Son zamanlarda sosyal medyada sıkça dile getirilen bir konu dikkatimi çekti. Pek çok kişi, Noel Bayramı’nı değil yalnızca yeni yıla girişi kutladığını ifade ediyor.
Oysa yapılan tartışmalarda Noel ile yılbaşının farklı şeyler olduğu, hatta tarihlerinin bile birbirinden ayrı olduğu söyleniyor. Bu durum beni konuyu araştırmaya yöneltti. Yaptığım araştırmalar sonucunda, Hristiyan mezheplerinin Noel’i farklı tarihlerde kutladığını öğrendim. Elde ettiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Noel, her yıl dünyadaki Hristiyanların büyük çoğunluğu tarafından, Papa Gregorius’un 1582 yılında düzenlediği Gregoryen takvimine göre Hazreti İsa’nın doğum günü olarak kabul edilen 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece kutlanmaktadır. Bazı ülkelerde bu kutlamalar 26 Aralık akşamına kadar devam edebilmektedir.
Türkiye’deki Ermeni Ortodoks Kilisesi ise, Noel’i Hazreti İsa’nın doğumunun bilinen en eski kutlama tarihi olan ikinci yüzyıldaki uygulamaya dayanarak 6–10 Ocak tarihleri arasında kutlamaktadır.
Miladi takvim olarak da bilinen Gregoryen takvimi, Papa XIII. Gregorius tarafından 4 Ekim 1582 tarihinde kabul edilmiştir. Bu takvime göre bir yıl, Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saate karşılık gelmektedir. Takvimin başlangıcı ise Hazreti İsa’nın doğumu olarak kabul edilmektedir. Günümüzde Türkiye’de kullanılan takvim de Miladi takvimdir; yani Hazreti İsa’nın doğumunu esas alan takvimdir.
Buna karşılık, Milattan önce 46 yılında kabul edilen Jülyen takvimi, Roma İmparatoru Julius Caesar’ın adını taşımaktadır. Artık yıl hesaplamasındaki farklar nedeniyle Jülyen takvimi yaklaşık her 128 yılda bir günlük sapma oluşturmaktadır.
Hristiyanlıkta Hazreti İsa’nın doğumunun anıldığı Noel Bayramı’nda, birçok ülkede aile bireyleri hazırlanan Noel yemeği etrafında bir araya gelmektedir. Çocuklar Noel Baba’ya mektuplar yazarak istedikleri hediyeleri sıralamakta, Noel günü süslenen çam ağacının altına bırakılan hediyeler sahiplerine verilmektedir. Küçük çocuklar için hazırlanan büyük çorapların içine hediye ve şekerlemeler konulmakta, bu hediyelerin Noel Baba tarafından getirildiğine inanılmaktadır.
Hindi kesme geleneğinin kökenine bakıldığında, özellikle İngiltere’de Şükran Günü sofralarının ana yemeği olarak tüketildiği görülmektedir. Bu gelenek zamanla yılbaşı ile de ilişkilendirilmiştir. Oysa hindi yemeği, Hristiyanların Şükran Günü’ne ait dini bir ritüel olarak ortaya çıkmıştır.
Noel ağacı olarak bilinen çam ağacının süslenmesi de Hristiyanlıkta sembolik bir anlam taşımaktadır. Noel ağacı, İsa Mesih’in doğumunu ve dirilişini simgelemektedir. Ağacın dalları ve yaprakları ölümsüzlüğün bir sembolü olarak görülmekte, bazı yorumlara göre ise İsa’nın çarmıhta giydiği dikenli tacı temsil ettiği söylenmektedir.
Noel denildiğinde akla gelen bir diğer figür de Noel Baba’dır. Tüm dünyada Noel Baba olarak tanınan Aziz Nikolas, Milattan sonra 243 yılında Patara kentinde doğmuştur. Yardımseverliğiyle çevresindeki insanların sevgisini kazanan Aziz Nikolas, denizcilikle uğraşmış ve 285 yılında Myra (Demre) kentine yerleşmiştir. Aynı yıl Myra Piskoposu seçilen Aziz Nikolas, 326 yılında vefat etmiş ve kilisenin içine defnedilmiştir.
Tüm bu bilgiler ışığında şu soruyu sormamak elde değildir: Kutsal Şükran yemeği olarak kabul edilen hindi pişirilecek, Noel ağacı olan çam süslenecek, Noel Baba kıyafetleriyle sokaklar dolacak ve çocuklara Noel Baba’dan gelmiş gibi hediyeler alınacak; ancak buna rağmen “Biz Noel’i değil, yalnızca yılbaşını kutluyoruz” denilecektir. Bu yaklaşım, ancak kişinin kendisini kandırması anlamına gelir; varsa buna inanmak isteyen başkalarını da.
Haram mı, helal mi tartışmasına girmeye gerek bile yoktur; çünkü bu konuda şüphe bulunmamaktadır. Peygamber Efendimiz’in (sav) “Kim bir kavme benzerse o da onlardandır” hadisine göre, bu tür uygulamaların iman açısından tehlike oluşturduğu açıktır. Bilerek ve isteyerek yılbaşını bu şekilde kutlayanların, Allah muhafaza, imanları tehlikeye girebilir.