Türkiye tarımı, son yıllarda artan maliyetler, yanlış politikalar ve doğal afetlerin gölgesinde derin bir krizle karşı karşıya. Üretim düşüyor, ithalat artıyor, çiftçi ise borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Peki, bu krizin boyutları neler? Sayısal verilerle bu sorunun yanıtını arayalım.

Üretimdeki Düşüş: Verilerle Gerçekler

Üretim verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de bitkisel üretim bir önceki yıla göre yaklaşık %8,4 azalarak 125,9 milyon tona gerileyecek. Bu düşüşün detayları şöyle:

Ürün Grubu

2024 Üretim

(ton)

2025 Üretim Tahmini (ton)

Yıllık Değişim

(%)

Toplam Bitkisel Üretim

137.403.283

125.895.946

-8,4

Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünler

75.476.989

71.446.183

-5,3

Meyveler, İçecek, Baharat

28.353.741

21.431.307

-24,4

Sebzeler

33.572.553

33.018.456

-1,7

Kaynak: istatistik.tarimorman.gov.tr/Sayfa/Detay/2040

Tahıl üretimindeki %5,3’lük daralma 4 milyon tonu aşkın kayba işaret ederken, meyve üretiminde yaşanan %24,4’lük düşüş ise yaklaşık 7 milyon ton eksilmeye karşılık geliyor. Sebzelerdeki düşüş görece düşük olsa da %1,7 civarında devam ediyor ve üretici üzerindeki baskıyı artırıyor.

Tarımda Kriz Üretim Düşüyor, Ithalat Artıyor, Çiftçi Borç Batağınd (3)-1

İthalat Artışı: Kendi Toprağımızdan Kopuş

Üretimdeki bu düşüş, Türkiye’yi tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale getiriyor. 2025’in ilk üç ayında tarım, gıda ve içecek sektörü ithalatı, bir önceki yıla göre %19,48 artarak 5,8 milyar dolara ulaştı. Buğday ithalatı, 2002’de 1,1 milyon ton iken, 2022-2023 döneminde 12 milyon tona fırladı. Bu ithalat için harcanan para ise 150 milyon dolardan 3,4 milyar dolara yükseldi. Mısır ithalatında da benzer bir tablo var: 2024’te 3 milyon ton mısır ithal edilmişken, sadece 15 gün içinde 500 bin ton daha ithal edildi. Bu “terbiyeli ithalat” politikası, hasat döneminde çiftçinin ürün fiyatlarını baskılayarak zaten zor durumda olan üreticiyi daha da çıkmaza sürüklüyor.

Tarımda Kriz Üretim Düşüyor, Ithalat Artıyor, Çiftçi Borç Batağınd (4)

ZMO Başkanı Suiçmez, özellikle hasat öncesi sıfır gümrüklü ithalatın çiftçinin ürününü tarlada değersizleştirdiğini belirtiyor. Örneğin, mısır hasadı yaklaşırken maliyetin üzerinde fiyat açıklanması gerekirken, sıfır gümrükle ithalat yapılması, çiftçinin kâr marjını yok ediyor. Türkiye, yağ bitkileri, hububat ve pamukta net ithalatçı konumuna gerilerken, bu durum hem ekonomik hem de gıda güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor.

Artan ithalat yerli üretimdeki azalmayı telafi etmek için zorunlu hale geliyor. Ancak ithalatın artması, dışa bağımlılığı artırarak tarımda sürdürülebilirliği zayıflatmakta ve üretici geliriyle birlikte ülke ekonomisini de tehdit etmektedir.

Tarımda Kriz Üretim Düşüyor, Ithalat Artıyor, Çiftçi Borç Batağınd (1)

Çiftçinin Borç Sarmalı

Çiftçinin borç ve finansal sorunları ise üretim azalmasının diğer nedeni olarak ön plana çıkıyor. Girdi maliyetlerindeki artışlar, özellikle gübre, ilaç, mazot ve tohum fiyatlarındaki yükseliş, çiftçiyi kredi kullanmaya zorlamakta. Üretim azalırken, üreticinin borç yükü artıyor, ekonomik dayanıklılık azalmaktadır.

Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 2,3 milyon çiftçinin borcu, 2020-2025 arasında 8 kat artarak 1,288 trilyon TL'ye ulaşmış ve tarımsal GSYH'yi (1,1 trilyon TL) aşmıştır. Bu, gıda enflasyonu ve tarımsal üretimde çöküş riskini artırmaktadır.

Bu borç sarmalı, çiftçiyi üretimden uzaklaştırıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı çiftçi sayısı, 2021-2024 arasında yaklaşık 600 bin kişi azalarak 411 bine geriledi. Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Hüseyin Demirtaş, son beş yılda 100 bin çiftçinin tarımdan kopacağını öngörürken, ZMO İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran bu sayının 300 bine ulaşabileceğini belirtiyor. Çiftçilerin ortalama yaşı 59’a yükselmişken, genç çiftçilerin (18-32 yaş) oranı sadece %5. Bu, tarımın geleceği için ciddi bir tehdit.

