Gökyüzünden bir damla dokunur toprağa sessizce.

Uzaklarda unutulmuş bir çocukluk hevesi,

Uyanır yağmurla, yeniden ve gizlice.

Bulutlar biriktirmiş içlerinde zamanı,

Her damla saklamış söylenmemiş bir sözü.

Yağmur iner, yıkar sokakların yorgunluğunu,

Ve yeniden aydınlatır dünyanın üzgün yüzünü.

Bir damla düşer penceremin önüne,

Bir damla karışır uzakların özlemine.

Ve yağmur sessizce yürür yeryüzünün derinliğine.

Ey yağmur! Sen yalnızca gökten düşen su değilsin,

Kurumuş dalların beklediği baharsın.

Karanlıkta yolunu arayan bir yüreğin

Sabaha tutunmasını sağlayan umutsun.

Bazen bir ayrılığın ardından gelirsin,

Bazen bir başlangıcın ilk habercisisin

Camda bıraktığın izlerden öğrenir insan,

Her gidişin içinde saklıdır bir dönüşün sesi.

Yağ ey yağmur, bütün kırgınlıkların üstüne!

Biriken tozları al götür şehirlerden.

Bir damlan umut olsun yarınını bekleyene,

Bir damlan merhamet olsun yorulan kalplere.

Ve bir gün gökyüzü yeniden açıldığında,

Güneş altın bir köprü kursun bulutlara.

İnsan anlasın, en sessiz sağanaklardan sonra

Gökkuşağı da doğarmış en güzel yarınlara.

Şimdi dinliyorum seni, gözlerim ufukta,

Her damlan bir cümle, her sesin bir iz.

Sen gökten düşerken anlıyorum yağmur,

Dünya yeniden başlar, umut tükenmedikçe...

Eylül-Ekim 2026 Diyarbakır

Hatice HERDEM