Bazı yolculuklar bir gün başlar ama nereye varacağını kimse bilemez. Bizim yolculuğumuz da 8 Ağustos 2005’te başladı. Aradan 21 yıl geçti. Bugün dönüp geriye baktığımızda ardımızda yalnızca binlerce haber değil; Bismil’in 21 yıllık hatırasını görüyoruz.
21 yıl önce ilk haberimizi yazarken bugünü görebiliyor muyduk?
Hayır.
Tek bildiğimiz bir şey vardı:
Bismil’in kendi sesi olmalıydı.
İşte Bismil Haber böyle doğdu.
Musa Çelebi ve Mekin Çelebi’nin öncülüğünde başlayan bu yolculuk, yıllar içerisinde büyüdü; yüzlerce insanın emeği ve binlerce okurun desteğiyle bugünlere ulaştı.
Kolay olmadı.
Ama buna değdi.
Çünkü söz konusu Bismil’di.
⸻
21 YILDA BİR BİSMİL GEÇTİ ÖNÜMÜZDEN
21 yılda neler görmedik ki…
Dicle’nin bereket getirdiği tarlaları da gördük, emeğinin karşılığını alamadığı için kara kara düşünen çiftçimizi de…
Sabahın ilk ışıklarında kepengini açan esnafımızı da yazdık, siftah yapamadan dükkânını kapatan esnafımızı da…
Okula ilk kez başlayan çocuklarımızı gördük.
Üniversiteyi kazanan gençlerimizin sevincini paylaştık.
Bismil’den çıkıp Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde başarıya ulaşan hemşehrilerimizi gururla manşetlerimize taşıdık.
Binalar yükseldi.
Köylerimizin çehresi değişti.
Bir nesil büyüdü.
Çocuklar anne-baba oldu.
Ve biz bütün bunlara tanıklık ettik.
⸻

BAZEN HABER YAZMADIK, ACIYI YAZDIK
Gazeteciliğin en ağır tarafını da yaşadık.
Telefonumuz bazen gecenin en sessiz saatinde çaldı.
“Bir kaza olmuş…”
“Bir yangın çıkmış…”
“Bir gencimizi kaybettik…”
denildi.
O an gazeteci olduğunuzu unutursunuz.
Çünkü haberdeki isim tanıdığınız bir ailenin evladıdır.
Bir komşunuzdur.
Bir arkadaşınızdır.
Bir hemşehrinizdir.
Bir akrabamızdır.
Fotoğrafını ekrana koyar, başlığı yazarsınız.
Sonra bir süre o ekrana bakarsınız.
Çünkü bazı haberlerde kelimeler kolay yazılmaz.
Bismil’in canı yandığında bizim de canımız yandı.
Bir evladımızı kaybettiğimizde sadece ölüm haberi vermedik; bir ailenin ocağına düşen ateşe şahit olduk.
Nice büyüğümüzü uğurladık.
Nice taziyeye gittik.
Nice insanımızın ardından “Allah rahmet eylesin” yazdık.
Bugün arşivimizde onların fotoğraflarına rastladığımızda hâlâ içimiz burkuluyor.
⸻
BAZEN DE SEVİNÇTEN HABER YAZAMADIK
Her haber acı değildi elbette.
Bir öğrencimizin başarısını öğrendiğimizde onun ailesi kadar sevindik.
Bir sporcumuz madalya kazandığında gururlandık.
Bir köyümüzün yıllardır beklediği sorun çözüldüğünde mutlu olduk.
Bismil’den güzel bir haber çıktığında onu herkesten önce duyurmak için heyecanlandık.
Çünkü Bismil Haber hiçbir zaman Bismil’e dışarıdan bakan bir gazete olmadı.
Biz bu hikâyenin içindeydik.
Acısı bizim acımızdı.
Sevinci bizim sevincimizdi.
⸻

“BİSMİL HABER YAZSIN, BELKİ SESİMİZİ DUYARLAR”
21 yıl boyunca duyduğumuz bazı cümleleri hiç unutmadık.
“Bismil Haber gelsin…”
“Bunu da yazın…”
“Belki haber olursa sorunumuz çözülür…”
“Sesimizi yetkililere duyurun…”
Bu sözler bizim için bir övgüden çok daha fazlasıydı.
Bir sorumluluktu.
Çünkü bir vatandaş son çare olarak gazetecinin kapısını çalıyorsa, o insanın güvenini boşa çıkarmamak gerekir.
Her sorunu çözemedik.
Her isteğe yetişemedik.
Bazen bizim de gücümüz yetmedi.
Ama dinlemeye çalıştık.
Yazmaya çalıştık.
Sessiz kalanın sesi olmaya çalıştık.
⸻

BİZ ASLINDA BİSMİL’İN HAFIZASINI BİRİKTİRİYORMUŞUZ
İnsan yıllar geçmeden yaptığı işin anlamını tam olarak kavrayamıyor.
İlk yıllarda amacımız haber yapmaktı.
Bugün 21 yıllık arşive baktığımızda başka bir gerçeği görüyoruz:
Biz farkında olmadan Bismil’in hafızasını biriktirmişiz.
Eski fotoğrafları açıyoruz.
Bir zamanlar Bismil’in sokaklarında yürüyen ama bugün aramızda olmayan insanları görüyoruz.
Eski dükkânları…
Eski sokakları…
Köylerimizi…
Düğünleri…
Bayramları…
Taziyeleri…
Seçimleri…
Başarıları…
Felaketleri…
Bir fotoğraf karesinin içerisinde yıllar önceki Bismil karşımıza çıkıyor.
İşte o zaman 21 yılın anlamını daha iyi anlıyoruz.
Bugün yaptığımız bir haber belki yarın unutulacak.
Ama 30 yıl sonra bir çocuk o haberi açıp dedesinin fotoğrafını görebilir.
Belki de:
“Demek dedem o yıllarda böyleymiş” diyecek.
Gazeteciliğin bize bıraktığı en kıymetli miras belki de budur.
⸻

