Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, dünya madencilik tarihine ışık tutacak önemli bulgulara ulaşıldı.

Kazılarda, madenin ilk elden işlendiği yaklaşık 9 bin yıllık bir işlik alanı ortaya çıkarılırken, işliğin merkezinde ve yakın çevresinde yaklaşık 25 malakit ve bakır nesne bulundu. Daha geniş çalışma alanındaki örneklerle birlikte buluntu sayısının yaklaşık 42’ye ulaştığı belirtildi.

Çayönü’nde yerleşim M.Ö. 12 binlere uzanıyor

Ergani Ovası’nda, Dicle Havzası içerisinde yer alan Çayönü Tepesi’nde M.Ö. 12 binlerden başlayan yerleşim evreleri bulunuyor.

Diyarbakır'da 9 Bin Yıllık Madencilik Işliği Ortaya Çıkarıldı 5

Yerleşme, 1963 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında tespit edilirken, ilk kazılar 1964 yılında Prof. Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından başlatıldı.

Çayönü’nde bugüne kadar yapılan çalışmalarda;

  • Göçebelikten yerleşik yaşama geçiş
  • Avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçiş
  • Tarımın başlangıcı
  • Erken dönem madencilik faaliyetleri

konularında dünya uygarlık tarihine ışık tutan önemli verilere ulaşıldı.

Diyarbakır'da 9 Bin Yıllık Madencilik Işliği Ortaya Çıkarıldı 3

1991 yılında güvenlik nedeniyle ara verilen kazılar, 2015’te yeniden başlatıldı.

2026 kazıları mayıs ayında başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında yürütülen 2026 sezonu kazıları mayıs ayında başladı.

Ekip, bu yıl yaklaşık 50 yıl sonra yeniden Çayönü’nün batı alanında çalışmalara yoğunlaştı.

“Çayönü her zaman bizleri şaşırtan bir alan”

Diyarbakır'da 9 Bin Yıllık Madencilik Işliği Ortaya Çıkarıldı 7

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, batı kesimindeki çalışmalar sırasında beklemedikleri yeni verilere ulaştıklarını belirterek, Çanak Çömlek Neolitik dönemin en erken aşamalarından Proto-Hassuna dönemine ait buluntular tespit ettiklerini söyledi.

Sarıaltun, “Çayönü her zaman bizleri şaşırtan bir alan. Bununla beraber batıda bulunmayan bir dönemi de açığa çıkarttık. Çanak Çömlek Neolitik dönemin en erken aşamalarından biri olan Proto-Hassuna dönemine ait verilere sahip olduk.” dedi.

Tespit edilen Proto-Hassuna dönemi çanak çömleklerinin M.Ö. 6800-6600 yılları civarına tarihlendiğini belirten Sarıaltun, kesin tarihin Karbon 14 ve diğer analizlerle daha net ortaya çıkarılacağını ifade etti.

5 metrekarelik madencilik işliği

Diyarbakır'da 9 Bin Yıllık Madencilik Işliği Ortaya Çıkarıldı 4

Sezonun en önemli keşiflerinden biri, çevresinde en az 6 dikme deliği bulunan ve ortasında yuvarlak ya da yuvarlağa yakın biçimde sınırlandırılmış taş döşemeli işlik alanı oldu.

İşlik içerisinde;

  • Ham iri malakit parçaları
  • İşlenmiş malakitler
  • Yarı işlenmiş malakit örnekleri
  • Bakır boncuklar
  • Bakır nesneler

tespit edildi.

Diyarbakır'da 9 Bin Yıllık Madencilik Işliği Ortaya Çıkarıldı 6

Sarıaltun, işliğin yaklaşık 5 metrekarelik bir alanı kapladığını ve sınırlarının bütünüyle belirlenebildiğini söyledi.

Merkezde 18 malakit bulundu

İşliğin merkezinde 18 malakit örneği bulunduğunu belirten Sarıaltun, çevredeki buluntularla birlikte bu sayının 24-25’e ulaştığını ifade etti.

Daha geniş kazı alanındaki madencilik buluntularıyla birlikte yaklaşık 42 malakit ve bakır nesnenin tespit edildiği belirtildi.

Sarıaltun, bazı örneklerin işlenmiş, bazılarının yarı işlenmiş, bazılarının ise ham halde bulunduğunu kaydetti.

“Bakırcılığın da başladığı yer”

Diyarbakır'da 9 Bin Yıllık Madencilik Işliği Ortaya Çıkarıldı 2

Buluntuların Çayönü’ndeki uzmanlaşmış üretimin madencilik alanında da sürdüğünü gösterdiğini belirten Sarıaltun, “Taş aleti teknolojisini yapan ustalar, kemik aleti yapan ustalarla beraber bakırcılığın da başladığı yer.” ifadelerini kullandı.

Kazılarda ayrıca;

  • Kemik işlik alanları
  • Taş alet işlikleri
  • Çakmaktaşı işlikleri
  • Obsidyen işlik alanları

ortaya çıkarıldı.

Diyarbakır'da 9 Bin Yıllık Madencilik Işliği Ortaya Çıkarıldı 1

Madencilik faaliyetleri yaklaşık 3 bin yıl sürmüş

Çayönü’nde madenciliğin M.Ö. 9100’lü yıllarda başladığına ilişkin bulguların daha önce bilindiğini ifade eden Sarıaltun, yeni keşfedilen işliğin M.Ö. 6900-6800 yıllarına ait olduğunu söyledi.

Sarıaltun, “M.Ö. 9100’lerde başlayan madencilik, M.Ö. 6800’lerde net bir şekilde Çayönü’nde işleniyor. Bu da yaklaşık 3 bin yıla tekabül ediyor.” dedi.

Ustanın gölgesi bile düşünülmüş

A W778994 14

İşlik çevresindeki en az 6 dikme deliğinin bir gölgelik sistemine işaret ettiğini belirten Sarıaltun, Çayönü halkının çalışma alanlarını özenle oluşturduğunu kaydetti.

Sarıaltun, “En azından bunun 3 bin yılında Çayönü ahalisi madencilikle ilgili nitelikli bir şekilde faaliyetler yürütmüş. Bunu da en az mimarisi kadar özen göstererek, işliklerinin gölgesine kadar düşünerek dikme delikleriyle bir gölgelik yaptıklarını söyleyebiliriz. Çayönü’nde çalışan ustanın konforu bile değerliymiş.” diye konuştu.

“Bilimsel ve kültürel farkındalığa katkı sunuyor”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Büyükateş ise Çayönü Tepesi’ndeki çalışmaların üniversitenin öne çıkan bilimsel faaliyetlerinden biri olduğunu söyledi.

A W778994 13

Büyükateş, kazılarda elde edilen yeni bulguların dijitalleştirilmesi için de çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, araştırmaların bilimsel, kültürel ve çevresel farkındalığa güçlü katkı sunduğunu ifade etti.

Kaynak: (İHA)