Müzisyen, besteci namıdiğer, Şark Bülbülü, Celal Güzelses Osmanlı döneminde 1899 yılında Diyarbakır Sur’da dünyaya geldi...

Fevzi Efendi’nin torunu, Derviş Halil Efendi ve Lütfiye Hanım’ın oğludur. Asıl ismi “Mehmet Celalettin” olan Celal Güzelses, altı yaşında iken babasını kaybetmiş Annesi Latife ve kız kardeşi Adalet Hanımlar ile yaşamıştır.

İlkokula devam ederken babasının da mensubu olduğu Rufai tekkesine devam edip ve bu tekkede Kuran kursu alarak dokuz yaşında Hafız olmuştur. Celal Güzelses, İlkokuldan sonra Rüştiye’ye devam etmiş; ancak 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Rüştiye kapatıldığı için tahsilini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Bu arada Rufai tekkesine Şeyh Zeki Efendi’nin müridi olarak devam etmiş ve “arabana” çalarak tekkedeki tasavvuf musîkisi çalışmalarına katılmıştır. Sesinin güzel olması, makamları bilmesi, usûllere riayet etmesi ile tekkenin sevilen gençleri arasına girmiş 1913-1921 yılları arasında Ulu Cami’de müezzinlik yapmıştır. 1924 yılında Diyarbakır Valiliği Evrak Kalemi Tevzi memurluğunda görev yaptıktan sonra 1925’te kâtipliğe yükselmiş 1929’da da Özel İdare memurluğuna atanarak evrak memurluğu yapmıştır.

Celal Güzelses çalışma hayatının yanında müziğe olan ilgisinden de vazgeçmemiş musiki çalışmalarını sürdürmüştür. Diyarbakır yöresine ait türküleri besteleyerek söylemiş ve söz yazarlığı yapmıştır. Zamanla Diyarbakır’ın sevilen ve tanınan yüzü hâline gelmesiyle dönemin Diyarbakır Milletvekili Fevzi Pirinççioğlu aracılığıyla, Atatürk ile Dolmabahçe Sarayı’nda tanışmış ve Atatürk’ün huzurunda türküler söylemiştir. Celal Güzelses’in sesinden etkilenen Atatürk, ona ‘’Şark Bülbülü’’ unvanını 1934’te çıkan soyadı kanunu ile de ‘’Güzelses’’ soyadını vermiştir.

Yaşadığı dönem boyunca İstanbul ve Ankara’da yaşaması için önüne çeşitli fırsatlar sunulmasına rağmen Diyarbakır’dan vazgeçmemiş ve müzik çalışmalarına memleketi Diyarbakır’da devam etmiştir. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemini gören halk sanatçısı Celal Güzelses 1 Şubat 1959’da Diyarbakır’da vefat etmiş mezarı Diyarbakır Mardinkapı mezarlığındadır.

Celal Güzelses’in Diyarbakır Yöresine ait seslendirdiği türküler ve kendi yazıp bestelediği bilinen belli başlı eserler şunlardır: Bir Güzel Ki, Ağlama Yar Ağlama, Başındaki Puşu Mudur, Mardin Kapı Şen Olur, Fincanın Etrafı Yeşil, Karanfil Eken Bilir, Dağlar Dağımdır Benim, Eyvanda Yatan Oğlan, Arpa Orağa Geldi, Az Kaldı Bayram Ola, Hele Yar Zalim Yar, Bir Mumdur, Diyarbekir Etrafında Bağlar Var, Nare Esvap Yakıyor, Muratgilin Damından Atlayamadım, Kar Mı Yağmış Diyarbakır’ın Dağına, Karpuz Kestim Sulandı, Bahçede Yeşil Çınar, Suzan Suzi, Bülbülün Kanadı Sarı, Dağda Harman Olur Mu, Esmerin Ağı Gerek, Vallahi O Yardır, Çoşkun Sular Ne Bulanık Akarsın, Adil Efendi, Ala Geyik, Aldı Zihr-i Tiğine, Ayrıldım Gülüm Senden, Arkadaşlar Benim Derdim Yiğendir, Bahar Olur Yeşillenir Bu Bağlar, Ben Şehid-i Badeyim, Dağlara Lale Düştü, Derman Aramam Derdime, Dağdan Kestim Değenek, Dedim Ey Efendim Gel Kıyma Bana, Mavi Yüzük Firuze, Sana Dil Verdim, Yar İçerden, Yaradan, Yavrum Bugün Yaradan Var, Göz Yaşımı Silmedin, Hevsel’i Duman Almış, …

Kıymetli ses sanatçımız Celal Güzelses’i rahmetle anıyor, seslendirdiği yöresel türkülerimize sahip çıkıp ve yaşatmaya devam etmemizi temenni ediyorum. Vesselam!