Hayat bazen insanı öyle bir yerden sınar ki, kendine bile yabancılaşırsın.
Bir gün dönüp aynaya bakarsın ve kendine sorarsın:
“Ben bunca yolu nasıl geldim?”
Ben de kendime bu soruyu çok sordum.
Kolay bir hayatım olmadı. Bazı şeyleri yaşıtlarım gibi yaşamadım. Bazı mücadeleleri daha erken tanıdım. İnsanların bazen bir bakışla hüküm verdiği şeylerin arkasında, benim yıllarca verdiğim bir mücadele vardı.
Ama hayat bana bir şeyi öğretti:
İnsan, kendisine biçilen hayatı yaşamak zorunda değildir.
Bazen herkes senden vazgeçerken sen kendinden vazgeçmemelisin.
Ben yazmayı da biraz bunun için seçtim. İçimde birikenleri kelimelere dökmek, yaşadıklarımı bir hikâyeye dönüştürmek ve belki de benim geçtiğim yollardan geçen bir insana “Yalnız değilsin.” diyebilmek için…
Bugün hâlâ yolun başında olduğumu biliyorum.
Hâlâ gerçekleştirmek istediğim hayallerim, yazmak istediğim kitaplar, ulaşmak istediğim insanlar var.
Ama artık eskisi gibi sadece hedefe bakmıyorum.
Yolda kim olduğuma da bakıyorum.
Çünkü insan bazen başarıya ulaşmaya çalışırken kendisini kaybediyor. Herkese bir şey ispat etmeye çalışırken kendi sesini duyamıyor. İnsanların ne diyeceğini düşünürken kendi hayatını yaşamayı unutuyor.
Ben artık şunu biliyorum:
Benim hikâyemi benim yerime kimse yazmayacak.
Düşersem kendim kalkacağım.
Yanılırsam kendim öğreneceğim.
Kaybedersem yeniden başlayacağım.
Çünkü hayat bana hiçbir şeyin hazır gelmeyeceğini öğretti.
Belki önümde uzun bir yol var.
Belki daha çok sınanacağım.
Belki daha çok insan tanıyacağım, bazılarını kaybedeceğim.
Ama artık korkmuyorum.
Çünkü insan yaşadığı her şeyden sonra biraz daha kendisi oluyor.
Ve bugün kendime baktığımda şunu söyleyebiliyorum:
Ben hâlâ buradayım.
Yaşadıklarım beni bitirmedi.
Aksine beni yazmaya, üretmeye ve kendi hikâyemi kurmaya itti.
Belki de hayatın bize sorduğu en büyük soru şu:
“Bunca şeyden sonra hâlâ kendin olabilecek misin?”
Ben cevabımı kendi hayatımla vermek istiyorum.
Çünkü benim için mesele sadece tanınan bir yazar olmak değil.
Mesele, bir gün geriye dönüp baktığımda “Ne olursa olsun kendimden vazgeçmedim.” diyebilmek.
Hayat ve biz…
Neredeyiz?
Belki hâlâ yolun ortasındayız.
Ama önemli olan yolun nerede başladığı değil.
Nereye, nasıl yürüdüğümüzdür.
— Yusuf Bingöl