jeopolitik konumu ve yatırım ortamındaki istikrarın uluslararası enerji şirketleri açısından önemli olduğunu söyledi.

Mitchell, TPAO ile kurdukları ortak girişimi şirketlerinin dünya çapındaki en önemli projelerinden biri olarak değerlendirdiklerini belirterek, projenin yalnızca üretime değil, aynı zamanda yerli iş gücünün eğitilmesine ve teknik bilgi transferine de katkı sağlayacağını ifade etti.




