Kuzeydeki Silvan Platosu ile güneydeki Mardin Eşiği Platosu arasındaki senklinal depresyon üzerinde yer alan Bismil, coğrafi konumu ve Dicle Nehri'nin sağladığı imkânlar sayesinde Paleolitik dönemden günümüze kesintisiz bir yerleşim sahası olma özelliğini koruyor.
Akdeniz ile Karasal İklim Arasında Bir Geçiş Yöresi
Araştırmada elde edilen iklim verilerine göre Bismil, Akdeniz iklimi ile Karasal iklim arasında geçiş özelliği gösteren yarı kurak step iklimi karakterine sahiptir.
- Sıcaklık Değerleri: 15 yıllık meteorolojik verilere göre Bismil'de yıllık ortalama sıcaklık 15.7 °C’dir. En sıcak ay 30.4 °C ortalama ile Temmuz, en soğuk ay ise 2.5 °C ortalama ile Ocak olarak kaydedilmiştir. Yörede ölçülen mutlak ekstrem sıcaklıklar ise -18.9 °C ile 46.4 °C arasında değişmektedir.
- Yağış ve Buharlaşma: Yıllık ortalama 447.9 mm yağış alan ilçede, yağışların %44'ü kış, %33'ü ise ilkbahar mevsiminde düşmektedir. Ancak yaz aylarında Basra termik alçak basıncının etkisiyle yıllık potansiyel buharlaşma miktarı 2.067 mm'ye ulaşarak ciddi bir su noksanlığı yaratmaktadır.
Gizli Karstlaşma ve Çökme Dolinleri
Bismil-Batman arasındaki ova tabanında jeolojik yapıya bağlı olarak dikkat çekici jeomorfolojik oluşumlar tespit edilmiştir. Üst Miyosen-Pliyosen yaşlı Şelmo Formasyonu'nun altında yer alan jips ve kalker tabakalarının yeraltı suları tarafından eritilmesi (gizli karstlaşma) sonucu bölgede çok sayıda çökme dolini (karstik göl) meydana gelmiştir. Yörede bulunan Sabun Gölü, Akça Gölleri, Kara Göl ve Bazya Gölü bu oluşumların başlıca örnekleridir.
Bölgenin Nüfus ve Tarım Deposu
Doğal ortam şartlarının elverişliliği nedeniyle Bismil, Diyarbakır iline bağlı ilçeler arasında birinci sınıf araziye sahil en önemli ilçesidir.
- Tarımsal Potansiyel: İlçe topraklarının %79.5’ini verimli Kırmızı Kahverengi topraklar oluşturmaktadır. Arazi varlığının %94.5’inin tarım alanı olması nedeniyle çalışan nüfusun %84.99'u tarım sektöründe istihdam edilmektedir.
- Tarımsal Sanayi ve GAP: Son yıllarda makineli tarımın gelişmesiyle birlikte ilçede çırçır, un ve yağ fabrikaları gibi tarıma dayalı sanayi tesislerinin sayısı artış göstermiştir. GAP kapsamındaki Batman ve Silvan barajlarının tam kapasiteyle devreye girmesi durumunda yöredeki sulu tarım imkânlarının ve ürün çeşitliliğinin katlanarak artması beklenmektedir.




