Güne hicap duyarak başlamak…

Zonguldak’a işçi olarak çalışmaya giden insanlara, söylenen aşağılayıcı sözleri ve yapılan zulmü izledim bu sabah. O kadar üzüldüm ki anlatamam… Oradaki insanların, bir avuç işçiye karşı davranışları hakikaten utanç vericiydi.

Karadeniz’den ya da Batı diye adlandırılan herhangi bir ilden bizim memleketimize, Güneydoğu Anadolu veya Doğu Anadolu’nun herhangi bir iline memur olup tayin amaçlı gelen, işçi olup iş amacıyla gelip ekmek parasını kazanan veyahut da gezme amacıyla gelen hiçbir insana bizler bu şekilde muamelede bulunmadık. Hele ki Diyarbakır halkı olarak asla onların onurunu zedeleyecek bir söz söylemedik. Aşımızı, ekmeğimizi onlarla paylaştık.

Yaklaşık 1,5 ay önce Diyarbakır’ın Ergani ilçesine hasat zamanı işçi olarak Yozgat’tan çalışmaya gelen bir amca vardı. Amcanın ismi Fikret Bolat. O amcanın biçerdöveri yanmıştı ve amca o kadar çok üzülmüştü ki memleketimin güzel kalpli insanları amcanın o hâline dayanamamış kendi aralarında para toplayıp amcaya yeni bir biçerdöver almış ve amcayı memleketine mutlu göndermişlerdi. Hatice! Yine memleketim de memleketim diyorsun seslerini duyar gibiyim… Ortada bir gerçek var ki memleketim bir kez daha insanlık örneğini sergilemişti.

Kürt, Türk, Arap, Alevî ayrımını hiçbir zaman anlamadım, anlam da veremedim. Neden bu kin, bu öfke, bu düşmanlık? Şayet bizler cennet vatanımız Türkiye içerisinde bu tür bölücü davranışlarda bulunup, ırkçı ayrım yaparsak Amerika ve İsrail’e gün doğar. Onların asıl istediği de bu Türkiye’yi kendi içinde bölmek…

Bir durumdan bahsetmek istiyorum. Çok sevdiğim Karadenizli bir ablam var. Kendisiyle üniversite son sınıfta staj döneminde tanışmıştık. Stajımı o zamanlar Ankara’da yapmıştım. Stajım bittikten sonra o ablayla görüşmeye devam ettik, yıllardır da hâlâ görüşüyoruz. Ne zaman Ankara’ya gitsem mutlaka beni misafir eder, yeri geldi evinin anahtarını bana teslim etti. Burada anlatmak istediğim aslında şu: Bazı kendini bilmez ırkçı insaniyet yoksunları yüzünden birbirimize kin tutmamalıyız. Yine üzülerek söylüyorum her yerin iyisi de kötüsü de var. Benim duam herkesin iyi olması yönünde; ama kötüler de olmasa belki de iyilerin iyiliğinin farkında olamayız.

Bugün Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav.)’in dünyaya gelişinin yıl dönümü… Hicrî takvimine göre Rebîülevvel ayının 12. gecesi. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed; adaletiyle, sabrıyla, merhametiyle, yardımseverliğiyle ve güvenirliğiyle bütün insanlara gönderilmiş ve örnek teşkil etmiştir. Hz. Muhammed (sav.) Veda Hutbesinde insanlara seslenirken Ey Türk, Ey Kürt, Ey Arap diye seslenmemiş. O, herkese hitap edecek şekilde belki de günümüzü ön görerek ırk ayrımı gözetmeksizin ‘’Ey İnsanlar!’’ diye seslenmiş.

İnsanı insan yapan; tevazu (kibirli olmama) ve alçakgönüllü (büyüklük taslamama) olup herkesi eşit görmesi kimseyi dilinden, ırkından veya dininden dolayı yargılamamasıdır. Şunu asla unutmayalım: Herkes, kedine yakışanı yapar. Bugün duam bu tür utanç verici olayların artık son bulmasıdır. Herkesin Mevlid kandili mübarek olsun.

Vessellam!