MATBAA KOKUSUNDAN CEP TELEFONLARINA
Biz gazeteciliğin büyük dönüşümüne de şahit olduk.
Gazetenin matbaadan çıkmasını beklediğimiz geceleri unutmadık.
Yeni basılmış gazetenin kokusunu…
Sayfaları tek tek kontrol ettiğimiz günleri…
Sabah gazeteyi eline alan vatandaşın manşetimize bakmasını…
Sonra internet geldi.
Sosyal medya geldi.
Akıllı telefonlar hayatımıza girdi.
Bir zamanlar ertesi sabah okunan haber, bugün olay yaşandıktan saniyeler sonra dünyanın dört bir yanına ulaşıyor.
Almanya’da yaşayan bir Bismilli de İstanbul’daki hemşehrimiz de köyünden uzakta yaşayan bir vatandaşımız da memleketindeki gelişmeleri telefonundan takip ediyor.
Araçlar değişti.
Hız değişti.
Okuma alışkanlıkları değişti.
Ama bizim için değişmeyen bir şey kaldı:
Bismil.
⸻

HATALARIMIZ DA OLDU, EKSİKLERİMİZ DE…
21 yıl boyunca her şeyi kusursuz yaptığımızı söylemek doğru olmaz.
Hatalarımız oldu.
Eksiklerimiz oldu.
Bazen yetişemedik.
Bazen yanlış anlaşıldık.
Bazen eleştirildik.
Bazen yazdığımız bir haber nedeniyle kırılanlar oldu, bazen yazmadığımız bir haber nedeniyle bize kızanlar…
Eleştirilerden ders çıkarmaya çalıştık.
Çünkü gazetecilik aynı zamanda kendisini her gün yeniden sorgulama mesleğidir.
Ancak bütün bu yıllar boyunca korumaya çalıştığımız bir ölçümüz vardı:
Bismil’in menfaati.
Siyasetçiler değişti.
Yöneticiler değişti.
Makamlar değişti.
Bizim memleketimiz değişmedi.
⸻
BU 21 YILDA YANIMIZDA OLANLARA…
Bugün bir teşekkür etme günüdür.
Bismil Haber’in kuruluşundan bugüne kadar bir harf, bir fotoğraf, bir haber, bir fikir ve bir emekle katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.
Muhabirlerimize…
Yazarlarımıza…
Çalışanlarımıza…
Bize köyünden haber ulaştıran vatandaşımıza…
Bir yanlışımız olduğunda telefon açıp uyaran büyüğümüze…
Haberimizi paylaşan gencimize…
Ve her sabah telefonunu açıp:
“Bismil’de bugün ne olmuş?”
diyerek Bismil Haber’e bakan okurlarımıza…
En büyük teşekkürümüz sizedir.
Çünkü siz olmasaydınız bu yolculuk 21 yıl sürmezdi.
⸻
BİR GÜN BİZ OLMAYACAĞIZ…
21 yıl insana zamanı da öğretiyor.
Bir zamanlar haberini yaptığımız nice insan bugün aramızda değil.
Bir gün biz de olmayacağız.
Başka gazeteciler gelecek.
Başka gençler bu klavyelerin başına oturacak.
Yeni teknolojiler çıkacak.
Belki gazetecilik bugün hayal bile edemediğimiz bir noktaya ulaşacak.
Ama bir dileğimiz var:
Bismil Haber yaşasın.
Bir asır sonra bile birileri bu arşivi açıp 2005 yılının Bismil’ine bakabilsin.
2026’da insanların neler konuştuğunu, nelere sevindiğini, nelere üzüldüğünü okuyabilsin.
Çünkü kişiler geçicidir.
Memleketin hafızası kalıcı olmalıdır.
⸻
21 YIL GEÇTİ, BİSMİL SEVDAMIZ GEÇMEDİ
Bugün 21 yaşındayız.
Saçımıza aklar düştü belki.
Yorulduğumuz zamanlar oldu.
“Artık yeter” dediğimiz günler de…
Ama ertesi sabah yine bir telefon çaldı:
“Musa abi, bir haber var…”
Ve yeniden başladık.
Belki Bismil Haber’in 21 yıllık hikâyesini en güzel anlatan şey de budur:
Hiçbir zaman tamamen duramadık.
Çünkü bu gazete bizim için yalnızca bir iş olmadı.
Bu topraklara karşı sorumluluğumuz oldu.
Bugün 21 yıl önceki heyecanımızla yeniden söz veriyoruz:
Doğru bildiğimizi yazmaya, halkımızın sorunlarını gündeme taşımaya, Bismil’in güzelliklerini dünyaya anlatmaya ve ilçemizin hafızasını geleceğe taşımaya devam edeceğiz.
Daha yazacağımız çok haber var.
Daha anlatacağımız çok hikâye var.
Daha birlikte yaşayacağımız nice güzel günler var.
21 yıl önce Bismil Haber’i kurduk.
Bugün anlıyoruz ki aslında bir gazete değil;
Bismil’in hatıra defterini açmışız.
O defter 21 yıldır yazılıyor.
Ve Allah nasip ederse daha uzun yıllar yazılmaya devam edecek.
İyi ki varsın Bismil.
İyi ki bize güvendiniz.
İyi ki 21 yıldır aynı hikâyenin içindeyiz.
Nice yıllara Bismil Haber…
Musa Çelebi
Bismil Haber Gazetesi kurucusu
8 Ağustos 2005 – 8 Ağustos 2026
21 YILDIR AYNI SEVDA: BİSMİL