Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda hazırlanan ve merakla beklenen "Yapay Zekâ Eylem Planı", düzenlenen kapsamlı bir zirveyle kamuoyuna duyuruldu. Devletin zirvesinin katılımıyla paylaşılan stratejik yol haritası, yapay zekayı ekonomik kalkınmanın ana motoru haline getirmeyi, ulusal verileri güvence altına almayı ve yerli yapay zekâ modellerini geliştirmeyi hedefliyor.

"Veri Tarlası Değil, Üreten Güç Olmalıyız" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, zirvede yaptığı konuşmada yapay zekânın sadece bir teknoloji değil, aynı zamanda milli egemenliğin dijital güvencesi olduğunu belirtti. Bakan Kacır, ülkelerin karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekerek, “Kendi verisini koruyamayan ve kendi dil modellerini geliştiremeyen ülkeler, küresel sistemde birer veri tarlasına dönüşme riskiyle karşı karşıyadır” dedi. Türkiye’nin bu noktada insanlık ve vatandaş refahı için çözüm odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti.

Teknoparklar ve Girişimcilikle Güçlenen Altyapı Türkiye’nin son 23 yılda inşa ettiği 114 teknopark, 1300’ü aşkın teknoloji girişimi ve 1700’ü geçen tasarım merkezi, bu yeni dönemin en büyük güvencesi olarak dikkat çekiyor. Savunma sanayisinde elde edilen kritik tecrübelerin; mobilite, sağlık, eğitim ve uzay teknolojileri gibi sivil alanlara aktarılması planlanıyor.

Eğitimden Üretime Geniş Bir Ekosistem Ulusal kapasiteyi artırmak amacıyla TÜBİTAK bünyesinde kurulan Yapay Zekâ Enstitüsü, çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Özellikle "Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Projesi" gibi inisiyatiflerle yerli çözümler geliştirilirken, girişim sermayesi fonlarına aktarılan 150 milyon dolarlık kaynak, yerli yazılımcıların ve genç yeteneklerin önünü açmayı hedefliyor.

Kaynak: Haber Merkezi