Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde yürütülen Nurettin Özgen araştırmasında, Bismil’in iklim özellikleri ile bu özelliklerin insan yaşamına etkileri kapsamlı şekilde incelendi. Araştırmaya göre ilçede görülen iklim yapısı, tarih boyunca yerleşimlerin konumundan tarım faaliyetlerine, konut mimarisinden günlük yaşam alışkanlıklarına kadar birçok alanı doğrudan etkiledi.

Yaz aylarında su açığı belirginleşiyor

Araştırmada kullanılan Thornthwaite su bilançosu analizine göre, Kasım ayıyla birlikte toprakta su birikimi başlıyor ve Aralık-Nisan döneminde toprak suya doyuyor. Ancak sıcaklıkların yükseldiği Mayıs ayından itibaren buharlaşmanın artmasıyla yer altı su rezervleri hızla azalıyor. Haziran ayında başlayan su açığı, Kasım ayına kadar devam ederek özellikle tarımsal faaliyetleri etkiliyor.

Yerleşimler iklime göre şekillendi

Araştırmada, Dicle Nehri’nin su seviyesindeki dönemsel değişimlerin tarih boyunca Bismil’deki yerleşim düzenini etkilediği belirtildi. Yağışlı dönemlerde taşkın riski nedeniyle yerleşimlerin daha yüksek kesimlere taşındığı, kurak dönemlerde ise yeniden nehir vadisine yakın alanlarda yoğunlaştığı ifade edildi. Bu değişimin bölgedeki çok sayıdaki höyük ve eski yerleşim alanlarında izlenebildiği kaydedildi.

Tarım ve mimari iklim koşullarına göre gelişti

Araştırmada, Bismil’de buğday ve arpa gibi temel tarım ürünlerinin gelişiminde kış sonu ve ilkbahar başındaki yağışların büyük önem taşıdığı vurgulandı. Yaz aylarında yaşanan sıcak ve kurak hava nedeniyle ise sulamanın üretim açısından kritik olduğu belirtildi.

Çalışmada ayrıca, bölgenin geleneksel mimarisinin de iklim şartlarına göre şekillendiği ifade edildi. Yazın serin, kışın sıcak tutma özelliği nedeniyle kerpiç yapıların yaygın olarak kullanıldığı, tarım alanlarında çalışanların sıcaklardan korunması amacıyla ise “hollik” ve “kepir” adı verilen geçici barınakların inşa edildiği aktarıldı.

Muhabir: Vedat Çelebi