Bismil sadece üzerinde yaşadığımız bir toprak parçası değildir. Burası bizim hafızamız, emeğimiz, geçmişimiz ve geleceğimizdir.

Bu topraklarda doğan, bu sokaklarda büyüyen, Dicle’nin suyunu, Bismil’in sıcağını ve insanının derdini bilen herkesin bu ilçeye karşı bir sorumluluğu vardır.

Bugün siyasette, bürokraside, kamuoyunda veya farklı alanlarda adı duyulan Bismilliler varsa, onların başarısı yalnızca kendi başarıları değildir. Çünkü insan nereden geldiğini unutmadığı zaman, bulunduğu makamın anlamı daha da büyür.

Bismil’in evlatları nerede olursa olsun, memleketlerinin sesini duymalıdır.

Çünkü burada hâlâ iş bekleyen gençler var.
Hâlâ fırsat bekleyen insanlar var.
Hâlâ kendisini göstermek isteyen yetenekli çocuklar var.
Hâlâ kültürünün, tarihinin ve değerlerinin daha fazla tanınmasını bekleyen bir ilçe var.

Bismil’in ihtiyacı sadece konuşan insanlara değil, elini taşın altına koyan insanlara ihtiyacı var.

Siyaset sadece seçim zamanı hatırlanan bir kavram olmamalı. Bir makam, insanın doğduğu yere sırtını dönmesi için değil; doğduğu yere hizmet edebilmesi için bir imkân olmalı.

Bugün Bismil’den çıkıp önemli yerlere gelenlere düşen görev, memleketini unutmamaktır.

Bir gencin önünü açmak…
Bir öğrencinin elinden tutmak…
Bir üreticinin sesini duyurmak…
Bir sanatçının, yazarın, sporcunun veya girişimcinin yanında olmak…

Bazen büyük bir proje kadar değerlidir.

Çünkü memleket sevgisi sadece “Bismilliyim” demekle olmaz.

Memleket sevgisi, Bismil’in derdiyle dertlenebilmektir.

Ben Bismil’in bir evladı olarak şuna inanıyorum:

Bu toprakların yetiştirdiği insanlar, bu topraklara karşı vefa borcunu unutmamalıdır.

Bugün bir yerlere gelmiş olabiliriz. Yarın daha büyük makamlara da çıkabiliriz. Ama insanın geldiği yeri unutması, ulaştığı yerin değerini azaltır.

Bismil'in gençleri sizden sadece bir söz değil, bir kapının açılmasını bekliyor.

Bir fırsat…

Bir destek…

Bir “Ben senin yanındayım.” cümlesi…

Çünkü bazen bir insanın hayatını değiştirmek için çok büyük şeyler gerekmez.

Bir el uzatmak yeter.

Bismil’in adı yalnızca sorunlarla değil, başarılarla da anılmalı.

Bu ilçenin gençleri başka şehirlerde kendilerini kanıtlamak zorunda kalmadan kendi memleketlerinde de hayallerinin peşinden koşabilmeli.

Ve bunun için Bismil’in yetiştirdiği insanların birbirine sahip çıkması gerekiyor.

Kim hangi siyasi görüşte olursa olsun, kim hangi makamda bulunursa bulunsun…

Memleket söz konusu olduğunda ortak bir cümlemiz olmalı:

“Bismil bizim.”

Çünkü siyaset gelip geçer.

Makamlar değişir.

İsimler değişir.

Ama memleket kalır.

Ve günün sonunda insanın arkasında bırakacağı en güzel miras, “Nereden geldiğini unutmadı, memleketine sahip çıktı.” sözüdür.

Bismil’in evlatları…

Şimdi sıra sizde.

Bu topraklar sizi yetiştirdi.

Şimdi siz de bu topraklara sahip çıkın.

— Yusuf Bingöl