Yıllardır aile tarafından muhafaza edilen ve bölge hafızasında önemli bir kültürel miras olarak görülen tabloda, klasik medrese geleneğine uygun bölgenin konuştuğu orijinal Kurmancî Kürtçesiyle kaleme alınmış dua ve nasihat metni yer alıyor.
Derleyen: Musa Çelebi
Metin, Allah’a yakarışla başlıyor ve doğruluk, adalet, cömertlik, merhamet, anne-babaya saygı, fakirlere yardım, dünya hayatının geçiciliği ve ahirete hazırlık gibi birçok ahlaki öğüt içeriyor.
Metinde çeviride küçük bir metinde şu ifadeler dikkat çekiyor:
“Me ji bendeyên xwe yên comerd, dilsoz û xwedî exlaqê baş bike. Bila em li kesî zulmê nekin û kesî biçûk nebînin. Me ji wan kesan bike ku ji mirovan re qenciyê dikin.”
Türkçe karşılığında ise şu ifadeler yer alıyor:
“Bizleri cömertlik, vefa ve güzel ahlak sahibi kullarından eyle. Kimseye zulmetmeyelim, kimseyi hor görmeyelim. İnsanlara iyilik edenlerden olalım.”
بسم الله الرحمن الرحيم
(Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla)
1. Beyit:
Kürtçe: Xwedaya tu Ehkemûl Hakimîn / Tûyî hey û heyî heta ebedîn
Türkçe: Allah'ım, sen hüküm verenlerin en hayırlısısın (Ahkemül Hakiminsin) / Sen dirisin ve ebediyete kadar dirilmeye devam edeceksin.

Bismîllahîrrehmanîrrehîm
1. Xwadayê tu yî Ehkemul Hakîmîn / Tu yî hey û heyî ebedel ebidîn
2. Çi tiştê ma siwê ins û cin û melek / Vexwarin cama mewtê bê rayb û şek
3. Qelem ra bibe her çi sewda bi rext û şîn / Ji bo Nûrî û rûxsar û kinc û libasê reşîn
4. Bi xûna yekî mertiyek pir hazîn / Ji bo 'emr û wext û daxê min beden sengîn
5. Ruhê Nûrî ya Reb bikî şadiman / Di nav hûr û xulaman û baxê cinan
6. Guli 'alem û şêx û hem xewacekî / Li ser Nûrî bigrîn bi reft û şefeq
7. Bixwînin li ser wî sehergeh û şam / Ji Qur'an û Yes û xetme temam
8. Çiko ehlê 'ilm û rewan hez dikin / Bi can û bi mal xizmeta wî dikin
9. Felek hey felek dikişîne hizin û xem / Tula wî û kî Nûrî, Nûrî naçî ji bîra min
10. Îlahî tu Nûrî bikî şadiman / Li cem hûr û qesr û koşkê cinan
11. Bi cûd û 'eta û wefa û kerem / Ne kerdûne Rûm û ne Kurd û ne 'Ecem
12. Çi cih ko Nûrî daxuyandî me han / Jibo wî dihatî çi sefregiran
13. Li ser sefrê wî kombûn xwas û 'am / Dixwarin gelek reng û reng ta'am
14. Ji şah û wezîr û ji agha û mîr / Jî derwêş û miskîn û canan û pîr
15. Duxanî, tûtûn, şerbet û şîr / Ji çay û qehwe û şeraba xebîr
16. Futûwwet, murûwwet, semahet hebû / Celadet, sexawet, şeca'at zêde bû
17. Tu nîn e li cem ehlê însaf û dîn / Bi manendê Nûrî li kûra zemîn
18. Bimînin evan law û ahfadê wî / Bi 'emrekî tawîl bi qanûnê wî
19. Rehîma 'efû ke çi teqsîra wî / Bi yarî nêre xema li ser qebrê wî
20. Xwadayê tu Nûrî bikî şadiman / Bi hûr û wildan û qesrê cinan
21. Peyasê qeleb her daxwaz ke kelam / Li ser wî bixwînim xem û ma selam
22. Ji Nûrî re biken da'wetek da sefa / Li ber qebrê Nûrî bixwînin Fatiha
Dîrok (Tarih): 22 - 3 - 1926
2. Türkçe Çevirisi (Anlamı)
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. Ey Allah'ım! Sen hüküm verenlerin en mutlak hâkimisin. Sen Hayy'sın (ebedi
hayat sahibisin) ve ebediyet boyu var olansın.
