Değerli okurlarım, bu yazımda şiddet içerikli dizi/filmlerin, oyunların ve sosyal medyanın çocuklar üzerinde oluşturduğu olumsuz davranışlar, bu davranışların sonuçları ve alınabilecek önlemleri ele aldım.

Biliyorsunuz ki günümüzde çocuklar ve gençler, televizyon dizileri, filmler, çevrim içi oyunlar ve sosyal medya platformları aracılığıyla çok çeşitli içeriklere kolaylıkla ulaşabilmektedir. Özellikle şiddetin yoğun olarak yer aldığı mafya dizileri, şiddet içerikli filmler, bazı çevrim içi oyunlar ve sosyal medyada hızla yayılan şiddet veya tehlikeli davranış videoları, çocukların ve gençlerin dünyayı algılama biçimlerini ne yazık ki olumsuz etkilemektedir.

Çocukluk ve ergenlik dönemleri; kişiliğin, değerlerin, davranış biçimlerinin ve sosyal ilişkilerin şekillendiği önemli gelişim dönemleridir. Bu nedenle çocukların sürekli olarak maruz kaldıkları içeriklerin niteliği büyük önem taşımaktadır.

Şiddetin normal ve kabul edilebilir görülmesi

Mafya dizileri ve şiddet içerikli yapımlarda şiddet birçok durumda sorunları çözmenin, güç kazanmanın veya saygınlık elde etmenin bir yolu gibi sunulabilmektedir. Silah kullanmak, tehdit etmek, intikam almak veya fiziksel güç kullanmak kahramanlık ve güç göstergesi şeklinde gösterildiğinde, çocuklar bu davranışların gerçek hayattaki sonuçlarını yeterince kavrayamamaktadır.

Özellikle küçük yaştaki çocuklar, izledikleri karakterlerin davranışlarını model alır. Sürekli şiddet gören bir çocuk zamanla şiddete karşı duyarsızlaşabilir ve şiddeti olağan bir davranış olarak algılamaya başlar.

Empati ve duyarlılığın zayıflaması

Şiddetin tekrar tekrar ve yoğun biçimde gösterilmesi, başkalarının acılarına karşı duyarlılığın azalmasına yol açabilecek bir risk oluşturur. Özellikle oyunlarda veya videolarda şiddetin gerçek sonuçları gösterilmediğinde, çocuk açısından şiddet yalnızca bir “oyun” veya “eğlence unsuru” olarak algılanır.

Oysa gerçek hayatta şiddet; fiziksel yaralanmalara, psikolojik travmalara, aile ve arkadaş ilişkilerinin bozulmasına ve uzun süreli mağduriyetlere neden olabilir.

Öfke ve saldırgan davranışların artması

Şiddet içerikleriyle yoğun biçimde karşılaşmak, özellikle çocukların davranışlarını etkileyebilecek faktörlerden biridir. Bazı çocuklarda öfke kontrolünde güçlük, saldırgan oyunlar oynama, kavga etmeye daha yatkın olma veya sorunları konuşarak çözmek yerine güç kullanmayı tercih etme gibi davranışlar görülebilir.

Korku ve kaygının artması

Şiddet içerikli film ve diziler yalnızca saldırganlığı değil, korku ve kaygıyı da artırabilir. Özellikle küçük çocuklar izledikleri görüntüler ile gerçek hayat arasındaki farkı tam olarak ayırt edemezler.

Silah, ölüm, kaçırılma, tehdit, kavga ve suç görüntülerine yoğun biçimde maruz kalan çocuklarda korku, uyku problemleri, kabuslar ve çevresine karşı güvensizlik gibi sorunlar ortaya çıkar.

Şiddet içerikli çevrim içi oyunların etkileri

Çevrim içi oyunlarda oyuncuların sürekli olarak rakipleri öldürme, vurma veya yok etme üzerine ödüllendirilmesi, şiddeti oyunun temel başarı mekanizmalarından biri hâline getirir.

Özellikle uzun süre ve denetimsiz oyun oynayan çocuklarda ekran başında geçirilen zamanın artması; uyku düzeninin bozulması, derslere ve sosyal ilişkilere ayrılan zamanın azalması ve gerçek yaşam etkinliklerinden uzaklaşma gibi başka sorunları da beraberinde getirir.

Sosyal medyanın etkisi

Tik Tok ve benzeri kısa video platformlarında içerikler çok hızlı tüketildiği için çocuklar ve gençler kısa süre içerisinde çok sayıda farklı görüntüyle karşılaşmaktadır. Şiddet içeren görüntülerin, zorbalığın, tehlikeli davranışların veya başkalarını küçük düşüren içeriklerin “beğeni” ve “izlenme” elde etmek amacıyla paylaşılması, gençlerde yanlış davranışların ödüllendirildiği algısını oluşturur.

Özellikle popüler olmak veya daha fazla izlenmek amacıyla tehlikeli davranışların taklit edilmesi önemli bir risk oluşturur. Çocuklar ve gençler, sosyal medyada gördükleri her davranışın gerçek hayatta güvenli veya kabul edilebilir olmadığını bilmelidir.

Mafya kültürünün özendirilmesi

Mafya temalı yapımlarda suç dünyasının bazı unsurları zaman zaman güç, para, sadakat, cesaret ve prestij kavramlarıyla ilişkilendirilir. Bu durum, özellikle henüz değer yargıları gelişmekte olan çocuklarda suç dünyasına ilişkin romantikleştirilmiş veya gerçeklikten uzak bir algının oluşmasına neden olur.

Gerçek hayatta ise organize suç; insanların özgürlüğüne, güvenliğine ve yaşamına zarar verebilen ciddi bir toplumsal problemdir. Suçun sonuçları yalnızca suç işleyen kişiyi değil, mağdurları, aileleri ve toplumu da etkiler.

Çocukları korumak için neler yapılabilir?

Çocukları bütün olumsuz içeriklerden tamamen uzaklaştırmak her zaman mümkün olmayabilir. Önemli olan, çocukların medya okuryazarlığı geliştirmesine ve gördükleri içerikleri sorgulayabilmesine yardımcı olmaktır.

- Çocuğun yaşına uygun içerikler tercih edilmelidir.

- Ebeveynler çocuklarının izlediği dizi, film ve oynadığı oyunları mümkün olduğunca tanımalıdır.

- Şiddet içeren içerikler hakkında çocukla konuşulmalı ve gerçek hayat ile kurgu arasındaki fark açıklanmalıdır.

- Çevrim içi oyun ve sosyal medya kullanımına makul sınırlar getirilmelidir.

- Çocuğun uyku, ders, spor, aile ve arkadaş ilişkileri ihmal edilmemelidir.

- Şiddet veya zorbalık içeren sosyal medya içeriklerinin paylaşılması ve taklit edilmesinin sonuçları anlatılmalıdır.

- Çocuğa sorunların şiddet yerine iletişim, empati ve iş birliğiyle çözülebileceği öğretilmelidir.

- Aileler yalnızca yasak koymak yerine çocuklarıyla açık iletişim kurmalıdır.

- Çocukların spor, sanat, kitap okuma, doğa etkinlikleri ve sosyal faaliyetlere yönlendirilmesi desteklenmelidir.

Vesselam!