Acı, sitem, öfke... Tüm duygular iç içe karışmış halde. Bu sadece bir haber başlığı değil; bir toplumun vicdanında açılan derin bir yara, hepimizin içinde yankı bulan ağır bir sessizliktir. Bu duruma ilk önce bir insan sonra da bir psikolog olarak biraz değinmek istiyorum: Yaşanan dünkü olay beni gerçekten derinden üzdü, öfkelendirdi... Sonra dönüp dolaşıp neden, niçin oluyor bunlar neden oluyor? diye çok düşündüm.
Acı, sitem, öfke... Tüm duygular iç içe karışmış halde.
Bu sadece bir haber başlığı değil; bir toplumun vicdanında açılan derin bir yara, hepimizin içinde yankı bulan ağır bir sessizliktir.
Bu duruma ilk önce bir insan sonra da bir psikolog olarak biraz değinmek istiyorum: Yaşanan dünkü olay beni gerçekten derinden üzdü, öfkelendirdi... Sonra dönüp dolaşıp neden, niçin oluyor bunlar neden oluyor? diye çok düşündüm.
Çünkü böyle olayların ardından hep aynı sorular kalıyor geriye: Nerede gözden kaçtı? Hangi sessizlik duyulmadı? Hangi çığlık fark edilmedi?
Sevgili ebeveynler, maalesef ama maalesef işin ipi sizde burada sizi biraz suçlayıcı biraz da sitem ile ikaz edeceğim üzülerek...
Bazen bir çocuğun davranışları aniden değişmez; değişim çoğu zaman sessiz başlar. Önce içine kapanma, sonra öfke, ardından aidiyet arayışı… Ve ne yazık ki bazen bu aidiyet, yanlış kapılarda bulunur.
Eğitim sabah 8 akşam 5 arasında okulda oluyor ama asıl eğitim yuvalarda oluyor ailede oluyor. Hepinizin evladı biricik hepinizin evladı çok ama çok kıymetli ama siz bazen çok korumacı veya çok baskısı olacağım diye o evlatları elinizle yuvadan itip sokaklara salınmasına izin veriyorsunuz. Evet sokak derken tüm sosyal medya platformlarından söz ediyorum gerçi sokaklar bile oralardan daha güvenli bir alan.
Bugün çocukların en çok vakit geçirdiği yer artık odaları değil, ekranların ardındaki görünmez dünyalar. Kimlerle konuştuğunu, hangi düşüncelerin içine çekildiğini, hangi cümlelerin zihninde yankı bulduğunu bilmeden sadece fiziksel olarak yanında olmak yetmiyor.
Çocuğun mutluysa bilirsin, üzgünse bilirsin, öfkeliyse bilirsin... Bilmek zorundasın. Ebeveynlik: Çok çalışıp maddi olarak onu paşalar veya prensesler gibi yaşatayım demek değildir. Elbette bir anne baba bunu da ister ama emin olun çocuk için, özellikle 0-6 yaş ve elbette sonrası için maddi ihtiyaçlar kadar manevi ihtiyaçlar da önemli hatta daha önemlidir.
Çünkü çocuk, en çok kendisini gerçekten gören gözlere ihtiyaç duyar.
Çocuğun içinde üzüntü zamanla öfkeye dönüşür. Onu üzen şeyleri sizin fark edip ilgilenmesini ister. Siz de bu durumların çoğu zaman farkına varmayıp çocukla ilgilenmezseniz çocuk, görüldüğü, sevildiği ve en en önemlisi de güçlü ve görünür olduğu alana ait hisseder kendini ve oradan onay- kabul almak için her şeyi yapar. Tıpkı bir sosyal medya grubuna kendini ait hissetmesi gibi...
Aidiyet, insanın en temel psikolojik ihtiyaçlarından biridir. Bir çocuk bunu ailesinde bulamazsa, ne yazık ki dışarıda aramaya başlar. Bazen bir ekranın arkasında, bazen yanlış insanların arasında, bazen de geri dönüşü olmayan bir karanlığın içinde…
Lütfen!
Çocuklarınızla yakından, şevkatle, sevgiyle ve merhametle ilgilenin. Günde yarım saat bile olsa oğlum- kızım nasılsın, her şey yolunda mı, seni üzen bir şey var mı? Varsa bizimle korkmadan çekinmeden paylaşabilirsin biz senin için çözmek için buradayız. Bunlar sizin için önemsiz ve hatta bazen küçük şeyler olabilir ama bunlar, bir çocuğun dünyasında şu demektir: Seviliyorum, önemseniyorum, hata yapsam da kabul ediliyorum, zor durumdan beni kurtaracak birileri var...
Söylenecek çok şey var ama hepsi aynı kapıya çıkıyor: Çocuklara gerekli ilgiyi, şefkati, merhameti gösterin. Bugün ölen de çocuk öldüren de...🥀
Ve belki de en acı tarafı tam da bu:
Kaybettiğimiz de bir çocuktu, o tetiğe uzanan el de…
Birini toprağa verdik, diğerini ise ihmallerin, sessizliklerin ve fark edilmeyen yaraların karanlığına.
Çocuklar bir günde kaybolmaz; önce iç dünyalarında sessizce düşerler.
Bu yüzden bazen bir soruyu zamanında sormak, bir bakışı fark etmek, bir sessizliği duymak hayat kurtarır.
PSİKOLOG YEŞİM DEMİR