Bismil’in Çağrısı

Diyarbakır’ın önde gelen ilçelerinden Bismil, Dicle Nehri ile adeta bir tablo sunmaktadır. Nehrin kıyısında yürürken insanın içini serinleten o eşsiz manzara, tarihle doğanın kucaklaştığı nadide köşelerden biridir. Fakat ne yazık ki Bismil’in bu güzelliğine, yoğun trafik, artan araç sayısı ve çözümsüz kalmış park sorunu gölge düşürmektedir. Nehrin dinginliğini bozan korna sesleri, aslında bize modern hayatın yükünü hatırlatıyor. Oysa bu şehir, keşmekeşin değil, dinginliğin ve tarihin sesine kulak vermenin yeri olmalıdır.

Gelin bu pazar, bu yoğun trafikten çıkıp soluğu Hasuni Mağaraları’nda alalım. Yüzyıllar boyunca insanlara ev sahipliği yapmış o gizemli mağaralar, sessizliğin içinde ne çok şey anlatır oysa. Belkide bizleri çağırıyorlardır. Onları dinlemek gerek. Taşların dilinden tarihi, sabrı ve zamana direnmeyi öğrenmek gerek. Oradan Mala Badi Köprüsü’ne geçelim. Ayaklarının altında yüzyılların akışını hissettiğimiz o taş köprü, ne çok yolcu ağırlamış, ne çok selam taşımıştır. Onu da dinlemek gerek. Belki de bize şunu fısıldayacak: “Kaygılarınızı Dicle’ye bırakın, endişelerinizi zamana bırakın benim gibi.”

Bu pazar, trafiğin sesini değil, tarihin sessiz çığlığını duymak için Diyarbakır’ın o güzel ama unutulmaya yüz tutmuş köşelerine uzanmalı. Belki o zaman anlarız: Gerçek güzellik, gürültünün değil, sükûnetin içindedir.