İnsan, cin ve meleklerden geriye ne kalırsa kalsın; hepsi şüphesiz ve haksız ölüm
kadehini tatmıştır/tadacaktır.
Kalem, bu yas kıyafetleri ve ağıtlarla ne yazdıysa; Nuri'nin gidişi, onun cemali ve
giyilen siyah elbiseler içindir.
Çok hüzünlü birinin gözyaşıyla (kanıyla); onun ömrü, zamanı ve bedenimi taş gibi
ağırlaştıran bu acı için yazıldı.
Ya Rab! Sen Nuri'nin ruhunu şad eyle; cennet bağlarında, huriler ve gulamlar
(hizmetçiler) arasında eyle.
Âlemin gülleri, şeyhleri ve tüm ileri gelenleri; Nuri'nin ardından şafak vakti ve
gidişiyle ağlasınlar.
Onun üzerine sabah ve akşam vakitlerinde; Kur'an'dan, Yasin'den tam hatimler
okusunlar.
Çünkü ilim ve irfan ehli olanlar onu çok severdi; canıyla ve malıyla ona seve seve
hizmet ederdi.9. Felek, ah felek! Hep hüzün ve gam getiriyor. Nuri'nin gidişiyle o nur, asla aklımdan
ve hafızamdan çıkmıyor.
10. İlahi! Sen Nuri'yi şad eyle; cennet köşklerinde, saraylarında ve hurilerin yanında
ağırlat.
11. Onun cömertliğini, ihsanını, vefasını ve keremini; ne Rum (Osmanlı/Batı) gördü,
ne Kürt ne de Acem (İran) gördü.
12. Nuri'nin konakladığı, bulunduğu her yere; onun hürmetine ne büyük ve görkemli
sofralar kurulurdu.
13. O sofranın etrafında seçkin (has) insanlar da sıradan (avam) insanlar da toplanır;
renk renk, çeşit çeşit yemekler yerlerdi.
14. Şahlardan, vezirlerden, ağalardan ve mîrlerden tutun; dervişlere, fakirlere,
dostlara ve pirlere kadar herkes oradaydı.
15. Tütünler, şerbetler ve sütler; çaylar, kahveler ve en güzel içecekler ikram edilirdi.
16. Onda yiğitlik, mürüvvet ve cömertlik vardı; cesaret, cömertlik ve şecaat onda
fazlasıyla mevcuttu.
17. İnsaf ve din ehli arasında, yeryüzünün hiçbir yerinde Nuri'nin bir benzeri daha
yoktur.
18. Onun çocukları ve torunları, onun koyduğu bu asil usul ve kanunla uzun bir ömür
sürsünler.
19. Ey Rahim olan Allah'ım! Onun kusurlarını affet; mezarının üzerindeki kedere
dostça ve rahmetle nazar eyle.
20. Allah'ım! Sen Nuri'yi şad eyle; cennet saraylarında genç hizmetçiler (wildan) ve
hurilerle eyle.
21. Kalem sahipleri ve kelam erbabı onun için dilekte bulunsun; ben de onun üzerine
hüznümü okuyup selamımı göndereyim.
22. Nuri için safa ve huzur dolu dualar edin; Nuri'nin kabri (mezarı) başında Fatiha
Ev nivîs wergera Kurmancî ya wateya berê ye

Bölge büyüklerinden aktarılan bilgilere göre Dêrişli Seyda Mele Mehemê ile Nûriyê Arif arasında güçlü bir dostluk ve karşılıklı saygı bulunuyordu.
Nûriyê Arif’in özellikle âlimlere ve seydalara gösterdiği hürmet, bölgede dilden dile anlatılan hatıralar arasında yer alırken, bu dua tablosunun da Seyda’nın ona duyduğu sevginin en anlamlı hatıralarından biri olduğu ifade ediliyor.
Medrese edebiyatının izlerini taşıyor
Uzmanlara göre tabloda yer alan metin, klasik Kürt medrese edebiyatı üslubuyla kaleme alınmış ahlaki ve tasavvufi bir nasihat metni görünümündedir.





