Bismil’in sokaklarında nice hikâyeler, nice hayaller ve nice yetenekler var. Fakat çoğu zaman eksik olan yetenek değil; fırsat.

Bu ilçede yazmak isteyen gençler var.
Şiir yazanlar, kitap okumak isteyenler, spor yapmak isteyen çocuklar var.
Sanata, müziğe, bilime, teknolojiye ve girişimciliğe meraklı gençler var.

Ama birçoğunun önünde aynı soru duruyor:

“Beni kim görecek?”

Bazen bir gencin yeteneği yok değildir; sadece onu gösterebileceği bir kapısı yoktur.

Bir çocuğun eline kitap vermek kolaydır. Ama o çocuğun yıllar sonra iyi bir yazar olabilmesi için ona kütüphane, eğitim, rehberlik ve fırsat da vermek gerekir.

Bir gence “Hayallerinin peşinden git.” demek kolaydır.
Peki ya o gencin önüne gerçekten bir yol koyabiliyor muyuz?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Bismil’in gençlerinin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmasını istemiyorum. Gençler bir afişte fotoğraf olsun diye değil, geleceğin sahibi oldukları için desteklenmeli.

Çünkü bugün bir gence verilen küçük bir destek, yarın bütün ilçenin gururu olabilir.

Belki bugün bir odada şiir yazan bir genç var.
Belki küçük bir dükkânda kendi işini kurmanın hayalini kuran biri var.
Belki bir sahada keşfedilmeyi bekleyen bir sporcu var.
Belki de bir kitabın ilk sayfasını yazan ama kimsenin haberi olmayan bir genç var.

Onların ihtiyacı acımak değil.

İmkân.

Bismil’in insanına yardım ederken ona sadece balık vermek değil, kendi oltasını yapabileceği imkânı sunmak gerekiyor.

Yerel yönetimler, siyasiler, iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve toplumun kanaat önderleri bu konuda daha fazla sorumluluk almalı.

Bir ilçenin gelişmişliği sadece yollarıyla, binalarıyla veya yapılan yatırımlarıyla ölçülmez.

Yetiştirdiği insanlarla ölçülür.

Eğer bir gencimiz başka bir şehirde kendisini kanıtlamak zorunda kalıyorsa, bunun üzerine düşünmeliyiz.

Eğer bir sanatçı kendi ilçesinde destek bulamıyorsa, bunu sorgulamalıyız.

Eğer bir yazarın kitabını kendi memleketinde tanıtabilmesi için kapı kapı dolaşması gerekiyorsa, burada hepimizin düşünmesi gereken bir şey vardır.

Ben Bismil’in bir evladı olarak bunu bir sitemden çok, bir çağrı olarak görüyorum.

Kimse birbirine siyasi kimliğiyle bakmadan önce “Bu genç Bismil’in evladı.” diyebilmeli.

Çünkü siyaset değişir.
Makamlar değişir.
İsimler değişir.

Ama gençlerin geleceği bir kez kaybedildi mi, geri getirmek çok daha zordur.

Bismil’in yeteneği var.

Hem de sandığımızdan çok daha fazla.

Eksik olan şey, o yeteneklerin önünü açacak cesaret, destek ve fırsat.

Belki de artık gençlere “Ne yapabiliyorsun?” diye sormaktan önce:

“Sana ne imkân sağlayabiliriz?” diye sormanın zamanı geldi.

Çünkü bir gün Bismil’den bir yazar çıkacak, bir bilim insanı çıkacak, bir sanatçı çıkacak, bir sporcu çıkacak, bir girişimci çıkacak.

Ve o gün hepimiz dönüp aynı şeyi söyleyeceğiz:

“Meğer yetenek zaten buradaymış. Biz sadece görmemişiz.”

Bismil’in gençlerini görmek için daha fazla beklemeyelim.

Onların hayallerini ertelemeyelim.

Çünkü bazen bir ilçenin kaderini değiştiren şey milyonlar değil;

bir gence verilen tek bir fırsattır.

— Yusuf Bingöl