İslah Gümüş
Köşe yazısı
—-
Evinden, yurdundan, eşinden ve evlatlarından uzakta, kavurucu sıcağın ve zorlu koşulların altında fındık bahçelerinde üretim çarklarını döndüren bu insanlar, yalnızca birer çalışan değil; soframızdaki ekmeğin, mutfağımızdaki bereketin asıl mimarlarıdır. Nitekim büyük mütefekkir Spinoza’nın ifade ettiği gibi: “Nefret, nefretle karşılık verildiğinde büyür; ancak sevgi ve anlayışla yok edilebilir.”
Son günlerde Zonguldak’ta mevsimlik tarım işçilerimize yönelik gerçekleşen müessef saldırı, nedeni ya da gerekçesi ne olursa olsun vicdan sahibi hiçbir insanın kabul edebileceği bir durum değildir. Fındıktan tarladaki ürüne kadar toprağın en ağır yükünü sırtlayan emekçilerimizin, Zonguldak’ta uğradığı bu haksız tutum ve şiddet; yalnız o insanlara değil, toplumsal vicdanımıza vurulmuş ağır bir darbedir.
Bu topraklarda geçmişten bugüne Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez demeden omuz omuza vermiş bir milletin evlatlarıyız. Geçmişimiz ve ortak hafızamız, birbirimizi ayrıştırmak için değil; aynı gökyüzünün altında, bu topraklarda huzurla yaşamak için inşa edilmiştir. Zonguldak’ta dökülen alın terini ve helal kazanç mücadelesini kini ve öfkeyi bir kenara bırakarak korumak; aynı sofraya bağdaş kurup birbirimizin hakkını ve hukukunu gözetmek zorundayız.
Zonguldak’ta mevsimlik işçilerimizin karşılaştığı bu saldırı karşısında, kimseyi ötekileştirmeden, kırıp dökmeden, tamamen hukuk ve adalet zemininde hareket edilmelidir. Yerel idarelerin ve yetkili makamların işçilerimizin can güvenliğini ve çalışma koşullarını eksiksiz güvence altına alacak adımları atması, adaletin hızla tecelli etmesi toplumsal huzurumuzun en büyük teminatıdır. Adalet ve toplumsal düzen, ancak bu kararlı adımlarla korunabilir.
Unutmayalım ki Zonguldak bahçelerinde dökülen emeğin rengi, memleketi veya etnik kimliği yoktur. Alın terinin döküldüğü her yer kutsaldır; Zonguldak’taki işçilerimizin uğradığı saldırıyı açıkça kınayarak onların yanında durmak ve o terin değerini bilmek, ortak geleceğimize yapacağımız en büyük yatırımdır. Çünkü bir işte çalışan birinin hakkını ve güvenliğini korumak, sadece o emekçiye değil, o ekmeği paylaşan tüm topluma verilen değerdir.
İslah Gümüş
Yazar





