Son zamanlarda denk geldiğim ve sosyal medyada da sıklıkla karşılaştığım iki oyundan bahsedeceğim. Birincisi ‘’DİSCORD’’ oyunu; İkincisi ise ‘’BAD PARENTING’’ oyunu
Merhaba Değerli Okurlarım! Son zamanlarda hepimizin canı bir hayli sıkıldı. Sevginin, saygının, bilginin yuvası olan okullar maalesef kan gölüne döndü. Herkes ne zaman bu hâle geldik? Ne oldu da bugün bu olaylar yaşandı? Diye sorar oldu. Bizler bu hâle bugün gelmedik. Bu olayların altında yatan birçok sebep var elbette.
Son zamanlarda denk geldiğim ve sosyal medyada da sıklıkla karşılaştığım iki oyundan bahsedeceğim.
Birincisi ‘’DİSCORD’’ oyunu. Bu oyun üzerinden çocuklarlave gençlerle, iletişim kurulmuş ve onlara görevler verilmiş, görevi yapmayanları da tehdit edip söylediklerini yaptırmaya çalışmışlar. Oyun üzerinden çocuklara ve gençlere okullara saldırılar düzenlenmesi gerektiğine dair görev yönlendirmesi yapılarak görevini başarıyla tamamlayanlara etabı geçme vaadi verilmiş, görevi yapamayanların ise etabı geçemeyeceği bildirilmiş. Böylece çocuklar ve gençler suça sürüklenmiş.
İkincisi ise ‘’BAD PARENTING’’ oyunu. Bu oyun, psikolojik bir korku oyunudur. İhmal, duygusal istismar ve aile içi çatışmanın anlatıldığı oyunda görseller korkunç bir şekilde yer almış. Oyunu izleyen ve oyunu oynayan çocuklar ve gençlergerçek hayatla bu oyunu birbirine karıştırdığı takdirde ciddi travma yaşar ve suça yönelir.
Şimdi birçoğunuz şunu düşünüyordur yapmasalardı. İş maalesef ki öyle değil çocuklar ve gençler o kadar hassaslar ki ve günümüzde onlara kötü örnek olabilecek onları yanlış yönlendirecek tehlike var. İnternet, internet oyunları ve sosyal medya platformları. Bunlar, çocukların ve gençlerin üzerinde ne yazık ki çok etkili.
Yaşadığımız korkunç olaylardan sonra neler yapılabilir?Devlete ve siz anne-babalara önemli görevler düşmektedir. Devlete düşen önemli görevler; her okulda dâimi güvenlik görevlisi bulundurmak. Okulun büyüklüğü öğrenci ve öğretmen sayısına göre iki ya da üç güvenlik görevlisi bulundurulması güvenlik açısından çok daha iyi olacaktır. Bununla birlikte güvenlik görevlilerinin kullanacağı X-ray cihazı, kapı dedektörü ve metal dedektör de bulundurulmalı okula giriş çıkışlarda kimlikler alınmalı böylece okullara giren çıkanın yanında ne taşıdığı ve kim olduğu da tespit edilir. Bunlar devletin alabileceği güvelik önlemleri.
Bir de evde alınabilecek önlemler var. Unutmayın ki devlet; eve gelip çocuklarınızın başında duramaz, onların neler yaptığıyla ilgilenemez. Keza öğretmenler de sizlerin çocuğunun evde ne yaptığını bilemez ki çoğu zaman siz bile çocuğunuzdan bihaberken. Siz çocuğunuzu, odasına kapanmışders çalışıyor sanırken belki de çocuğunuz bu bilgisayar oyunlarını ya da başka oyunlar oynuyordur. Anne, baba olarak sizlere düşen en önemli görev; çocuklarınızı internetoyunlarından uzak tutmak. Sosyal medya üzerinden oynanan en masum oyun bile en tehlikeli silahtır. Ayrıca çocuklarınızın kullandığı sosyal medya platformlarını takip edin ve zaman sınırlaması verin.
Çocuklarınıza, öğretmenlerine karşı saygılı olmalarını öğretin. Öğretmen, televizyon kumandası değil ki onu yönlendiresiniz. Beğenmediğinizde istediğiniz kanalı açasınız. Emin olun kibazen sizin fark edemeyip göremediğinizi öğretmen fark eder ve görür. Öğretmen ya da öğretmenler, çocuğunuz ile ilgili olumsuz bir eleştiride bulunduğunda bunu hemen kişiliğinize söylenmiş bir hakaret olarak algılamayın. Dinleyin, anlayın. Öğretmen neden böyle söylemiş, neden bu eleştiriyi çocuğunuza yapmış olabilir? Diye irdeleyin. Yanlış olan nedir, çocukta eksik olan ne ya da siz nerede yanlış yaptınız da çocuk bu hâlde? Diye düşünüp öz eleştirinizi yapın ve eksik ya da yanlış olan sebepler için çözümler arayın. Kendinizi yetersiz gördüğünüz yerde rehber öğretmen ya da psikologdan yardım alın.
Unutmayın ki sevginin de saygının da temelleri ilk ailede atılırokulda ise devamı gelir. Vesselam!