Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan bu talihsiz olaylar, yalnızca iki şehri değil; bir milletin ortak vicdanını derinden sarsan, yüreklere ateş düşüren acı hadiseler olarak hafızalarımıza kazınmıştır.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan bu talihsiz olaylar, yalnızca iki şehri değil; bir milletin ortak vicdanını derinden sarsan, yüreklere ateş düşüren acı hadiseler olarak hafızalarımıza kazınmıştır.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş gibi köklü geçmişe sahip, kültürüyle ve insanıyla örnek gösterilen şehirlerin böylesi olaylarla anılması, hepimiz adına derin bir üzüntü kaynağıdır. Bu şehirler tarih boyunca kardeşliğin, dayanışmanın ve insanlığın simgesi olmuştur. Ancak yaşanan bu olaylar, ihmallerin, sorumsuzlukların ve gerekli tedbirlerin alınmamasının ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Bu noktada açık ve net bir şekilde ifade etmek gerekir ki; yaşanan bu acı olayları en güçlü şekilde kınıyorum. İnsan hayatını hiçe sayan her türlü ihmal, sorumsuzluk ve duyarsızlık kabul edilemez. Hiçbir gerekçe, hiçbir açıklama bu acıların üzerini örtemez. Bu tür olayların tekrar etmemesi için sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesi, adaletin gecikmeden tecelli etmesi şarttır.
Toplum olarak en büyük beklentimiz; güvenliğin sağlanması, gerekli önlemlerin eksiksiz alınması ve bu tür acıların bir daha yaşanmamasıdır. İnsanlar evlerinden çıkarken endişe duymamalı, aileler çocuklarını korku içinde büyütmemelidir. Güvenlik bir lütuf değil, en temel haktır.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralı kardeşlerimize acil şifalar temenni ediyorum. Bu acı, hepimizin acısıdır.
Bu vesileyle bir kez daha altını çizmek istiyorum: Bu olaylar unutulmamalı, unutturulmamalı ve gerekli dersler mutlaka çıkarılmalıdır. Aksi halde aynı acıları tekrar yaşamamız kaçınılmaz olacaktır.
Yusuf Bingöl olarak; yaşanan bu elim hadiseleri derin bir üzüntüyle karşıladığımı ifade ediyor, sorumluluğu bulunan herkesin adalet önünde hesap vermesini beklediğimi açıkça dile getiriyorum.
Bugün susma değil, ses yükseltme günüdür.
Bugün unutma değil, ders çıkarma günüdür.
Ve bugün, acıları paylaşarak daha güçlü bir toplum olma günüdür. (Misafir Yazar: Yusuf BİNGÖL)