Tepe, sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlere rağmen Bismil’in sunduğu olanaklardan gerektiği gibi faydalanamıyor. Bunun en acı örneği doğalgaz meselesi
Diyarbakır’ın büyükşehir olmasıyla birlikte Tepe beldesi, Bismil’in bir mahallesine dönüştü. Görkemli Ziyaret Tepesi’nin gölgesinde tarih kokan bu yerleşim, ne yazık ki Bismil’in sunduğu olanaklardan gerektiği gibi faydalanamıyor.
Tepe, sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlere rağmen Bismil’in sunduğu olanaklardan gerektiği gibi faydalanamıyor. Bunun en acı örneği doğalgaz meselesi. Bismil’de doğalgaz şebekesi bulunmasına rağmen Tepe’ye bir türlü doğalgaz ulaştırılamıyor. Sonuç? Aşırı elektrik tüketimi ve vatandaşın belini büken yüksek faturalar.
Bir mahalle düşünün: tarihî bir tepenin eteklerinde, geçmişin izlerini taşıyor ama bugünün imkânlarından mahrum. Bu çelişki, aslında Diyarbakır’ın büyümesiyle birlikte küçük yerleşimlerin nasıl unutulduğunu gösteriyor. Tepe’nin sessizliği, bir çığlık gibi yükseliyor.
Belki de yaklaşan seçimler, bu çığlığı duyurur. Belki bir seçim yatırımı olarak Tepe doğalgaza kavuşur. Ama vatandaşın beklentisi sadece seçim dönemlerinde hatırlanmak değil; her gün insanca yaşamak. Çünkü doğalgaz, sadece bir yakıt değil; aynı zamanda eşitlik, adalet ve çağdaş yaşamın göstergesi.
Tepe’nin hikâyesi, Diyarbakır’ın büyümesinin gölgesinde kalan küçük yerleşimlerin hikâyesidir. Bu hikâyeyi değiştirmek, sadece siyasetçilerin değil, toplumun vicdanının da sınavıdır.