Görünmeyen Yıldızlar

Görünmeyen Yıldızlar

Hayat, insanın dostunu da düşmanını da tanıdığı uzun bir yolculuktur. Güneşli günlerde etrafımız kalabalıktır. Başarımızı alkışlayanlar, soframıza ortak olanlar, neşemizi paylaşanlar eksik olmaz. Ancak insanın gerçek sınavı, karanlığın çöktüğü zamanlarda başlar.

İşte tam da o anlarda dostlukların değeri ortaya çıkar. Çünkü gerçek dostlar yıldızlar gibidir; gündüz gökyüzünde var olduklarını bilirsiniz ama onları göremezsiniz. Gece çöktüğünde, etrafı karanlık kapladığında ise ışıklarıyla yol gösterirler.

Dara düştüğünüzde telefonunuzu açıp hâlinizi soran, kimsenin yanında durmadığı zamanda omzunuzu tutan, maddi ya da manevi bir beklenti içinde olmadan yanınızda yer alan insanlar gerçek dostlardır. Onların dostluğu gösterişli sözlerle değil, zor günlerde ortaya koydukları samimiyetle ölçülür.

Günümüz dünyasında menfaat ilişkileri çoğu zaman dostluğun önüne geçiyor. İnsanlar çıkarları örtüştüğü sürece birbirine yakın duruyor, çıkarlar sona erdiğinde ise yollar ayrılıyor. Oysa gerçek dostluk, mevsimlik değil ömürlüktür. Varlıkta da yoklukta da aynı sıcaklığı koruyabilmektir.

Bu nedenle hayatımızdaki insanları değerlendirirken yalnızca güzel günleri değil, zor zamanları da hatırlamak gerekir. Çünkü karanlık gecelerde parlayan yıldızlar gibi, gerçek dostlar da en çok ihtiyaç duyduğumuz anda kendilerini belli ederler.

Unutmayalım; kalabalıklar içinde yalnız kalmak mümkündür, fakat bir gerçek dostun varlığı, en karanlık geceleri bile aydınlatmaya yeter.
Gerçek dostlar yıldızlar gibidir; karanlık çökünce ortaya çıkarlar ve kaybolan umutlara ışık olurlar.