KÖŞE YAZISI: ISLAH GÜMÜŞ
Birbirinden ne kadar farklı görünürlerse görünsünler, aynı sofrayı tatlandıran ve aynı ekmeği paylaşan bu ülkenin zengin renkleridir onlar.
Türkiye’nin güzelliği tek bir tonda, tek bir renkte değil; tam da bu zengin çeşitlilikte saklıdır.
Armalar, renkler, şehirler ve o şehirlerin bağrından kopan kulüpler… Amedspor, Trabzonspor veya memleketin başka bir köşesindeki herhangi bir takım…
İster ev sahibi olalım ister deplasmana gidelim, bu coğrafyanın kadim geleneklerinden biri “Tanrı misafiri” saydığını bağrına basmak, çayını ikram etmek ve misafirperverliği baş tacı etmektir. Bu diyarların geçmişinden bugüne süzülüp gelen kültür, skor tabelasındaki rakamlardan çok daha köklüdür.
Karadeniz’in samimi şivesiyle “Uşağım, biz kardaşız da” diyen ses ile Mezopotamya’nın içten selamıyla “Biz kardeşiz, biremin” diyen ses, aslında aynı hakikati haykırıyor. Farklı şivelerimiz ve farklı renklerimiz ayrışma vesilesi değil, bu coğrafyanın en büyük zenginliğidir.
Ne yazık ki bazen yeşil sahalardaki heyecan, tribünlerin hırsına yenik düşüyor. Bir insana, armaya veya formaya yönelik her türlü fiziki ve sözlü saldırı, nefret söylemi ve ayrımcılık yalnızca toplumsal vicdanı yaralamaz; aynı zamanda açık bir hukuk ihlalidir.
Yaşam hakkı ve kişi dokunulmazlığı anayasal güvence altındadır. Hangi forma giyilirse giyilsin, hangi kimlik taşınırsa taşınsın, hiç kimse taşkınlığın ve şiddetin hedefi olamaz. Spor sahaları suç işleme alanı değil, dostluğun ve centilmenliğin zemini olmalıdır. Barışı korumak hem vicdani hem de hukuki bir sorumluluktur.
Amedspor sahadan galibiyetle ayrılırken tribünlerde Karadeniz’in barış dolu sesi Kazım Koyuncu’nun şarkısının yankılanması işte bu nedenle çok kıymetliydi. Karadeniz’in asi ve sevgi dolu yüreği ile Diyarbakır’ın misafirperverliği o melodide birleşti.
Saha içerisinde kıyasıya mücadele etmek ve formanın hakkını vermek sporun doğasında var. Hak edenin kazanması, galibiyet sevincini doyasıya yaşaması elbette harika bir duygu…
Ancak kabul edelim ki kazanmak güzeldi; hukukun, saygının ve kardeşliğin çizgisinden sapmadan kazanmak ise hepsinden çok daha güzeldi.
Tavada hamsinin coşkusu, sofrada Diyarbakır karpuzunun bereketi, hoparlörden yükselen Kazım Koyuncu’nun sesi eksilmesin… “Uşağım” diyenle “Biremin” diyenin kardeşliği baki kalsın.
Amedspor’un alnının akıyla aldığı bu güzel galibiyet; bu topraklara barışın, adaletin ve kardeşliğin armağanı olsun.