Tarımda Kriz Üretim Düşüyor, Ithalat Artıyor, Çiftçi Borç Batağınd (2)-1

Girdi Maliyetleri ve Yetersiz Destekler

Tarımsal üretimdeki düşüşün en büyük nedenlerinden biri, girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar. TÜİK’in Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ne göre, 2021’de gübre ve toprak geliştiricilerde yıllık artış %153,34, enerjide ise %101,14 oldu. 2024’te tarımsal girdi enflasyonu %49,93 artarken, mazot ve gübre fiyatları savaş ve küresel ekonomik dalgalanmaların etkisiyle yükselmeye devam etti. Mayıs 2024’te tarımsal girdi fiyat endeksi %31 artış gösterdi.

Devletin sunduğu destekler ise bu maliyetleri karşılamaktan çok uzak. 2025’te tarımsal destek bütçesi 91,6 milyar TL’den 135 milyar TL’ye çıksa da, bu rakam yetersiz kalıyor. Üstelik desteklerin bir yıl sonra ödenmesi, çiftçiyi bankalara ve özel sektöre borçlanmaya itiyor

Tarımda Kriz Üretim Düşüyor, Ithalat Artıyor, Çiftçi Borç Batağınd (3)

Özetle:

· Türkiye’de 2025’te bitkisel üretimde %8,4 oranında ciddi bir düşüş bekleniyor.

· Meyve üretimindeki düşüş (yaklaşık %24,4) özellikle alarm verici.

· Tarım üretiminde yaşanan bu verimli kayıplar, çiftçinin artan borç yükü ve maliyet baskısıyla doğrudan bağlantılı.

· Azalan üretim üretici gelirlerini kısıyor, finansal sorunlar ise üretimi geri çekiyor.

· İthalat artışı, yerli üretimi dengelemekten uzak, bağımlılığı artıran bir çözüm oluyor.

Tarım Destek Ödeme Çiftçi Çifçi Tarım Ödeme Destek-1

Tarımı Kurtarmak İçin Ne Yapılmalı?

  1. Üretim Planlaması ve Destekleme Politikaları: Tarım Kanunu’nda yapılan değişiklikle üretim planlamasının yasal altyapısı oluşturuldu, ancak bu sistem teşvik üzerine kurulmalı. Çiftçiye, planlanan ürünü ekmesi durumunda ek destek ve pazar garantisi sağlanmalı.
  2. Girdi Maliyetlerinin Düşürülmesi: Mazot, gübre ve tohum gibi temel girdilerde sübvansiyonlar artırılmalı, enerji maliyetleri düşürülmeli.
  3. Doğal Afet Zararlarının Karşılanması: Kuraklık, don ve dolu gibi afetlerden etkilenen çiftçilere acil maddi destek sağlanmalı. Tarım ve Orman Bakanlığı, hasar tespitlerini hızlandırmalı.
  4. İthalat Politikalarının Gözden Geçirilmesi: Hasat öncesi sıfır gümrüklü ithalat durdurulmalı, yerli üretimi destekleyen politikalar önceliklendirilmeli.
  5. Genç Çiftçilere Destek: Gençleri tarıma çekmek için düşük faizli krediler ve eğitim programları yaygınlaştırılmalı. Ziraat Bankası’nın kadın ve genç çiftçilere sağladığı 3 milyon TL’lik kredi limitleri bu anlamda olumlu, ancak erişim kolaylaştırılmalı.
  6. Kamuda Ziraat Mühendislerinin Rolü: Tarım ilaçları, pestisit kalıntıları ve gıda güvenliği denetimlerinde Ziraat mühendislerinin daha aktif görev alması sağlanmalı.

Tarım Destek Ödeme Çiftçi Çifçi Tarım Ödeme Destek

Çiftçi Kaybederse, Hepimiz Kaybederiz

Türkiye tarımı, üretimdeki düşüş, artan ithalat ve çiftçinin borç sarmalıyla bir dönüm noktasında. ZMO’nun uyarıları, sadece çiftçilerin değil, tüm toplumun geleceğini ilgilendiriyor. Gıda güvenliği, ekonomik bağımsızlık ve kırsal kalkınma için tarım sektörünün kurtarılması şart. Çiftçi üretemezse, sofralarımız da boş kalır. Şimdi, somut adımlarla tarımı yeniden canlandırma zamanı.

MAHSUN ECE

Ziraat Mühendisi – Proje uzmanı

A-Prom Danışmanlık ve Mühendislik

[email protected]