Eylül, sarı bir mektup gibi

Sessizce bıraktı kendini avuçlarıma.

Sokakların yüzünde yorgun bir akşam,

Gökyüzünde yarım kalmış bir veda...

Ağaçlar, eski bir sırrı anlatır gibi

Birer birer döktü yapraklarını.

Her yaprak, geçmişten bir ses

Her rüzgâr, unutulmuş bir şarkıydı.

Güneş çekildi dağların ardından,

Gece büyüdü gündüzün içinde.

Eylül, içimde ince bir sızı,

Takvimde adı konmamış bir hüzün.

Ne tam yazdı artık, ne tam kış;

İki mevsim arasında asılı bir ömür.

Pencereme konan serinlik söyledi:

“Her başlangıç biraz ayrılıktır.”