Bismil’de sabah saat 06.00 sıralarında etkili olan fırtına ve hortum, Tepe Mahallesi’nde ağır hasara yol açtı. Bir minarenin evlerin üzerine devrilmesi, ağaçların kökünden sökülmesi ve inşaat iskelelerinin yıkılması, doğanın gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Dolu ise İsapınar başta olmak üzere ekili arazileri vurdu.

Can kaybı yaşanmaması hepimiz için en büyük teselli. Ancak bu teselli, yaşanan zararın büyüklüğünü ortadan kaldırmıyor. Evleri hasar görenlerin, tarlaları zarar gören çiftçilerin ve fırtınanın ardından günlük hayatı aksayan mahalle sakinlerinin desteğe ihtiyacı var.

Üstelik Bismil’deki afet, tek başına değerlendirilmemeli. Dolu dün de 15 köyü vurdu; Çınar, Savur, Batman ve Silvan çevresinde de şiddetli yağış ve hasar meydana geldi. Bu tablo, bölgedeki üreticilerin ve kırsalda yaşayan vatandaşların ne kadar kırılgan koşullarda bulunduğunu bir kez daha gösteriyor.

Şimdi yapılması gereken, etkilenen yerlerde hasarı hızlı ve adil biçimde tespit etmek. Evlerdeki zarar kayıt altına alınmalı, tarım arazileri uzman ekiplerce incelenmeli ve üreticilerin kaybı somut verilerle belirlenmeli. Çiftçi bir yıllık emeğini ve masrafını tarlaya yatırıyor. Dolu, o emeği birkaç dakika içinde boşa çıkarabiliyor.

Afet sonrası vatandaşın beklentisi açık: Hasar tespitinde gecikme yaşanmaması ve mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımların atılması. Geçmiş olsun mesajları önemlidir; fakat asıl destek, zarar belirlenip vatandaşın yanında durulduğunda anlam kazanır.

Bismil ve çevresinde fırtınanın bıraktığı izler silinirken, benzer afetlere karşı hazırlık da gündeme alınmalı. Can kaybı olmaması sevindirici; bundan sonrası için görev, hem insanların güvenliğini hem de üreticilerin geçimini koruyacak adımları zamanında atmaktır.