Bir forma da yalnızca kumaştan ibaret değildir. Bir insanın sevgisini, aidiyetini ve takımına duyduğu bağlılığı temsil eder. Hiç kimse giydiği forma nedeniyle aşağılanamaz, tehdit edilemez veya formasını çıkarmaya zorlanamaz.
Amedspor–Trabzonspor karşılaşması öncesinde iki üzücü olay yaşandı.
İlk olay Trabzon’da meydana geldi. Trabzon Meydanı’nda eşiyle birlikte dolaşan ve üzerinde Amedspor forması bulunan Diyarbakırlı bir kadın, çevresini saran bazı kişilerin sözlü saldırısına ve hakaretlerine maruz kaldı. Kadından formasını çıkarması istendi, kendisine ayrımcı ve suçlayıcı ifadeler yöneltildi. Amedspor Kulübü olayı kınayarak hukuki süreç başlatılacağını ve yaşananların Trabzon’a veya Trabzonspor camiasına mal edilmemesi gerektiğini açıkladı.
İkinci olay ise Ergani’de yaşandı. Karşılaşma için Diyarbakır’a gelen Trabzonspor taraftarlarını taşıyan otobüslerden biri, ilçeden geçtiği sırada taşlı saldırıya uğradı. Taşlanan araç Trabzonspor takım otobüsü değil, bordo-mavili taraftarları taşıyan otobüslerden biriydi. Otobüsün bir camı hasar gördü ve kısa süreli arbede yaşandı. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle olay büyümeden kontrol altına alındı. Diyarbakır Valiliği de saldırının münferit olduğunu ve iki kulüp camiasına mal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Şimdi önümüzde birbirine benzeyen iki yanlış var.
Trabzon’da bir kadının Amedspor forması nedeniyle hedef alınması da Ergani’de Trabzonspor taraftarlarını taşıyan otobüse taş atılması da aynı tahammülsüzlüğün iki farklı yüzüdür.
Birini kınayıp diğerini görmezden gelemeyiz.
Kardeşlik, yalnızca kendi tarafımız zarar gördüğünde hatırlanacak bir söz değildir. Gerçek kardeşlik, kendi mahallenden birisi yanlış yaptığında da karşısında durabilmektir. Vicdanın rengi, arması ve forması olmaz.
Trabzon’da Amedspor forması giyen kadına yöneltilen hakaretleri nasıl açıkça kınıyorsak, Ergani’de Trabzonspor taraftarlarının otobüsüne atılan taşı da aynı açıklıkla kınamalıyız.
Çünkü misafire taş atılmaz!
Bir insan, formasından dolayı hedef gösterilemez!
Hiç kimse desteklediği takımın formasını çıkarmaya veya gizlemeye zorlanamaz. Hiçbir taraftar da deplasmana giderken can güvenliği konusunda endişe yaşamamalıdır.
Ancak iki olay üzerinden Trabzon’u, Diyarbakır’ı, Ergani’yi, Amedspor’u veya Trabzonspor’u suçlamak da büyük bir haksızlık olur. Bir şehir, içindeki en öfkeli kişinin davranışıyla tanımlanamaz.
Trabzon, Meydan’da hakaret eden birkaç kişiden ibaret değildir. Ergani de yol kenarından taş atanlardan ibaret değildir. Amedspor ve Trabzonspor camiaları, bu çirkin davranışlarla yan yana getirilemez.
Taşı atan da formaya tahammül edemeyen de iki şehrin kardeşliğini temsil etmez.
Bu noktada yapılması gereken, olayları örtbas etmek veya küçümsemek değildir. Sorumlular hukuk önünde hesap vermeli, benzer olayların tekrarlanmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Fakat hukuki sorumluluk kişiseldir. Birkaç kişinin eylemi yüzünden bütün şehirleri ve taraftar topluluklarını suçlamak, kardeşliği güçlendirmez; tam tersine yeni kırgınlıkların kapısını açar.
Amedspor ile Trabzonspor arasındaki bağ, Trabzon Meydanı’nda yükselen birkaç öfkeli sesten ve Ergani’de atılan birkaç taştan çok daha büyüktür.
Bir tarafta Karadeniz’in hırçın dalgaları, diğer tarafta Mezopotamya’nın bereketli toprakları…
Bir tarafta bordo-mavi, diğer tarafta yeşil-kırmızı…
Renklerimiz farklı olabilir ama sevincimiz, hüznümüz ve futbola duyduğumuz tutku aynıdır. Karadeniz’in “Uşağım” diyen sesiyle Diyarbakır’ın “Biremin” diyen selamı aynı kardeşlik duygusunda buluşur.
Tribünlerden Kazım Koyuncu’nun ezgilerinin yükseldiği bir gecenin hatırasını, saldırıların ve hakaretlerin gölgesine bırakamayız. Kazım Koyuncu’nun Karadeniz’den Diyarbakır’a uzanan sesi, öfkenin ve taşların gürültüsünden daha güçlü olmalıdır.
Skor tabelası maçın sonunda kazananı ve kaybedeni yazar. Fakat toplumsal hafıza, misafire nasıl davranıldığını ve farklı renklere ne kadar tahammül gösterildiğini kaydeder.
Otobüsün kırılan camı değiştirilir. Çıkarılması istenen forma yeniden giyilir. Fakat zedelenen güveni onarmak çok daha uzun zaman alır.
Bu nedenle taş atanların değil, çay uzatanların sesi yükselsin.
Hakaret edenlerin değil, kardeşlik türküsü söyleyenlerin sözü geçsin.
Trabzon’da Amedspor forması özgürce giyilebilsin, Diyarbakır’da Trabzonspor taraftarları güven içinde dolaşabilsin.
Amedspor ile Trabzonspor sahada rakip, bu ülkenin ortak sofrasında ise daima kardeş kalsın.




